Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Şakran’da Son Perde Üzerine...

Yayınlanma Tarihi : 27 - 04 - 2015 : 09:14
Cezaevinde, ıslah evinde, çocuk yuvasında, yurtta, okulda, kursta ve de minicik çocukların emanet edildiği her yerde ne zaman bir tecavüz, cinsel istismar, sarkıntılık olayı yaşansa, kan beynime sıçrar, tüylerim diken diken olur. Çocuklara karşı işlenen suçu, büyüklere karşı işlenenden en az 10 kat dağa ağır bir suç olarak görürüm.
 
Urla’da, çok yakın zamanda Elazığ’da, Pozantı’da ve Şakran Cevaevi’nin çocuk bölümünde yaşananlar ve sonrasında tutulan ve içerikleriyle “insanım” diyen herkesi dehşete düşüren “çirkin içerik”ler hatırımızdadır.
 
Yaşanan bu tür “insanlık dışı olaylar”da, o kişileri uzun araştırma ve incelemeye tabi tutmadan, ehliyetine ve yetişmişliğine bakmadan, baktırmadan oralara atayanları da, o kişinin sorumluluğu altındaki eğitim, yetiştirme, ıslah etme ve işlediği bir suçun cezasını çektiği mekanlarda işlenen yüz kızartıcı suçtan dolayı asla temize çıkaramam.
 
Her çirkin olaydan sonda “en yetkili”nin çıkıp da “işlenen suçun cezasını en ağır şekilde çekecek ya da çekecekler” cinsinden yaptıkları açıklamaları ise “üzerindeki sorumluktan kurtulma” gayreti olarak görürüm. Sanki, yaşanan çirkin olaya bakacak, işin içine vicdanını, belki de anne-babalığını, ağabeyliğini-ablalığını de katarak, elindeki kanun hükümlerine göre karar verecek olan savcı ve hakimlere “zarf atar” gibi bir durum...
 
Yukarıda saydığım devlet kurumlarında olanları “münferit” ya “bir ya da bir kaç ahlaksızın işi” olarak geçiştirme eğilimi, ne yazık ki bu tür çirkinlikleri, utanç verici olayları gündemimizden düşürmüyor.
 
Yaşanan her olaydan sonra “en yetkililer”in, olay sorumlularını, benzer işlevi yapan kurumlara “sürgün”e göndermesini ise, “huyluya huyunu icra edeceği yeni alanlar yaratmak” olarak değerlendiririm. Çünkü, “yeni görev ortamlarında”nda da, her hangi bir şekilde devletin emanetinde olan minicik çocuklar, ilk gençliklerini süren vatan çocuklarI var...
 
Basına Yansıtma Cezası...
 
Sözü Şakran’daki son gelişmelere getirmek istiyorum... Burada yazmaya utandığım nice belgeli, inceleme raporlu olaydan sonra, Müdür Halit Karslı “kenara” alınmış. İşin garibi, yönetiminde bulunduğu çatı altında bunca rezalet yaşanmış olduğundan değil, “olaylar konusunda itirazlarla, tüyler ürpertici tespitlerle dolu iç yazışmaların bir bölümünün basına sızmış olması”ndan. Böyle bir “cezalandırma yöntemi”nin devreye alınmış olması, bu çirkin, insanlık dışı, göreve ihanet olaylarının devamının önüne geçilebileceği yolunda iyi niyetli umutlarımızı da kökünden söküp atacak cinsten.
 
Ülkemiz, devlet yapımız, geleceğimiz, çocuklarımız açısından üzüntü verici...
Eğer bir cezaevi gibi devlet kurumunda, o iç yazışmalarda, raporlarda ortaya konan gerçeklerin yaşandığı bir ortam varsa, birisinin oradaki “yönetici koltuğu”nda tutulmaya devam edilmesi, “yönetici ehliyetsizliği”nin ta kendisidir.
 
Son görevden alma göstermiştir ki; eğer bir çirkinlik kamuoyuna yansımamışsa, ‘büyükler’in kulağına gitmemişse sorun yok... Olur böyle şeyler... Gazetelere, televizyonlara “sızdırılmışsa”, hele hele “malum kulaklara gitmişse” cezalardan ceza beğen...
Hani tam da “.......millet sizden ne bekler?”in devamı...
.........................
Bu arada; MHP İzmir milletvekili adayları tanıtım toplantısında, genç bir gazeteci arkadaşımıza yapılan saldırıyı ben de kınıyorum. Daha doğrusu, dozu gittikçe artan ve pervasızlaşan gazetecilere akreditasyon, kota, görev engelleme gibi olayların yaratıcılarının ve yerleştirmeye çalışanların tümünü kınıyorum. Şiddete kadar uzanan son olayın, MHP gibi, ülkemizin siyasal yapı taşlarının en önemlilerinden birinde yaşanmasından da üzüntü duyduğumu ekleyerek...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN