Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Tarif Başka, Maruf Başka

Yayınlanma Tarihi : 23 - 05 - 2015 : 09:30
Devlet sermayesini, ülke ticaretinin mal ve hizmet arzında, sırf siyaset amaçlı olarak kullanıyorsanız, ülke ekonomisindeki disiplin ciddiyeti ile tavır isabetini ayaklar altına alıyorsunuz demektir.
Özelleştirmeden önceki yıllarda, iktidarda ister sosyalist teorisyenler, ister liberal teori ustaları olsunlar, ileri sürdükleri politika disiplini ve uygulama önlemleri daima alay konusu oldurdu.
Çünkü güya inandıklarını söylerlerdi; ama sadece siyaseten ihtiyacı olanlarını yaparlardı.
Örneğin, Ecevit yönetimindeki CHP’nin meşhur “tarihi yanılgı hükümeti” Erbakan’ın ısrarıyla bir “Fiyat Kontrol Komitesi / FKK” kurmuş başına da maliye müsteşarını getirmişti.
Sonra Erbakan’ın mızıkçılığıyla hükümet dağılmış, yerine Demirel’in meşhur (MC – Milliyetçi Cephe) hükümeti kurulmuştu. Bu kez, Erbakan FKK’nın kaldırılmasını önermişti.
Bu hassas politika sadakati sadece üç ay sürmüştü. Dönemin iktisatla ilgili bakanları, yine dönemin iktisat bürokratlarına üç ay süre ile uzun ve derin ekolu kahkaha attırmışlardı.
 
Davutoğlu’nun Tokat konuşmasındaki iktisat politikasını dinlerken, siyaset suiistimalinin nerelere kadar uzanacağının taze örneğini dinledim. Bu çok nükteli siyaset modeline gülüp geçtim.
Mesela başbakan, siyaseten cazip ve kolay gördüğü gençler için ekonomi politikasında davet gösterisi planlamış: Ve bu planı Tokat mitinginde bütün dünyaya duyuruyor: Diyor ki, 12 ile 25 yaş arasındaki çocuk ve gençlere THY uçuş fiyatlarında yüzde 30 oranında indirim uygulanacaktır.
Adeta Davutoğlu, bu teklif içeriğiyle, memlekette üstün bir tenzilat modeli yaratmanın sevinç ve itibarını yaşıyordu....
Koskoca Tokat mitinginde başbakanın halkın anlayacağı dilden teklif ettiği yeni ekonomi politikası ve sosyal etkileri, işte bu küçücük cümleden ibaretti...
Ve buna çok büyük bir mana yükleyerek halktan yana ekonomi politikası diyerek teselli yaratıyordu.
 
Ülkenin seçim sath-ı mailine girdiği günlerde, iktidarların politika tekliflerine ölçü bulmak zorlaşır. 
Siyaset zaafında kendini tekrarlayan bir garip unsur tekrarı vardır: Akla ve dilin ucuna gelen her şey yurttaşa teklif edilir. 
Ve bu teklif içerikleri, sanki onlar için büyük nimet kapılarının açılması gibi sunulur. İşin özü hiç de öyle değildir...
Sıradan şeyler, devasa çözümler gibi aktarılırsa, siyasette iki konu gündemin ahlak değerlerini allak bullak eder.
Birinci, siyasetçiye güven kalmaz.
İkincisi (ve yeni olanı) seçmene de güven kalmaz.
Çünkü seçmen, siyaset teklifiyle değil de, maddi nimet dağıtımıyla sandıkta yönlendiriliyorsa, iş artık nimet dağıtma müzayedesine dönmüş olur.
 
Başbakan bu bahiste AKP ustalığına işaret ederken, herhalde mantıklı ve ahlakı görünmeyen yöntemlere itibar kazandıramayacağını biçimlendirdiğinin farkına varmış olmalıdır...
Unutmayınız; siyasette “tarif” başkadır; “maruf” başka...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN