Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Kendisi Gitti, Yasaları Yadigar

Yayınlanma Tarihi : 11 - 05 - 2015 : 09:15
Kenan Evren ismini ilk kez 1977 yılında Narlıdere İstihkam Birliği’nde askerlik yaparken duydum. Cismini de, o sıralar yeni sayılan Ege Ordu Komutanlığı’na atandıktan sonra gördüm. Narlıdere’de bulunun Ege Ordu Karargahı çevresinde sık sık görünür, önüne asker-sivil memur, er-erbaş kim gelirse mutlaka bir şeyler söylerdi.
 
80 Askeri Darbesi ile Kenan Evren, ismini hafızamıza öyle bir kazıdı ki, kimse silemeyecek. Kendisi her ölümlü gibi öbür dünyaya göçüp gitse de, “eserleri, sözleri, olaylara yaklaşım tarzı, anayasası, her alandaki kanunları, bir anda silip-süpürdüğü Türkiye’nin, Türk insanının demokratik kazanımları”  ile daha uzun süre anacağız demektir.
 
Yaşamım boyunca ülkemizde doya doya bir demokratik kurallar zinciri yaşamadığım için, başımıza kim gelirse gelsin başımızı çıkarmamıza izin vermediği için, koyu bir “askeri darbe karşıtı” sayılmam. Çünkü bilirim ki; ülkemizde neredeyse her 10 yılda bir yapılan askeri darbeler (zaman zaman şımarıklık ölçüsüne varan ayar vermeleri saymazsak), Türkiye güllük-gülistanlık yönetilirken, ekonomisi tıkır tıkır işlerken, siyasiler birbirleriyle sarmaş-dolaşken, ülke menfaatleri söz konusu olunca anında kayıtsız şartsız kenetlenirken, meclisleri hayati kanunları yaparken gelmemiştir.
 
 
Darbe ile Gidenler Hala Gelemedi
Nitekim; 1980 ihtilali öncesini ve sonrasını çok iyi hatırlarım; 12 Eylül sabahı uyandığımızda karşılaştığımız askeri darbe, ben de dahil bu ülkede birçok insanı şaşırtmadı. Çünkü ortam o kadar kötü, o kadar karışıktı ki, tüm siyasilerden umudu kesmiş, adeta “tanıdık bir kurtarıcı (!)”nın gelmesini beklemiştik, geldi...
 
Ancak bu geliş, daha öncekilere hiç benzemiyordu.... Zaman zaman toplumsal asayişi sağlamada acze düştükleri zaman siyasilerin iş başına çağırdığı asker, bu kez “afet gibi” gelmişti. Ortada ne sendika bıraktı, ne sendikal haklar, ne sivil toplum örgütü ne özerk üniversiteler...  “Darbenin etkisi bitince, ülkemize demokrasi gelince yeniden demokratik kanunlar yaparız, eskisi gibi örgütleniriz, özgürce düşünür, özgürce yürürüz” diye düşündük ama olmadı.
 
Bu ülkede askeri darbe yapanlar, aklının ucundan darbe geçirenler yargılandı, cezalandırıldı da, bu ülkede “askeri darbe şartları oluşturan, ekonomiyi çökerten, insanları birbirine düşman eden, senden-benden ayırımının köklerini atan siyasileri de yargılayacak bir düzenimiz olmadı.
 
Bir 12 Eylül sabahı gidenler, tam 35 yıldır gelmedi. 
Maalesef daha bir 35 yıl gelecek gibi de görünmüyor...
 
 
Yine de Rahmet Diliyorum
Askeri darbelerin acısını çekenler, elbet Kenan Evren ve arkadaşlarını affetmeyecektir. 
Bence “Kenan Evrenler’in gelişine zemin hazırlayanları” da affetmemeli. Bizleri demokrasi-darbe seçeneği arasında bırakanları da affetmemeli... 
Aradan geçen 35 yıla rağmen hala sivil bir anayasayı yapamayanları da affetmemeli. Bizi 35 yıldır “Faşist 12 Eylül Yasaları” ile yaşamaya mahkum edenleri de unutmamalı. Bir “uzlaşma anayasası” bile yapamayan demokrasi ürünlerini...
 
12 Eylül darbesinin canını yaktığı, acı çektirdiği insanlarımız kusura bakmazsa; özünde bir ressam, bir hayırsever, bir eğitim sevdalısı, katıksız bir vatansever olduğuna inandığım Kenan Evren’e Tanrı’dan rahmet dilemek istiyorum.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN