Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


23 Nisan'ı Eksik Kutluyoruz

Yayınlanma Tarihi : 23 - 04 - 2015 : 12:09
23 Nisan'ı biraz yanlış kutluyor ve algılıyoruz.
23 Nisan her ne kadar Çocuk Bayramı olsa da, asıl kutlanma nedenlerinden biri, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluş yıldönümü olmasıdır.
Ancak son yıllarda 23 Nisan'ı sadece "Çocuk Bayramı" olarak algılamaya başladık.
Doğru değil.
23 Nisan, bir Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'dır.
Kutlarken, "Ulusal Egemenlik" kavramını yok edip, 23 Nisan'ı bir "Çocuk  dönüştürmek, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olan Atatürk'e yapılabilecek en büyük haksızlıktır.
 
23 Nisan'a, neden Milli Egemenlik Bayramı diyoruz?
Atatürk Türkiye Büyük Millet Meclis’inin açılış gerekçesini şöyle anlatır:
"Meclis-i Mebusan’ın dağıtılması üzerine halkımız milletvekillerini tekrar seçti, İstanbul’a gönderdi. Meclisin yeniden toplanmasını sağladı.
Ancak o da saldırıya uğradı.
Milletimiz yılmadı; bu kez Ankara’da Büyük Millet Meclisi’ni topladı.
Yüce Meclis’imiz, toplanmasının birinci günü, 23 Nisan 1920’de milletin, tam bağımsızlık çerçevesinde yazgısını bizzat üstlenip yönetmeye başladığını bütün dünyaya duyurdu.
Çünkü;
Atatürk Milli Egemenliğimizin bir şahısla veya sınırlı sayıda şahıslarla kabine gibi bir kurul tarafından temsil edilmesi yüzünden ülkenin ve milletin despotluktan kurtarılamayacağını görmüştü.
O zaman bu temsil hakkını, olabildiğince çok insandan meydana gelen ve süresi kısa olan bir kurul (TBMM) ile gerçekleştirmek O'na göre tek çareydi.
Neden derseniz;
Atatürk'e göre Milli Egemenlik bir güçtü, millete ait olan bir kuvvetti.
 
 
Ulusal Egemenliğin olmazsa olmazları vardır.
Atatürk bunları şöyle sıralamıştır:
Milli Egemenlik birdir.
Milli Egemenlik bölünemez, parçalara ayrılamaz. Ortak kabul etmez.
Milli Egemenlik terk ve iade edilemez, devredilemez, kimseye bırakılamaz.
Bir bütündür, tek bir zerresi dahi feda edilemez.
 
 
Bugüne gelince...
95 yıllık bir süreçten sonra Milli Egemenliğin "bölünmezlik ve devredilmezlik" nitelikleri zorlanır hale gelmiştir.
Türkiye'deki, "gerçek demokrasi" rejimi, "lider demokrasisi"ne dönüştürülmeye çalışılırkan, araç olarak da "sadaka demokrasisi" kullanılmaktadır.
Bu durum, halkın siyasal iradesinin, ipotek altına alınmasını kolaylaştırmaktadır.
Nereden, nereye geldik ama, özellikle çocuk ve gençlerimize 23 Nisan'ın sadece bir "Çocuk Şenliği" değil, bir Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olduğunu öğretmek ve anlatmak zorundayız.
Hepimize düşen görev budur...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN