Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Seçim İçin Son Tahlil

Yayınlanma Tarihi : 05 - 06 - 2015 : 09:03
Siyasi istikrarın bulunmadığı dönemlerde, siyasetçilerin iddiaları birden bire şaşırtıcı olmaya başlar. Böylece millet iradesinin Meclis’e tam yansımasını sağlamak mümkün olmaz...
Hatta bunun hayali bile kurulamaz... Partiler şaşırtıcı olurlar...
Ama bu hayal dünyası içinde ülkenin düzenini yine parti genel başkanları belirler.
Yani iki dudak kıpırdar ve milletvekili listeleri yazılır. Ve ülkenin akıbeti ve kaderi bu listelerle ortaya dökülür.
Ve nihai tahlilde, millet iradesinin gerçek niteliklerle tezahürünü imkansız kılarlar...
Ne büyük bir talihsizlik, düşünebiliyor musunuz?
 
Anayasa var, seçim kanunu var, siyasi partiler kanunu var diye “oh be” demeyin.
Bunların üçü, eğer bir arada adil, ahlaklı ve demokratik bir düzenlenme sağlamıyorsa, o seçimler millet iradesinin sandığa yansıdığından söz edilemez.
Meclisin alnına yazılmış “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ifadesi, boş bir temenni ve teselli ibaresinden başka bir şey değildir.
Bu gerçeğin ne kadar isabetli olduğunu, bu seçim listelerinin nasıl düzenlendiği olayında gördünüz...Kısmen CHP hariç, diğer partilerde listeler lider sultasının iradesi olarak belirlendi.
Daha da kötüsünü, seçim propagandalarında kullanılan lisanın ayağa düşmüş üslubundaki o ayıp ve pişkin ifadeler duyduk.
Bugüne kadar hiçbir seçimde böyle edepsiz bir lisana rastlanılmamıştı...
 
Eğer Tayyip Bey, meydanlara çıkmasaydı, Davutoğlu tek başına, AK Parti için istenen sonuçları sağlayabilir miydi?
Genel kanaat, “hayır” olarak tezahür ediyor... 
Tayyip Bey bu boşluğu doldurmak için bütün meydanları, bütün kürsüleri kullandı. 
Anayasa’yı açıkça ihlal etti.
Yüksek Seçim Kurulu’nun müsamaha kararıyla atını rahat koşturdu. Kısrağın sağrısına mahmuzlarını geçirircesine vurdu. Hızını alamadı.
Son günlerde kullandığı lisan seviyesi, toplumda hayret ve şaşkınlık yarattı.
 
Aynı türde dil kullanma sıradanlığını Demirtaş da sergiledi. 
Siyaset dilinin suiistimalindeki bu iki çalımlı liderin çok ayıplı hitabet örnekleri, bu seçimin en hazin talihsizliği olarak daima hicranla hatırlanacaktır.
Küfürler, siyaset gündemini ısıttı da, ısıttı...
Halkı siyasetten soğuttu da, soğuttu...
Kemal Bey ilk kez CHP’nin siyaset teklif eden lideri konumu başarılı biçimde sergiledi.
Kampanyasını tek başına yürüttü. İthal yeni siyasetçi etkinlikleri ne beklenen ölçekte etkili oldu, ne de kişisel olarak kontenjanlı kadro tesiri yaratarak CHP için ümit ve teselli kaynağı oldu.
Bu seçim sadece Kemal Bey’in tesir ve kabiliyeti olarak dikkat çekti.
Siyaset bahsinde ağzını bozmayan tek lider olarak dikkat çekti...
 
Devlet Bey, seçimlerin en kıdemli ve deneyimli lideri olarak, Cumhurbaşkanı’nı hedef aldı. 
Somut proje teklifleri sınırlıydı. Ama ülke hassasiyetlerini iyi değerlendirmiş olarak halka sundu. İlgi gördü. 
Güvenilir lider örneği sergiledi. Etkin bir siyaset sistematiği sergiledi.
Maalesef o da siyaset dilinin kirli macerasına kapıldı...
Düşünün 21. Yüzyıl’da Türkiye’nin ilk genel seçiminde, kaçak sarayın hela taşı ana konu oldu. 
Türk siyasetinin, Türk halkına reva gördüğü seviye budur işte...
 
İşin birinci özeti şudur: Halk kendi geleceğinin sosyal güvencesini ve iktisadi teminatını arıyordu.
Ne CHP’nin “Merkez Türkiye”; ne de AKP’nin hedef “2023” projeleri halka somut güven vermedi...
İşin ikinci özeti ise şudur: Türkiye, hiç böyle bir ağzı bozuk seçim dönemi yaşamadı...
Eminim ki liderlerin anneleri sağ olsaydı, oğullarının ağzına biber sürerdi...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN