Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Sayıların İşaret Parmağı

Yayınlanma Tarihi : 10 - 06 - 2015 : 11:27
“Siyasette İşaret Parmağı” denilen bir tehdit silahı vardır. Yönelttiği kişiyi, ya da partiyi ciddi ölçüde silkeler.
Liderlerin gözünü korkutur. Uykularını kaçırır, iştihalarını kapatır.
Hırçınlaştırır, bazen kabadayılık sanılan lisan ayıplarıyla hem halkını, hem yurttaşı, hatta hem de uluslar arası ilişkilerde bütün muhataplarını şaşırtır, üzer, belki de ürkütür...
Bunu sakın aklınızdan çıkarmayın...
Çünkü çok yakın günlerde karşılaşmamız muhtemel önemli bazı başlıkları dikkatlerinize sunmak istiyorum...
 
Selahattin Demirtaş yerine HDP’nin başında Abdullah Öcalan olsaydı, partisi barajı geçebilir miydi?
HDP’yi Meclis’e taşıyan emanet oylar HDP’ye verilebilir miydi?
Kesinlikle hayır!
HDP bunu asla aklından çıkarmamalıdır...
Selahattin Bey bağlama çaldığı için halk tarafından benimsenmiş ve ciddiye alınmıştı. Tayyip Beyin bu sanatsal farklılığı alaya alması, ona unutamayacağı bir siyasi işaret parmağı gösterdi.
Parlamentoda ciddiyet sergilemeli ve bir koalisyon teklifi gelirse mutlaka girmeli ve hükümet tecrübesi kazanmalıdır.
Bu fırsatı mutlaka denenmelidir...
 
Bütün siyaset zeminleri, AKP ve CHP koalisyonunu öneriyorlar.
Bunun anlamı, bütün hükümet nimetlerini yeniden AKP’nin avucuna vermek ve bu arada CHP’yi zora sokarak müteakip meclis seçiminde kendi alan etkinliğini arttırmak olacaktır.
Bu muhalefet mantığına aykırıdır ve toplamı yüzde 60 olan halkın eğilimini ciddiyet dışı kullanmak olur.
Muhalefetin meclisteki siyasi temsiline ve kitlesine böyle bir akıl dışı (makul olman anlamında) imtiyaz yetkisi verilmemeli diyen geniş bir kitle merak içindedir.
 
AK Parti’nin lider olduğu bir koalisyonda, siyasetin ve bürokrasinin bütün nimetleri, bütün mahiyet ve şahsiyetleri yine AKP’nin elinde olacaktır.
Yani ne CHP, ne de diğer iki parti (MHP ve HDP) AK Parti karşısında bir şahsiyet sağlayamazlar... AK Parti yine alır başını gider...
 
Oysa böyle bir koalisyon kurulursa ne olur?
Soruşturma önergeleri, parti başkanının talimatı ve grup başkanının direktifiyle reddedilemez. Siyasetçi millet huzurunda hesap vermenin terbiyesinde geçmeli ve yurttaşı tatmin etmelidir.
Hırsızlığın hesabını soran bir Yüce Divan etkinliği görmenin tam zamanıdır...
Devletin il idaresini, polis yönetimini keyfileştirenler, hesap vermenin sandalyesine oturmalıdır.
Artık grup kararıyla hiçbir iktidar, lider keyfiliğine, hukuk suiistimalinin ve direktif sorumsuzluğuna ve onun ayıplı tesirine bırakılamaz.
İktidar arkamda diye her hareketinin haklı ve isabetli olduğunu kamuoyuna yutturmak isteyen belediyecilik uygulamalarına izin verilemeyecektir.
Komisyon sayısının fazlalığına dayanarak yasaları sadece kendi çıkarının el verdiği düzenlemelere dönüştüremeyecektir.
Oy çokluğuna güvenip torba yasaların içindeki keyfiliklerle sadece kendilerinin karlı çıktığı düzenlemeleri yapamayacaktır.
Yandaş vali, yandaş kaymakam, yandaş rektör, yandaş dekan, yandaş savcı, yandaş yargıç, yandaş emniyet müdürü, yandaş genel müdür tayin ederek devletin bütün kurum ve kuruluşlarını keyfileştirmek sona erdirilebilecektir.
Ya ihaleler?
Ya keyfileştirilmiş atamalar?
Ya özel tercihli firma tahsisleri?
 
Bunun gibi onlarca örnek yazılabilir...
Siyaset akıl kullanma sanatıdır... Kürsülerde bağırmalar, çağırmak değil...
Koalisyon imkanıyla dertlerden kurtulmak varken derde dertnak olmak değil...
Unutmayın siyasetin işaret parmağı çok kere sert bir yumruk vurmaktan evladır...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN