Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Ayayorgi Koyu Biterse Çeşme Huzurevine Döner

Yayınlanma Tarihi : 12 - 05 - 2015 : 12:24
BEN HABER GAZETESİ 32.SAYI
 
 
Ben HABER soruyor, Erol Yaraş cevaplıyor…
 
Siyasetten ekonomiye, yerel yönetimlerden kentin sorunlarına kadar gündeme dair merak ettiğiniz her şey Genel Yayın Yönetmenimiz Erol Yaraş’ın yorumlarıyla bu sayfada sizlerle buluşuyor. 
 
Türk turizmini siz nasıl görüyorsunuz?
Türk turizmi konuştuğum turizmci arkadaşlar bir panik yaşıyor. Özellikle otelciler. Ukrayna olayından sonra konan ambargolardan Rusya çok etkilendi. Rus ekonomisi çok etkilendi ve Rus ekonomisinin etkilenmesiyle oradan seyahat edecek insan sayısı da müthiş bir şekilde azaldı. Hatta bu oranın yüzde 30-45’ı bulabileceği söyleniyor. Ve yüzde 30-45 arasındaki rakamın en büyük pastası da Türkiye'ye geliyordu zaten. Türkiye'deki yüzde 20 gibi bir rakamın bile Rus pazarından Türkiye'ye gelmesi özellikle Antalya bölgesindeki otellerin çok sıkıntılı günler geçirmesi demektir. Antalya'daki otellerin sıkıntılı günler geçirmesi demek o otellerin iç pazara saldırması demektir. Yani iç pazardan turist çekmek istemesi demektir. Bu da çok düşük bir fiyat politikası uygulayacak olması demektir. En fazla da bu Çeşme turizmini vurur. Çünkü Çeşme, yatağı en pahalı satan bölgedir. Ama sonunda bir durağanlık, sıkıntı varsa insanlar 5 bin lira ayırdığı bütçesini 2 bine düşürürse o zaman tercihi Çeşme olmaz insanların. Tabii ki her şey dahil çok komik rakamlara satılan ve içinde eğlencenin bulunduğu Antalya olur. Ve Çeşme turizmi başta olmak üzere Ege kıyılarındaki birçok yer bu işten darbe alır. Şu anda görünen o ki İzmir'e gelen kruvaziyer gemilerde eksilme var. Zaten bu İzmir turizmine de bir darbe gibi gözüküyor. Normal acente vasıtasıyla gelen turizmde de bir düşüş olursa bu işten en büyük yarayı Ege Bölgesi alır. Antalya bölgesi iç pazarı çekeceği için ekonomik anlamda kendilerini kurtarır. Türkiye'ye döviz girmeyeceği için Türkiye bütçesi zarar görür. Turizmin özellikle 2015 yazının pek hoş geçmeyeceği şu anda görünüyor. Turizmde rezervasyonlar öyle günü birlik yapılmıyor. İnsanlar 2-3 ay önceden nereye gideceğine karar veriyor ona göre rezervasyonunu yaptırıyor. Şu anda da Türkiye bu panik havasına girdi. 
 
TÜRKİYE’NİN EN PAHALI İLÇESİ
 
Yatağı Çeşme Bodrum'dan daha mı pahalıya satıyor?
Şu anda Çeşme Türkiye'nin en pahalı beldesi. 
 
Peki güneydeki her şey dahil sistemine ayak uydurmaya çalışsa Çeşme.
Mümkün değil. Çünkü orada her şey dahil 30-40 euroya çok güzel, 5 yıldızlı oteller var. Türk parasına çevirin 75 lira. Bugün Çeşme'de 5 yıldızlı bir otelde oda kahvaltı 550-600 lira. Çeşme'deki otellerin rakamlarını o boyuta çekmeleri mümkün değil. Çeşme'de sezon zaten 45 gün denir. Hemen hemen 8 hafta sonudur. 8 hafta sonunu 2 günle çarptığınızda 16 gündür. Maksimum oteller 16 ile 20 gün full yaşar. Onun için de yazın en sıcak gününde otellerin doluluk oranları zaman zaman yüzde 80'lere 70'lere 60'lara bile düştüğü olur. Çeşme'nin en büyük sıkıntısı turizmini 12 aya yayamamasıdır. Çeşme'de sezon 1 Temmuz'da başlar 30 Ağustos en geç 10 Eylül gibi biter. 
 
Kış dönemini biliyorsunuz. İklim olarak da çok fazla kış turizmine uygun değil Çeşme...
Yıllardır Çeşme şunu başaramadı. Termalinden faydalanamıyor. Dünyanın birçok bölgesinde bunu en güzel yapanların başında İtalyanlar gelir. Daha sonra da Almanlarda vardır. Termal turizmine dayalı 12 ay çalıştırabilirsiniz beldenizi. Çeşme yıllardır bunu beceremedi. Çeşme hep kum, güneş ve denizi satmaya çalıştı. Yaklaşık 10 senedir de eğlence sektörü ön plana çıkıyor. 
 
Sezon 8 hafta dediniz bu yaza Ramazan Bayramı da denk geliyor.
O zaman daha da farklı oluyor. Onun için turizm Türkiye'nin ana damarlarından biridir. Dünyadaki özellikle de Rusya'daki bu sıkıntı arttı tabi. Bölgedeki ülkelerdeki Türkiye'nin sıkıntıları da bunu etkiliyor. Eskiden Türkiye'ye yoğun miktarda Iraklı, Suriyeli, İranlı, hele müthiş bir İsrailli turist gelirdi. Bugünlerde bu ülkelerle olan ilişkilerimiz de pek hoş olmadığı için buralardan da turistler gelmeyince Türkiye turizmi bir darbe alacak. 
 
 
 
KOY İMARA AÇILIRSA ÇEŞME’YE KİMSE GELMEZ
 
Eğer gerçekleşirse Çeşme'yi bekleyen bir diğer sıkıntı da Ayayorgi'nin imara açılması. Bununla ilgili ne söylemek istersiniz?
Ayayorgi Çeşme'nin değil Türkiye'nin müstesna koylarından bir tanesi. Buna benzer koy yok mu Türkiye'de binlerce vardır. Ama geliştirdiği eğlence konseptiyle Ayayorgi Türkiye'de tektir. Çeşme ekonomisinin de atar damarı. Eğer siz bu koyun etrafını turizm veya konut amaçlı, hangi amaçla olursa olsun turizme açarsanız bu koydaki eğlence sektörünü bitirirsiniz. Zaten her yıl orada bir problemler yaşanır. Sesi açtın kapattın, gürültü yaptın yapmadın... Şimdi gittikçe oradaki işletmeler bir baskı altındalar ve bu baskılardan dolayı hakikaten yaşamlarını çok zor devam ettiriyorlar. Çeşme'ye gelen insanların yüzde 70'i diyebilirim otellerde kalan. Parayı da Çeşme'ye ekonomi anlamında otelde kalanlar bırakıyorlar. Normalde yazlıkçılar alışverişlerini İzmir'de yapıyorlar çöpünü bırakıyorlar. Çeşme esnafının cebine fazla bir para girmiyor. Çoğu insan alışverişini kendi bakkalından, manavından, marketinden alıp öyle gidiyor. Bunu yıllardır biliyoruz. Ve hatta hep şöyle söylenir 'Alışverişinizi İzmir'de yapıp çöpünüzü de bize getiriyorsunuz' derler Çeşme'yi yönetenler. Bu doğru bir tespittir. Ama otellerde kalanların yüzde 70-80'e yakını Çeşme'ye deniz ve güneş için gelmiyor. Çünkü Çeşme'nin denizi gerçeği söyleyeyim sersemletici bir deniz. Fırtınası rüzgarından dolayı çıkıp da Çeşme'nin denizinde rahat rahat yüzemezsiniz. Ayayorgi'deki eğlence yerlerinde tabir var ya 'eller havaya' yapmaya ve eğlenmeye gelen insanlar tercih ediyor. Çeşme'ye ekonomiyi de bunlar getiriyor. Öyle bir yaşam dönüyor ki orada bu insanlar hemen hemen zaten denizi ve kumu görmüyorlar. Onların çok farklı bir yaşamı var. Saat 4-5'te yataklarından çıkıyorlar, akşam hafif bir şeyler yiyip, oradan ya Alaçatı'ya ya Çiftlikköy'e ya Dalyan'daki restoranları dolduruyorlar. Oralarda çok güzel bir ekonomik para bırakıyorlar. Arkasından Ayayorgi'ye geliyorlar. Ayayorgi'de eğleniyorlar orada da güzel bir para bırakıyorlar. Sabaha karşı kumrucuya çorbacıya gidip para bıraktıktan sonra otele dönüp 4-5'e kadar uyuyorlar. Şimdi böyle bir sistem var. Bu insanlara 'ne biçim yaşam' denebilir. Olabilir o da onların tercihi. Kimsenin kimseye karışmaya hakkı olmadığı gibi bu eğlence türüne de kimse karışamaz. 
 
 
Çeşme'de her yaz binlerce insan geçici de olsa bir iş sahibi oluyorsa oradaki esnaf 12 ay yaşayacağı parayı 2 ayda kazanıyorsa, bunların hepsi Çeşme gerçekleridir. Onun dışında taksici, otobüsçü kimleri sayabilirseniz 12 ay yaşayacağı parayı 2 ayda kazanıyorsa sırf bu Ayayorgi Koyu'nun yüzünden kazanıyordur. Başka bir yer yok. Binlerce insan her gece oraya gidiyor ve eğleniyor. Siz Ayayorgi Koyu'nu Çeşme'den söküp alın Çeşme emekliler kenti olur, tamamen huzurevine döner. Çeşmeye de deniz ve güneş için de kimse gelmez. Kimse kimseyi kandırmasın. Çeşme denizinden çok daha güzel sakin kıyılarımız var. İnsanlar gider orada denize girer. Ben bile doğru düzgün Çeşme'de denize giremiyorum. Dediğim gibi fırtına, rüzgar sizi sersemletiyor nereye girdiğinizin farkına varmadan kendinize kuytu bir köşe arıyorsunuz. Onun için Ayayorgi'nin yapılaşması daha doğrusu imara açılması Çeşme'ye yapılabilecek en büyük kötülüktür. Çeşme'de bir referandum yapılsın 'Çeşme sakin bir belde mi olsun, eğlence mi olsun?' Elbette İzmir'de evi olup orada uyumak isteyenlerin hepsi 'Çeşme tatil kenti olsun eğlence olmasın' derler. Yaklaşık 10 bine yakın olan esnaf sayısı yazın gelen geçici işçilerle 50-60 bini buluyordur. O zaman o insanların geçimleri nasıl sağlanacak, istihdamları ne olacak ve Çeşme ekonomisi nasıl ayakta duracak? Bunun cevabının bulunması lazım. Ayayorgi Koyu Çeşme'nin vazgeçilmez eğlence mekanıdır. Bazen 'bunları bir yere taşıyalım' deniyor. Olmaz çünkü Tanrı o koya öyle bir özellik vermiş ki rüzgara kapalı, mehtabın en güzeli orada doğuyor. Bana göre o koy Çeşme'nin kalbi olarak kabul edilip, eğlence mekanı olarak kalmalı. Orada ev alanların da belediyeye kaymakamlığa, emniyete 'bu sesi kapatın' baskısı yapmaması lazım. Bu kadar net. 
 
 
İYİ BİR MİRAS DEVREDİLMEYECEK
 
Tüm partiler ekonomik vaatlerini açıkladı. Siz bu vaatleri ne kadar gerçekçi buluyorsunuz?
Siyasetçilerin dilinin kemiği olmadığını biliyoruz. Geçmişte Konya'ya deniz getireceğim diyen siyasetçi de çıktı bu ülkede. Bunlar şaka değil. Ama her şeyin mantıklısı söz konusu olması gerekiyor. Şimdi evlenme yardımlarından tutun da çeyiz yardımı, mazot destekleri, öğrencilere destekler her şey havada uçuşuyor. Yaşam gerçekleriyle de örtüşmesi gereken belli konuların da olması gerekiyor. Bana göre CHP'nin programını ilk açıkladığında ortaya koyduğu, bayramlarda emeklilere iki maaş ikramiyeden sonra bu işin ölçüsü kaçtı. Şimdi CHP'nin söylediği mantıklı mıydı, mantıklıydı. Sonuçta bu ülkenin kaynaklarını doğru kullanırsanız bu paralar ödenir. Bugüne kadar hükümetlerin harcamalarına baktığımız zaman emeklilere bu paraların bir şekilde verilebileceği görülür. Yeter ki kaynaklar israf edilmeden doğru yerde kullanılsın. Yıllardır çiftçiye mazot 1,5 lira denir ki olması gereken bir yardımdır. Bugün artık dünyanın en pahalı mazotunu ve benzinini kullanan ülkenin bu ülkedeki benzinin ve mazotun üzerindeki ÖTV ve vergiler kaldırıldığı zaman 1,5 liradan bile devlet para kazanıyor esasında. Bir gün birisi çıkıp 'ben maliyetine bile vereceğim' diyebilir. 1,5 liralık köylüye mazot bana göre pahalı değildir. Hatta şunu bile söyleyen bana göre puan alır. Türkiye'nin en önemli dış ülkelerdeki rekabet gücünü etkileyen, sanayicinin kullandığı enerji maliyetleridir. Bu enerji maliyetleri de üzerindeki vergilerden dolayı çok yüksektir. Bugün tepe santrallerden satın alınıp da sanayiciye satılan enerji arasında da neredeyse iki misli fiyat farkı vardır. Şimdi bunlar makul. Devlet şunu söylüyor 'bunun üzerindeki bu gelirden ben vergi alıyorum. Ve bu vergiyle de devlet idare ediyoruz biz, bu vergilerle diğer çarklar dönüyor'. Doğru da ama nerelerde ne kadar israfınız var, devleti yönetenler olarak bir de onu yazın bakalım. Onun için çiftçiye mazot gibi sanayiciye de ucuz enerji sözü de verilebilir. 
 
Mantıklı olan desteklere varım. Çok uçuk kaçık da var. İşi sulandıran bazı partilerin asgari ücreti 5 bin lira yapacağım dediği boyutta gerçekleri araştırarak, inceleyerek, bütçeleri nasıl denkleştireceğini ortaya koyarak bir formül yaratanlara da bunlar haksızlık ediyor. O zaman ister istemez insanların aklı karışıyor. 'Bu parayı nereden bulacaksın, bırak palavrayı' diyor. Elbette uçuk kaçıkları bir yere bırakırsak bugün köylüye, emekliye, özellikle Türkiye'de enflasyonun, mutfak enflasyonunun yüzde 7-8 olmadığını cümle alem biliyor. Mutfak enflasyonu bugün Türkiye'de neredeyse yüzde 20-25'lerde. Bu bakımdan dolayı ezilen kesim olarak görebileceğimiz emekliye yılda iki maaş ikramiye bana göre çok mantıklı ve tutarlı bir yaklaşımdır. Keşke diğer partiler de o yaklaşımları gösterip, destekleri hem çiftçiye, emekliye, işçiye hem de sanayiciye verilebilse. 
 
Türkiye'nin ekonomik anlamda gidişatını nasıl görüyorsunuz?
Dünyada ekonomilerin tek kabul etmediği konu vardır istikrarsızlık ve belirsizlik ortamı. Şu anda görünen o ki Türkiye çok çeşitli senaryoların konuşulduğu bir belirsizlik ortamına doğru gidiyor. Zaten TOBB Başkanı'nın yaptığı açıklamalarda görüldü ki ödemelerde ve çarkın dönmesinde büyük sıkıntılar var. Eğer Türkiye'nin en büyük oda kuruluşunun başındaki insan bu açıklamayı yapıyorsa demek ki Türkiye'de bir sıkıntı var. Bu 7 Haziran'dan sona ne olur? 7 Haziran'dan sonra ortaya çıkacak tablo belli. Sonuçta Türkiye sıcak parayla dönen bir ülke. Bu gerçeği herkes biliyor. Eğer istikrarsız bir ortam devam ederse elbette bu ekonominin de bir bedeli olacak. Özellikle 8 Haziran'da kurulacak hükümeti çok farklı bir ekonomik tablo bekliyor Türkiye'de. 
 
Yani sıkıntılı bir tablo var ve bu tabloyu göğüsleyecek olan hükümetin de çok ciddi bir şekilde çalışma yapması lazım. Hangi hükümet olursa olsun ama 8 Haziran'da hükümeti üstlenecek grup iyi bir altyapılı Türkiye almayacak. Bunun da bilinmesi lazım. İyi bir miras devredilmeyecek. 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN