Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Sen İzmirlisin; İzmirli Kal!...

Yayınlanma Tarihi : 25 - 05 - 2015 : 08:58
Birkaç gündür İzmir’in sıra dışı gündemlerinden birisi de, AKP Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten’in, bir İzmir seyahati sonrası Twitter’in başına geçip İzmirliler için demediğini bırakmamış olması. O mesajları daha ilk günden, belki de ilk saatlerden itibaren ben de gördüm. Bir-ikisine baktım, seviyeyi bir hayli, yakıştırmaları çirkin ve biraz da kültürsüzlük eseri bulduğum için “laf yetiştirme, kendisine artı değer katma” gereği duymadım.
 
Ama bakıyorum, aramızda o laflar karşısında adeta köpürenler dolu...
“Bu devir”in en önemli özelliklerinden birisi de, bazı kavramların taşıdıkları anlamın kaybolması, her önüne gelen herkese her sıfatın yakıştırılmasıdır. Vatan hainliği, din düşmanlığı, casusluk gibi gibi filleri işleyenler çok nadir olduğu için herkesin adeta “ayak altından kaldırdığı” laflar, artık “uysa da uymasa da...” cinsinden neredeyse her fiile kullanılır oldu.
Artık yanlışlıkla ayağınıza basan birisine “vatan haini” diyebiliyorsunuz, kafanıza uymayan bir cümlenin sahibini rahatlıkla “din düşmanı” ilan edebiliyorsunuz.
 
Bu tür yanlış yerde yanlış, alabildiğine abartılı sıfatlar kullanmanın bir “kültür taşması”ndan, kullanılan dilin çok iyi bilinmesinden kaynaklandığını kimse iddia edemez.
 
“Sensin Haşhaşi ...” Bile Diyemem...
 
Örneğin son yıllarda bazılarının diline yerleşmiş sıfatlardan birisi de “Haşhaşilik...”
Bu yakıştırmayı sağa-sola yakıştırma-yapıştırma alışkanlığını kazanmış olanların, bu deyimin içinde “uyuşturucu özellikli haşhaş bitkisinin sakızı ile kafayı bulup, cennet hayaliyle ölüm korkusunu da attıktan sonra cinayetler işlemek, suikastlar düzenlemek” olduğunu bilmiş olmaları lazım. Bilmiyorlarsa...
 
İzmir Osmanlı döneminde farklı bir Osmanlı kentiydi, cumhuriyet döneminde de farklı bir Türkiye Cumhuriyeti kenti olmaya devam ediyor. Bunu bazıları, bazı çevreler “gavurluk”a kadar taşısa da, İzmir’in özelliği her türlü evrensel kültüre açık, bağnazlıktan uzak, mahalle baskısının pek de hissedilmediği, herhangi birisinin, bir grubun “tek tip” hale getirememesinden kaynaklanmaktadır.
Bu kentin yaşayanları olarak farkına varmasak da, diğer şehirlerde İzmir algısı farklılığını artırarak devam ettirmektedir.
Ayrıca bu kent insan çoğunluğunun, hakim güçlerin “istediği form”a girmemesi yüzünden, yine bu kent insanının ve kentin son 30 yıldır görünmez bedeller ödemeye mahkum edilmişliği, samimi olduğu kadar, görgü, bilgi, karşılaştırma ve belge ile ispata hazır inancımdır.
 
“Bize İzmirli Muamelesi Yapıyorlar...”
 
Yakın zamanda kaybettiğimiz Sevgili Hocamız Prof.Dr. Nuri Bilgin’in, Büyükşehir Belediyesi kültür yayınları arasında yer alan “Kimlik inşaası” isimli kitabını okurken altını çizmiş olduğum küçük bir böyülü sizlerle paylaşayım:
Bugün küfür olanak duyup dumur olduğum sıfattır İzmirli... Tv’de “mahalle baskısı” adlı bir haber verilmekte. Muhabir Konya’da iki genç kıza soruyor;
 
- Bu giyim tarzınızdan dolayı tepki görüyor musunuz çevrenizden?
Kızlardan birinin cevabı: Evet görüyoruz... Bize İzmirli muamelesi yapıyorlar...
Ah be kızlar, sizin başınıza gelen de bir şey mi; bu kentin sıfatını taşıyanlar bile bu kenti yurt tutmuş insanların gözünün içine baka baka “gavur muamelesi” yapmaya devam ediyorlar...
Sizi bilmem ama; ber “gavurluk”u sahibine bırakıp, kim ne derse desin İzmirli kalmaya devam edeceğim... Diyarbakırlı İçten gibi düşünenleri ise, bırakın oldukları yerde kalsınlar...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN