Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Oğlum Marcus 3...

Yayınlanma Tarihi : 14 - 06 - 2015 : 10:10
Cuma akşamı okullar kapandı ve Türkiye çapında 19 milyona yakın ana, ilk, orta ve lise öğrencisi karne alıp tatile girdi... Bu yıl 850 binin üzerinde gencimiz üniversiteye başlayacak... Hepsi de gelecekte geçerli bir meslek ve iş güç sahibi olmayı istiyor ve aileleriyle birlikte büyük gayret gösteriyor. Çocuklar, yaşamayı arzu ettikleri çocukluklarına doyamadan gelecek kaygısına düşerken, aileleri de ne varsa bu uğurda harcamaktan çekinmiyor.
 
Peki; iyi diploma nereden alınır? Elbette evrensel alanda yetkinlik kazanmış ve bunu kabul ettirmiş, bu alanda tırmanış halinde olan okullardan.
 
Şu günlerde süren koalisyon pazarlıkçılarının, bırakın yetişmişleri, orta halli bir ülke nüfusu kadar gencimizin de geleceğinin ve ağır sorumluluğunun da elleri arasında olduğunu hatırlatmak isterim.
Güne gençlikten, eğitimden, ahlaktan girmişken, siyasetin içinde yoğrulmuş ve sonunda siyasiler tarafından canına kıyılmış olan bir babanın (Cicero), oğluna (Marcus) öğütlerinden, çok anlamlı alıntı yapalım:
“...........Sokrates’e göre, iyi bir insan için ahlaken doğru olmayan asla yararlı olamaz. Dolayısıyla böyle bir insan, değil açıkça ilan edemeyeceği bir şeyi yapmak, buna cüret edebileceğini bile düşünmez.
Filozofların, köylülerin bile şüphe duymayacağı ahlaki konularda şüpheye düşmesi ayıp değil midir? Köylülerin çağımıza göre eski bir deyişi vardır, ne zaman bir insanın sadakatini ve iyiliğini övecek olsalar “O, kendisiyle karanlıkta şans oyunu oynayabileceğin biridir” derler. Bu deyiş şunu demeye çalışmaz mı: Doğru olmayan bir şey, onu elde ederken suçlanmayacak bile olsan, senin için yararlı da olmayacaktır. ...Gerçekten de ahlaken yanlış olan bir şey, saklı da olsa asla ahlaken doğru olamaz. Aynı şekilde ahlaken doğru olmayan bir şey, yararlı olacak şekilde meydana gelemez, doğru buna karşı çıkar ve direnir.
 
 
Adalet Zarar Görürse...
Buna karşın, lütufların fazla olması, suç işlemenin nedenidir. Adaletin zarar görmesinin ciddiye alınmadığı hallerde, aşırı önem arz eden durumlar ortaya çıkar. Ancak bütün durumlar için geçerli olan tek bir kural vardır ve ben senin de bu kuralı iyice bilmeni istiyorum: Yararlı görünen bir şeyin, asla ahlaken yanlış olmaması gerekir. Ya da bir şey ahlaken yanlışsa, asla yararlı görülmemelidir. Buradaki “iyi insan” biçimini ve anlayışını görebilmek için, kavrayışının iplerini çöz ve titiz çalışmasını sağla. İyi insan kendi yararı için yalan söyler mi, iftira atar mı, gasp yapar mı, ya da aldatır mı?
 
Tartışmasız hayır... Uğruna isminden olacağın, ve “iyi insan” şöhretini yitireceğin değerli bir şey ,ya da arzulanası bir kazanç var mıdır? Bahsi geçen yarar eğer iyi insanın ismini siliyor ve kişiyi sadakatten ve asaletten yoksun bırakıyorsa, alıp götürdüğü kadar değerli bir şey kazandırabilmiş olur mu? Hangi farklılık bir kişiyi bir insandan bir canavara dönüştürebilir ya da yine insanın hayvan vahşiliğine sahipken insan biçiminde kalmasını sağlayabilir?
 
Güç kazanacağı için doğru ve adil olan her şeyi reddeden insanla, ataklığı sayesinde kendisini güçlü kılacak bir üvey babası olsun isteyen birisi gibi davranmış olmuyor mu? Böyle birisine, başkasının kötü şöhreti sayesinde büyük bir güç elde etmek yayarlı görünmüştür. Oysa yaptığı haksızlığı ülkesine nasıl zarar verdiğini ve nasıl ahlaken yanlış olduğunu görememiştir...”
 
İlgilisine not: Bu satırların yazarı Romalı büyük devlet adamı, büyük hatip ve filozof Cicero, M.Ö 106-43 yılları arısında yaşamıştır. Uzun yıllar devlet hizmetinde bulunan Cicero, hayatının ev verimli çağlarında, yani 51 yaşındayken devrin iktidar güçleri tarafından öldürülmüştür.
 
Hepinize sağlık içinde mutlu pazarlar dilerim...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN