Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Takip Etmek Bile Zor

Yayınlanma Tarihi : 14 - 04 - 2015 : 13:17
Hiç bir ülkede insanlar bizim gibi yaşamıyor.
Akşam yatıyor, sabah kalktığımızda bir bakıyoruz "gündem" değişmiş.
İşi gücü bırakıp başlıyoruz atıp/tutmaya...
Bunun için Türkiye'de herkes yay gibi gergin.
Onun için insanlar yan baktın diye birbirini dövüyor, öldürüyor.
 
Her şey, her olayı, her değişen gündemi, "sonuçlarından kim yararlandı" diye değerlendirmek lazım.
Göreceksiniz olası cevaplarınız sizi biraz olsun rahatlatacak, yaşadığınız "kaos"tan çıkmanıza yardımcı olacaktır.
İsterseniz gelin Mart ayının sonundan itibaren yaşadıklarımıza bir göz atalım:
27 Mart günü sıkıyönetimi aratmayacak "İç Güvenlik Paketi" Meclis'ten geçti.
Yasa maddelerinin ne gibi değişiklikler ortaya çıkarttığı ya da çıkartacağı tartışılmadan elektrikler kesildi, Türkiye zifiri karanlığa gömüldü...
Aynı gün, İstanbul'da Çağlayan Adliye Sarayı basılıp savcı rehin alındı ve öldürüldü. Aynı gün Balyoz Davası'nda karar açıklandı, sanıkların tümünün beraat ettiği ilan edildi.
Sahte delil hazırlayarak orduya kumpas kuranlar hakkında suç duyurusunda bulunuldu.
Savcının rehin alınmasını takip eden gün, aynı örgütün militanları İstanbul Emniyet Müdürlüğüne saldırdılar... Yaralanan bir militanın saatlerce asfalt üzerinde ölmesi beklendi.
 
 
Arka arkaya yaşanan bu olaylardan sizce kim yararlanmayı başardı?
Açalım;
Teröristlerin birinin avukat cübbesi giymesi bahane edilerek, cinayetle avukatlık mesleği arasında ilişki kurulmaya çalışıldı.
Oysa güvenlik açığını yaratan, adliye kapısında görev yapan güvenlik işlerini doğru dürüst yapsalardı, sahte kimlik ibraz eden teröristi kapıda fark edebilirlerdi!..
Cumhurbaşkanımız yurt dışından gelir gelmez, yasaya aykırı olmasına rağmen; avukatların da üzerinin "bal gibi aranabileceğini" söyledi.
Olay birden bire değişti.
Bir gün sonra, Başsavcılık bu açıklamayı kabul edip, talimat gönderdi: Avukatlar da aranacak...
Adliye binasının önündeki itiş kalkış sırasında, savunma hakkı yerlerde sürüklendi.
Ve, "İç Güvenlik Paketi"nin ne kadar gerekli(!) olduğu böylece anlatılmış oldu!..
 
 
Elektriklerin kesilmesi de iyi değerlendirildi: Akkuyu Nükleer Tesisi'nin Japon-Fransız şirketine verilmesi kanunlaştı...
Tam bu sırada, üzerine Hz. Ali'nin kılıcı işlenmiş bir bayrakla AK Parti'nin Kartal ilçe binası basıldı. Kuru sıkı ile sağa sola ateş eden biri, bir anda dikkatleri Alevilerin üzerine çevirdi!..
Peki, Sürmene çıkışında pompalı tüfekle Fenerbahçe otobüsünün kurşunlanması?
Tartışması bitmeden Ağrı Yukarıtütek kırsalındaki 10 saatlik çatışma ve beş teröristin öldürülmesi...
Tam 15 günde ülke olarak bunları yaşadık, konuştuk ve tartıştık.
Hangi ülkede gündem bu kadar çabuk değişir?
Olayların sonuçlarından kimler yararlanıyor, demiştik.
Biraz kafa yorarsanız, "ağacı dikenle, meyveyi toplayanın ayni kişiler olmadığını çok rahatlıkla görebilirsiniz...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN