Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Ne Kadar Teşekkür Etsek Az

Yayınlanma Tarihi : 26 - 05 - 2015 : 09:08
6 Aralık 1985 Pazartesi günü resmiyetini kazandıktan, bağımsız ve özerk bir kuruluş unvanını aldıktan sonra yola çıktılar.
Yola çıkarken tek tek şu sözleri verdiler:
 
—Kültür ve sanatın yaygınlaştırılması için uğraşacağız.
—Uluslararası İzmir Festivali’ni gerçekleştireceğiz.
—Festivali düzenli olarak sürdüreceğiz.
—Araştırmalar, derlemeler yapacağız, yaptıracağız.
—Sergiler açacağız, yayınlar çıkaracağız.
—Dinletiler, gösteriler, kongreler organize edeceğiz.
—Yarışmalar düzenleyip, ödüller dağıtacağız.
—Gençlere burs imkanları tanıyacağız.
—Tüm çalışmalarımızda çağdaş beğeninin, ulusal ve uluslararası kültür düzeyinin altına düşmemeye özen göstereceğiz.
 
Şimdi İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı’na bakıyorum da..
 
l Yola çıkarken kendine koyduğu amaç ve görevleri bu kadar iyi, bu kadar kaliteli, bu kadar ciddi şekilde yerine getirebileceğini..
l Uluslararası İzmir Festivali’ni tam 29 yıldır aksatmadan düzenleyeceğini..
l Bu dev organizasyonu ülkenin gururu haline dönüştüreceğini..
Tahmin ediyor muydu acaba?
 
Edip etmediğini bilemem elbet..
Benim tek bildiğim..
—Bizlere büyük bir değer kazandırdığıdır..
—Kültürü ve sanatı zirveye taşıdığıdır.
—Ulusal ve uluslararası sanat ortamlarında İzmir bayrağını göndere çektiğidir.
— İzmir Festivali’nin 29’uncusunu iftiharla sunduğudur.
 
O yüzden..
Seninle ne kadar gururlansak, sana ne kadar teşekkür etsek azdır İKSEV..
 
Senin mitingin benim
mitingimi döver mi
 
Hafta sonu bir arkadaş grubuyla konuşuyorum.
Hepsi de siyasetin göbeğinde olan ve çeşitli partiler için çalışan farklı zihniyetteki insanlar..
Benim gibi onlar da cumartesi günü HDP’nin, pazar da AK Parti’nin mitinglerini izlemişler, meydanda canlı olarak yaşamışlar.
Klasik seçim sohbetimizin sonunda, değişik görüşleri savunan bu dostlar, şu noktalarda tam olarak buluştular:
 
—Parti liderlerinin şehir şehir dolaşıp yaptıkları mitinglerin faydası tartışılır.
— Oy artırma ya da insanları etkileme anlamında bir yararı olduğu söylenemez.
— Alanlardaki kalabalıklar ve mitinglere katılımcı sayıları da yanıltıcıdır.
— “Ben şu kadar topladım, o bu kadar topladı” hesapları, içi boş hesaplardır.
—Çünkü, kalabalıklarla oy oranları hiçbir zaman birbirini tutmuyor.
— Biz ne muhteşem mitingler gördük, ancak karşılığını sandıkta bulamadık.
—Biz ne cılız mitingler yaşadık, fakat seçimde karşımıza bambaşka tablo çıktı.
 
Siyaseti doğru-kişilikli-abartmadan-çarpıtmadan yürütmeye çalışan bu insanların saptamalarına güveniyorum.
O yüzden de fikirlerine katılıyorum.
Bence üst düzeydeki partililer de katılsalar iyi olur.
Çünkü, yaptıkları her organizasyon sonrası “benim mitingim senin mitingini döver” tadında giriştikleri tartışmaların hiçbir anlamı ve karşılığı bulunmuyor.
Bilsinler ki, bu tarz itişip-kakışmalara kendi üyeleri bile onay vermiyor.
 
Haydi Denizlispor..
Sorgula bakalım kendini..
 
Denizlispor bu sezon sevenlerini ciddi hayal kırıklığına uğrattı.
Mutlak başarı beklenirken tam tersi yaşandı, küme düşmekten son hafta ve son dakikalarda kurtulabildi.
Bana göre, yeşil-siyahlı camia için artık “derinliğine düşünme ve sorgulama zamanı” geldi.
Sorgulanması gerekenleri de şöyle sıralayabilirim:
 
— Bu yıl nerelerde hata yaptık ki, böyle ecel terleri döktük?
— Transferde ne gibi yanlışlarımız oldu ki, başarıyı yakalayamadık?
— 21 futbolcu gönderip, 14 yeni oyuncu almak doğru değil miydi?
— Bir sezonda üç teknik adam değiştirmek ne sağladı?
— Yönetim hangi yönden eksik kaldı ki, sezon sonuna kadar böyle zorlandı?
— Taraftar niye gücendi ki, desteğini tam olarak vermedi?
— Camia neden huzursuz ki, bir türlü tek yumruk olunamadı?
***
Haydi bakalım Denizlispor..
Açıkça, mertçe sorgula kendini..
Sorgula ve eksiklerini kapat ki, önümüzdeki sezon sana yakıştığı  gibi şampiyonluğa oynayasın.
 
Kadınlarımız nasıl çalışsın
 
—Evlenince ya da nişanlanınca işten ayrılıyorlar. (Yüzde 24)
—Çocuk olunca işten ayrılıyorlar. (Yüzde 14)
—Hamile kalınca işten ayrılıyorlar. (Yüzde 7)
—Aileden birinin sağlık problemi olunca işten ayrılıyorlar. (Yüzde 5)
 
Diğer bir açıdan..
 
— İş gücüne katılımları 25 yaşına kadar artıyor.
—25-30 arası evleniyor, çocuk yapıyor ve işten çekiliyorlar.
— Çocuk büyüyünece 30-40 arası yeniden işe dönmek istiyorlar.
— 40’tan sonra yaşlı bakımı başlıyor, yine işi bırakıyorlar.
 
Bu sorumluluklar ve şartlar karşısında kadınlar nasıl çalışsın?
İş gücüne katılım oranları tabii ki düşür çıkar!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN