Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


“35 Yılda Yapılan Yol” ve Hatırlattıkları...

Yayınlanma Tarihi : 11 - 06 - 2015 : 10:15
Bornova’nın, kestirme bir yolla Manisa Karayolu’na bağlanması, 35 yıllık bir hikayedir. Taaa 1980’li yılların başında, İzmir’in, Bornova’nın nüfusunun, trafikteki araç sayısının bu günkünün üçte biri olduğu yıllarda hazırlanıp planlara işlenen yolu hayata geçirmek, o zamandan bu yana gelmiş geçmiş bunca belediye başkanının çok samimi gayretlerine rağmen Aziz Kocaoğlu-Olgun Atila ikilisine nasip oluyor.
 
Oysa olay çok basitti... Bornova’da konuşlu 57. Topçu Tugayı Kışlası’nın sınırları içinden “bir geçimlik yol” verilecek, Bornova’nın şehirlerarası bağlantısı, şehirlerarası yollarla kent trafiğinin kesişme noktası olan Osman Kibar Kavşağı’nı sabah ve akşam saatlerinde arap saçına döndürmeden Manisa Yolu’na bağlanacaktı. “Ha oldu, ha olacak” derken, tüm bürokratik işlemlere askeriyeden yer almak gibi büyük bir zorluk da eklenince bu günlere kadar geldik.
 
Vaktiyle kamulaştırma bedeli olarak sembolik rakamların ödeneceği yolun sadece bir bölümü için İzmir Büşükşehir Belediyesi’nin ödeyeceği kamulaştırma bedeli 4 milyon lirayı bulmuş. Buna bir de, 57.Topçu Tugayı’nı çevreleyen duvarların yenilenmesi, askeri yönetimin kışla içinde yapımını şart koştuğu tesisler de eklenince, vaktiyle ödenecek rakamların ona katlandığı gibi bir durumla karşı karşıya geliriz.
 
Tabi ki bunları konuşmanın, bilinenleri tekrarlamanın şu aşamada hiç bir faydası olmayacaktır. “Geç de olsa yapıldı ya... Sen ona bak...” diyenlerin düşüncesi elbet de günümüzde en geçerli “sistem” olsa da, milletin parasını harcayan yöneticilerin daha dikkatli, daha süratli, daha kararlı olmaları gerçeğini kapatmaya yetmez.
 
Boşaltılan Kadifekale Sırtları Ne Olacak?
 
Son günlerin seçim telaş ve söylemleri arasından sıyrılabilmiş haberler arasında, “Kadifekale yangınları ile bunca istimlak bedeli ve yıkım masrafı ile temizlenen Kadifekale sırtlarında kazı çalışması izinlerinin Kültür Bakanlığı’ndan alınamamış olması”ydı.
 
Bir defa arka arkaya çıkan yangınların bunlarla kalmayacağı, yaz boyunca daha çok “ot ve sigara yangınları” ile karşılaşacağımızı öngörmek için müneccim olmaya gerek yok. Çünkü karşımızda ve de henüz başı bağlanmamış, sadece ağaç dikilerek kaderine, her türlü insan ve hayvan giriş çıkışına sonuna kadar açık bir araziden söz ediyoruz.
 
Önde Agora’nın hemen üstlerinden başlayıp, arkada Yeşildere Caddesi’ne kadar uzanan, büyük emek ve paralarla sağlıksız ve çirkin yapılardan kurtarılmış yüzlerce dönümlük bir alan var ve burasının ne olacağı, nasıl değerlendirileceği, kent yaşamına ne şekilde kazandırılacağını bilen yok.
 
Haksızlık etmeyelim; belki bilen vardır da, bizler bilmiyoruz.
 
Geç Oluyor, Pahalı Oluyor...
 
Tüm gazetelere servis edilen ve tüm gazete ve televizyonlarda mutlaka yer almış olan yukaradaki “35 yıllık yol hikayesi”ni özellikle aldım. Çünkü, bu şehirde bir şeyler oluyor da çok geç oluyor, oluyor da çok pahalıya çıkıyor, olacak da geç kalındığı için fırsat kaçmış oluyor.
Örneğin;
 
Biz basın mensuplarına yıllarca yazdırdılar-çizdirdiler, planlarını projelerini yayınlattılar ve “Ey ahali... İkiçeşmelik Caddesi böyle olacak” dediler... Proje henüz 8-10 yaşında ve cadde aynen duruyor.
 
“Vaktiyle dolgu ile kazanılan alan mı diyeyim, yoksa vaktiyle güzelim İzmir’in başına Ankara’daki çok bilmişler tarafından tarafından tezgahlanmış bir şehircilik cinayeti mi” deyim, 15 yaşını geçen İzmir’in Kordon’u hala kimliksiz ve kişiliksiz bir meydan olarak ayaklarımızın altında. Oysa ilgili belediyenin elinin altında onlarca proje önerisi olduğunu da biliyoruz...
Örnek daha çok da, demek istediğim bizde bu işler neden bu kadar geç oluyor?...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN