Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Günahıma Girme, Din Kardeşim!...

Yayınlanma Tarihi : 07 - 06 - 2015 : 10:28
Sağ olana sayılı günler çabuk geçermiş... Bugün bir “sayılı gün”e daha girmiş bulunuyoruz... Ancak bugün, ülkemizin, gençlerimizin, çocuklarımızın, henüz doğmamışlarımızın geleceği ve seçme hakkına sahiplerin üzerine yüklediği büyük vebal açısından sıradan bir gün olmanın çok ötesinde...
 
18 yaşını doldurmuş 57 milyon civarında Türkiye Cumhuriyeti seçmeni, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin bugüne kadar yapılmış en önemli seçimi için sandık başına gidiyor. Daha doğrusu gitme hakkına ve sorumluluğuna sahip. Ama bunlardan en az 5’te biri, şu veya bu nedenle kendilerini “en önemli vatandaşlık görevini yerine getirmekten kaçanlar listesi”ne adını yazdıracak. Oy kullananlardan en az 1 milyonu, kullandığı oyu “kenarından köşesinden” işe yaramaz hale getirecek, kendisini “oy vermeyi bile beceremeyen vatandaş sınıfı “na itecek...
Sandık başına gitmeyenler, seçime katılımın düşük olduğu gelişmiş ülkeleri örnek gösterip, “oralarda da her 3 veya 4 vatandaştan biri sandık başına gitmiyor” savunmasına girecek.
 
Bu arkadaşlar, oralarla buralar arasındaki şu farkı göz ardı etmemeliler: Oralarda seçimi kim kazanırsa kazansın, mevcut devlet düzeni ve kavramı aynen yerinde duruyor. Bizde ise, seçimle birlikte devlet ve devletin tüm kademeleri, sistemleri değişiyor.
Keşke biz de, oturmuş, her gelenin parmaklamadığı bir sisteme kavuşmuş olsak da, hangi parti iş başına gelirse gelsin, devlet çarkları etkilenmeden dönsün.
 
O bakımdan bu seçimleri, bir çok aklı başında, özgür iradesiyle bakışlarını ufka, geleceğe çevirebilmiş her vatandaş gibi ben de çok önemsiyorum ve tüm seçmenlerin sandık başına gitmesini, gidenlerin de oylarını herhangi bir “iptal”e uğramayacak şekilde, dikkatlice kullanmalarını rica ediyorum.
 
Eli ayağı tutan, vatandaşlık sorumluluğunu yerine getirme gücü olan her vatandaşa, Anadolu’da dillerden düşmeyen şu çağrıyı yapıyorum; Oy vermekten kaçıp da, benim de günahıma girme din kardeşim, yurttaşım...
 
Dargınlıklar, Meydanlarda Kalsın...
Geride bıraktığımız seçim sürecinde, “kazanabilmek için bir çok şeyin ayaklar altına alındığı, her türlü hakaretin, davalık sözlerin havada uçuştuğu” aylar, haftalar, günler yaşadık. Görmediklerimizi gördük, duymadıklarımızı duyduk. Ama bunların hiçbiri, bundan sonraki seçim süreçlerinde tekrarını arzulayacağımız, gelecekteki muhtemel “yoldan çıkmalara” örnek göstereceğimiz hareketler değildi... Ayrıca, bu dönemde siyasilerin sebep olmadığına inandığımız tatsız, kanlı, kansız ve bir hayli de kışkırtıcı olanlara da tanık olduk.
Ancak, kanlı ya da kansız hiçbir provakasyon girişimi, düzenleyicileri mutlu edecek, hedefi 12’den vuracak cinsten değildi. Vatandaşımızın olgunluğu, huzurlu günlere özlemi, kansız-acısız günleri özlemişliği hiç bir tahrikle ateşlenmeyecek kadar sağlamdı.
Gördük ki, her “ayrılık söylemi”, “militan ruhlar” da dahil hiç bir kontrolsuz gücü harekete geçirmeye yetmemiştir.
Maalesef, seçim döneminde tanık olduklarımız, “seçim sonrası olgunluğu, sağduyusu, ülkemiz, gençliğinin, çocuklarının geleceğinin mutlak ön planda olacağı, hakim gözlerin bunların dışında hiç bir görmeyeceği kararlara imza atacaklarını ummamızı” engelliyor.
Her türlü sonucun, hayırlar getirmesini diliyorum...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN