Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


HDP'ye Oy Vermek...

Yayınlanma Tarihi : 02 - 04 - 2015 : 14:04
İstanbul Barosu Genel Sekreteri Avukat Hüseyin Özbek şöyle diyor:
"BDP Eş başkanı Selahattin Demirtaş’a poşusunu, şal şepiğini çıkarttırıp, takım elbiseyle vitrine çıkaran üst akıl HDP’yi Haziranın siyasal turfandası olarak piyasaya sürmektedir."
Devam ediyor, 
"Olgularla değil algılarla yönetilen, toplum mühendisliğinin yoğun mesaisine sahne olan bir Türkiye’den bahsediyoruz. Etno feodal, ayrılıkçı bir siyasi hareketin laikliğin, çağdaş değerlerin, demokrasinin sigortası olarak yutturulmasına yönelik bilinç bombardımanına maruz bırakılan zavallı ülkemizden!.."
Aynen katılıyorum.
Çünkü 7 Haziran seçimleri öncesi böyle bir algı hızla yayılmaya çalışılıyor:
"AK Parti'den kurtulunmak isteniyorsa, HDP barajı aşmalıdır."
Neden?
Çünkü, Kürt milliyetçiliğinin kümelendiği bir parti olan HDP'nin yüzde 10 barajını aşmak için ülkemizdeki milliyetçi Kürtlerin sayısı yetmiyor da ondan.
Propagandanın asıl amacı, sosyal demokrat ve daha soldaki marjinallerden, hatta bugünkü iktidardan şikayetçi olan merkez sağ parti seçmeninden "özgürlük, demokrasi ve laiklik" ilkelerini "vitrine" taşıyan HDP ve bu söylemleriyle Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde "pirim yapan" Demirtaş'a oy verilmesini sağlamak.
 
 
Etkili de oluyor.
CHP'ye oy veren seçmenin çevresinde HDP'ye, Demirtaş'a oy verelim diyenlerin sayısı hiç de küçüksenemeyecek kadar yüksek.
Ama yanlış.
HDP, Türk siyasetinin ve boğazı sıkılan demokrasimizin bir parçasıdır.
Ama yüzde 10 barajı aşsa bile kitlesel değil, marjinal bir partidir.
Kuruluş ve var oluşunun tek nedeni Kürt Milliyetçiliğidir.
Bugün İstanbul, Ankara, İzmir ve ülkemizin pek çok bölgesinde takım elbise ve kravatla gezen bu partinin mensupları, liderleri, milletvekilleri, güneydoğu sınırlarına girdiği andan itibaren poşu ve şal şepliği ile soka çıkar.
Yadırgamıyorum.
Kendi içlerinde tutarlı ve doğru bir eylemdir.
Ancak, etnik ve feodal, ayrılıkçı bir siyasi hareketi hiç kimse laikliğin, çağdaş değerlerin, demokrasinin emniyet sübabı diye göstermeye hakkı yoktur.
Türk seçmeni böyle bir algının esiri ve etnik kökenli marjinal bir partinin kurtarıcısı rolünün aktörleri olmamalıdır.
Yerel özerklik, federasyon, Abdullah Öcalan'ın evde alıkonulması gibi, Anayasa'nın yeniden yapılarak Başkanlık sistemine geçilme sürecinde herkes bilmeli ki HDP ve Demirtaş, Meclis'te iktidarın "arka bahçesi" olacaktır.
Eylül referandumunda Türkiye bunu yaşadı.
Daha çok demokrasi, daha fazla özgürlük ile ambalajlanan süslenmiş "paket"e evet dendi.
Peki, özellikle son kabul edilen yasadan sonra, dün mü daha çağdaş ve sınırsız demokrasi vardı, bugün mü?
Özgürlük konusu da aynı.
Kürt Milliyetçisi bir parti olan HDP'ye oy vererek iktidarın gücünün zayıflatılacağı algısı da tıpkı referandumda "Evet ama yetmez" cilerin düştüğü yanlışın bir farklı versiyonudur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN