Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Alın Şu Adamı Başımdan Ya...

Yayınlanma Tarihi : 19 - 04 - 2015 : 11:31
Bu benim arkadaşım Bay İ.K. var ya, çok yaşlı değil ama takık bir adamdır.
Kedi besler, köpeklerden nefret eder. Sonra da hayvan severim der.
Yumurtaya bayılır; sahanda, rafadan, sucuklu-sucuksuz ne bulursa her gün götürür, vejeteryanım diye hava atar.
Denize ayağını sokmamıştır, iyi yüzücüyüm diye geçinir.
Son karşılaşmamızda, nereden aklına geldiyse şöyle bir soru sordu:
Televizyonun renkli yayına geçerken yaptığı en önemli değişiklik nedir biliyor musun?
Düşün, düşün bir cevap bulamadım.
- Hayır, bilmiyorum, dikkatimi çeken bir şey olmadı.
- Elbette ayrımına varamazsın. Bazı konular öylesine işlenir ki bunun için çok duyarlı olmak gerek.
Başladı diye düşündüm bizimki yine ders verir gibi konuşmaya.
Ama bir yandan da merak ediyorum, bu işin sonu nereye varacak diye..
- Yahu anlat bakalım. Ne yapmış TRT televizyonu? Gerçekten, önemli bir değişiklik görmedim. Bir bayram programı dediler, o da şanına yakışır bir program değildi. Benim bildiğim, gördüğüm bu kadar.
- Senin dikkatini çekmez elbette. Namazda gözün yok ki ezanda kulağın ola.
- Yahu, beni gerçekten meraklandırdın. Ne yapmış şu bizim TRT televizyonu, söyle de meraktan kurtulalım.
- Daha ne yapsın televizyon? Yuvarlak dünyayı dümdüz etti koydu!..
- Neeeeeeeee. Hiçbir şey anlamadım.
- Anlamazsın ya. Bak anlatayım da gör:
- Bildiğin gibi önceleri televizyonun haber bültenlerinde saat ayarı verilip gong çalındıktan sonra bir daire içinde dönen dünyamız gösterilirdi. Dünyamız birkaç saniye döndükten sonra haberlere geçilirdi.
- Evet hatırlıyorum. Ama ne var bunda?
- Dur, acele etme. Anlatacaklarım bitmedi daha.
- Televizyon dünyayı yuvarlak olarak göstermekle geçmişteki inanışın yanlışlığını vurguluyordu. Biliyorsun, bugün bile yurdumuzda dünyanın yuvarlak olmadığına inananlar var. Okuma yazma bilmeyenlerimizin oranı yüzde 40'a yaklaşmakta. Bunların çoğu köylerde yaşamakta, ilkokul öğrenimi görmemiş bu insanlarımızdan çoğu dünyamızın düz olduğunu sanmakta. İşte televizyon, her günkü haber bültenlerinde dönen bir dünya, yuvarlak bir dünya göstermekle bu anlayışın yanlışlığını, bilim dışı olduğunu vurguluyordu.
- Eeeeeee... Bu görüntüyü ortadan kaldırmakla televizyon ne yapmış oldu?
- Geçmişten kalma yanlış düşünceyi her gün, her gün hala böyle düşünenlerin kafasına "Gong! Gong" diye vurmaktan vazgeçmiş oldu.
İşin asıl önemlisi de onların düşünce ve inanışlarına hak verircesine dünyayı düz olarak göstermekte.
Yani eskiden yuvarlak içinde gösterilen Dünya şimdi dümdüz gösterilmekte...
 
 
Ne diyeceğimi şaşırdım.
Yahu bu adam hakikaten çatlak!..
- İyi de canım-babam Bay İ.K.; bana öyle geliyor ki, sen sorunu büyütüyorsun. Belki televizyoncuların aklına bile gelmeyen konularda yorum yaparak ortalığı karıştırmak istiyorsun...
- Sen ne dersen de. Benim aklım takıldı bir kere. Yuvarlak, dönerek gösterilen dünya dümdüz gösterilmeye başlandı.
- Peki ne olur ki. Dünyayı düz gösterdin diye dünya dönmeyecek mi? Gerçek gerçektir. Gerçeği yalanlama olasılığı var mı? Sen istediğin kadar düz olarak göster. Dünya yine yuvarlaktır, dönecektir...
- İşte ben de bunu anlatmak istiyorum. Halka; doğruların, gerçeklerin söylenmesini, öğretilmesini istiyorum. Gerçek gerçektir ve bir gün yalanı yenecektir.
 
 
Canınızı sıkmamak için gerisini anlatmayacağım.
Sustuğunda saate baktım, birbuçuk saattir TRT'nin dünyayı ekranda dümdüz gösterdiğini konuşmuşuz.
Hak verdiğim tek şey; gerçeklerin her zaman gerçek olduğu ve geç olsa da yalanı yendiği söylemi oldu.
Hele tutup da bunu 7 Haziran seçimlerine bağlaması, kafasının ne kadar iyi işlediğinin göstergesiydi.
Çünkü Bay İ.K'ya göre 7 Haziran'da gerçek olan sandıktan çıkacak, yalan iyot gibi sandık dışı kalacakmış...
 
 
Yediğimizi İçtiğimizi Belirliyor
Bizim adamı postaladıktan sonra, şu televizyon için anlattıkları kafama takıldı.
Bu "Aptal Kutusu" var ya, aslında o kadar etkili ki, bizleri "aptal" gibi kendisine esir etmekle kalmayıp hayatımızı da programlıyor.
Bir arkadaşım anlatmıştı.
Özellikle akşam menülerimizi "dizi"ler belirliyormuş.
Ekranda görüyor, canımız çekiyor, eve söylüyor ve bir güzel yiyormuşuz.
 
Doğru mu?
Vallahi doğru, billahi doğru...
Hatta Yemeksepeti ekibinin bu konuda bir araştırmasını buldum.
Her akşam birbirinden heyecanlı programların karşısındaki yerimizi alıyoruz ya, (özellikle benim kayınvalidem Ayşe Hanım) işte tam da o saatlerde sipariş oranları günün diğer saatlerine göre tam 2 katına çıkıyor.
Yetmiyor, izlediklerimiz yemek seçimlerimizi etkiliyor.
 
Yapılan öyle tırışkadan teyyare bir araştırma değil ha!
Ekip, akşam yemeğine denk gelen saatlerdeki programları not edip, hangi yemeğin o diziye eşlik ettiğini 3.4 milyonu aşkın kullanıcısının siparişleri inceleyerek sonuçlandırmış.
Örneğin 7 Mart Cumartesi günü Survivor’da ünlüler takımı pizza ödülü kazandığında, Yemeksepeti’nde pizza siparişleri önceki cumartesiye göre yüzde 29 artmış.
16 Mart Pazartesi günü ise kazanan Survivor ekibi hamburgere gömülürken, o gece de hamburger siparişleri yüzde 19 artmış.
Çarşamba günleri dizilerin büyük çekişme günü.
Güzel Köylü, Poyraz Karayel, Yılanların Öcü ve Diriliş Ertuğrul zirve için yarışırken, kullanıcılar da zap yapmaktan yorulan bünyeye enerji takviyesi yapıyor.
İlk 3’e girenler sürekli değişse de, yemek siparişi değişmiyor.
Çarşamba akşamları en çok kebap ve et yemekleri sipariş ediliyor.
Perşembe günleri ile özdeşleşen Kurtlar Vadisi yıllardır "ağırlığını" koruyor.
Biraz politika, biraz mafya, biraz kurgu, biraz gerçek derken Kurtlar Vadisi izleyiciye delikanlı yemekleri yediriyor.
Vadi’nin takipçileri puslu Perşembe akşamlarında çorba, acılı Adana ve pide ile doyuyor.
Vallahi şaşırdım.
Renkli Cam'ın insanoğlunu bu kadar etkileyebileceğini aklıma gelmemişti.
Ne dersiniz, yoksa bu bizim Bay İ.K haklı mıdır nedir?
 
 
Bir Budist Rahipten 18 Öğüt
1- Unutma ki, büyük aşklar, büyük başarılar büyük risk almakla mümkün olur.
2- Kaybettiğin zaman, dersini de kaybetme.
3- Üç "S" yi unutma; Kendine Saygı, başkalarına Saygı, ve eylemlerinde Sorumluluk.
4- Unutma ki, bazan istediğini "elde edememek" büyük şanstır.
5- Kuralları iyi öğren, ki gerektiğinde onları uygun şekilde kırabilesin.
6- Büyük bir dostluğun yoluna küçük şeyler koyma.
7- Hatanı gördüğünde hemen düzeltmeye çalış.
8- Her gün kısa bir süre yalnız kal.
9- Değişikliği kucakla, fakat öz değerlerini de bırakma.
10- Unutma, bazan sessizlik en iyi yanıttır.
11- İyi ve saygın bir yaşam sür, ki yaşlandığında bunu düşünerek mutlu olasın.
12- Evindeki sevgi ortamı yaşamının temeli olmalı.
13- Sevdiğin biriyle tartışırken güncel konuda kal, geçmişi karıştırma sakın.
14- Bilgini paylaş; ölümsüzlüğe giden yol bu paylaşımdır.
15- Doğaya saygılı ol.
16- Yılda bir kere olsun, bilmediğin bir yere git.
17- Unutma, en iyi ilişki birbirine olan sevginin birbirine olan gereksinimden büyük olduğu ilişkidir.
18- Başarı, gösterilen fedakarlığı hesaba katarak değerlendirilmelidir.
 
GÜLÜMSEMELİK
Kayserili hasta doktora sorar:
- Doktor bey, ameliyatım çok masraflı olacak mı?
Doktor gayet ciddi bir tavırla cevap verir:
- Siz bu meseleye kafayı takmayın, bırakın onu mirasçılarınız düşünsün.
 
Karadenizli doktor, hastasına bağırır:
- Ula saa dört aydır sarılık tedavisi yapayrum da sen neden Çinli olduğunu demeysun?
 
Durmadan afacanlık yapan oğlunu yanına çağıran babası:
- Oğlum biraz akıllı olsana. Sen şımardıkça benim saçlarım aklaşıyor. Bari bana acı da uslu dur, demiş.
Çocuk bilgiç bilgiç:
- Babacığım, demek ki siz dedeme hiç acımamışsınız, baksana saçları bembeyaz..
 
Nine, senin gözlüklerin herşeyi büyütüyormuş doğru mu bu?
- Evet, evladım.
- Ne olursun nineciğim, tabağıma tatlı koyarken gözlüklerini çıkarıver...
 
Zengin ve nazlı bir kadın, ünlü bir ressama giderek resmini yaptırmak istemiş. Şartlarını da şöyle sıralamış:
- Hem bana benzesin hemde çok güzel olsun...
Ressam kadını baştan aşağı iyice süzdükten sonra şöyle demiş:
- Hanımefendi, ikisinden birini seçmek zorundasınız.
 
Aslan, kurda seslenir:
- Hey kurt! Gel sohbet edelim.
- Olmaz. Beni yersin sonra.
- Yemem. Bak inanmazsan pençelerimi, ağzımı bağlayayım.
Aslan, pençelerini, ağzını bağlayınca kurt heyecanla yaklaşır.
- İyi ama der, aslan... Neden bu kadar heyecanlanıyorsun ki?
Kurt cevap verir:
- Neden olacak? İlk defa bir aslan yiyeceğim de...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN