Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Sertel’in Durumu, Umutsuz Vaka...

Yayınlanma Tarihi : 21 - 04 - 2015 : 09:07
CHP’nin, aday belirlemede ortaya koyduğu önseçim uygulamasından büyük başarı ile çıkan, araya sokulan kontenjan adayları da olsa seçilebilecek bir konumda yer alan gazeteci arkadaşımız Atilla Sertel’in adaylığının sudan bir sebeple düşürülmesi, özellikle CHP ve gazeteci çevrelerinde olduğu gibi bende de büyük şok etkisi yarattı.
 
Atilla’nın siyaset aranasında 20 yıla yakın verdiği mücadeleyi yakından bilen birisi olarak üzüntüm bir kat daha arttı. Ortada bir yenmiş-içilmiş, birisi ya da birilerinin haksız yere hakkının üzerine oturulmuş bir durum olsa, “eden bulur, yaptığının cezasını çeksin” diyeceğim ama, ortada bir hak yenilmişlik de yok, mağdur edilmişlik de...
 
Neymiş efendim; İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı nedeniyle sıfatına tanınan Basın İlan Kurumu üyeliğinden “zamanında” istifa etmemiş, son genel kuruluna da katılmış. Sonunda da bu sudan sebep üzerine yapılmış itirazı değerlendiren Yüksek Seçim Kurulu, adaylığın düşürülmesine karar vermiş. Ortada bir yenilmişlik yok, içilmişlik yok, hak ihlali yok, güç kullanımı yok, ama ceza var...
 
 
YSK Kararları Zırhlı...
Kaldı ki; bırakın aday adaylığı aşamasında, adaylık döneminde bile tüm devlet olanaklarıyla, bürokratlarıyla, araç gereçleriyle seçime giden başbakanların, bakanların olduğu bir ortamda, sıradan bir kurumun sıradan bir yönetim kurulu üyesinin istifa etmemiş olması, alaşağı edecek bir sebep mi?
 
Bilindiği gibi Yüksek Seçim Kurulu kararları “özel kanun”la koruma altındadır, idari kararlara itiraz yolları kanun bloklarıyla kesilmiştir. Atilla Sertel için, tek yol Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurmak gibi görünse de, bundan da umutlanmamak lazım.
 
Hatırlarsınız; elinde 500 küsur belge ile “YSK zırhını delmek” üzere Anayasa Mahkemesi’ne başvuran Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, hangi gerekçelerle hak arayamamışsa, sevgili Atilla Sertel’i de benzer bir sonucun beklediğini düşünüyorum ve kendisine “geçmiş olsun” dileklerimi iletiyorum.
 
 
“Parti İçi Disiplin”, Vicdan Kelepçesi...
Belediye meclislerinde şu günlerde faaliyet raporları uçuşuyor. Sudan itirazlar, “muhalefet olsun, torba dolsun” diye konulan muhalefet şerhleri, gözü kapalı “evetler-hayırlar” birbirini kovalıyor.
 
Doğal olarak aynı durum İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de sergileniyor.
 
Büyükşehir Meclisi’nin muhalefet cephesinden bir üyesi olsam, önüme de “2014 yılında yapılan 2.4 milyar liralık harcamanın 1.4 milyar
lirasının yatırım, proje ve faaliyetlere ayrılmışlığı” gibi bir belge konsa, “muhalefet ahlakı” gereği, icraat sahiplerini kutlamasam da, aleyhte edecek tek kelime bulamam. Hatta “parti disiplin suçunu” bile göze alarak, vicdanımın sesine uyarak alkışlarım bile... Yiğidi öldürüp, hakkını yememe adına...
 
Bu cümlenin devamı olarak ne çok takıldığım konulardan birisi de, milletvekillerinin ellerini, kollarını, dillerini ve vicdanlarını ipotek altına alan “parti içi disiplin...” Emir “büyük yer”den geldi mi, aklını, vicdanını, hatta ülkenin geleceğini, prestijini çuvala koyup ağzını bağlayacaksın ve denileni yapacaksın. Yoksa...
 
Parmağın, vicdandan, akıldan mantıktan önde olduğu bir durum...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN