Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Örnek Alınacak Siyaset Dersi

Yayınlanma Tarihi : 31 - 03 - 2015 : 09:05
Aslında bu sistem, adaylarını merkezden atamayla belirleyen bütün partilere örnek olmalıdır.
Hatta şart olmalıdır, koşulsuz olmalıdır.
Hoş, dillerinden demokrasiyi, eşitliği, adaleti düşürmeyen siyasiler genelde böyle demokratik bir ortamı istemezler, ellerindeki yetkileri dağıtmayı arzu etmezler, fakat doğru yöntem budur.
CHP 1.500 adayının arasından 301 milletvekili adayını belirlemek için gittiği önseçimde, Türkiye’ye gerçek bir demokrasi şöleni yaşattı.
Uzun zamandır bu tür demokratik uygulamalara hasret kalan bir ülke olarak, sözkonusu tavır hoşumuza gitti.
 
Pazar sabahı erken saatlerden itibaren 41 il ve 45 seçim bölgesinde 800 bin CHP’li sandık başına koştu.
Tabii, olayın en güzel tarafı, sandıktan çıkan isimlere parti merkezinin müdahale şansı bulunmaması..
Zaten olsaydı eğer, o zaman seçimin bir anlamı kalmazdı.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun da önseçime girme talebi, demokratik sistemi taçlandırdı.
Çünkü, liderler genelde kendilerini istedikleri yere, istedikleri sıraya koyarlar ve geçer giderler.
Kılıçdaroğlu bu uygulamasıyla o kuralları da yıkmayı başardı.
 
Şimdi, sonuçlara kimsenin şikayet etmeye hakkı yok.
Milletvekili adayları üç-beş kişinin değil, binlerce kişinin iradesiyle ve özgür tercihiyle listelerdeki yerlerini aldı.
Dolayısıyla, sandıktan çıkan isimlere herkesin saygı göstermesi gerekir.
Burada adam kayırma olmadı, zorlama olmadı, baskı olmadı.
Her şey demokratik ortamda gerçekleşti.
Çoğulcu ve katılımcı anlayış, “tek seçici genel merkez” anlayışını kökten kırdı.
Bu tablo önemli bir siyaset dersidir.
Umarım, Türkiye’nin yararı için geliştirilir ve örnek alınır.
 
Kontenjan Ne İçindir
 
CHP’de önseçim bitti, şimdi sıra geldi kontenjan adaylarının atanmasına..
Ancak, atama yapmadan önce şu sorunun cevabını doğru vermek gerekir:
 
—Kontenjan ne içindir?
 
Bana göre bunlar içindir:
 
—İktidara talip olan partiler, devleti yönetmek için uzman kadrolar oluşturmak isterler.
—Kontenjan yöntemi, bu kadroların parlamentoya taşınması için kullanılır.
—Kontenjan kadroları çoğu zaman bürokrasiden, üniversitelerden gelen ve devlet deneyimi olan kişilerden seçilir.
— O nedenle de, kontenjan adayı olanların özgeçmişleri bu atamalar için ciddi veridir.
—Özgeçmişlerinde hangi devlet görevinde bulundukları, hangi örgütü temsil ettikleri, hangi uzmanlık alanına sahip oldukları önem taşır.
—Çünkü, iktidar makamı “öğrenme makamı” değildir.
—Deneme-yanılma yoluyla iktidar yapılamaz.
—Hele muhalefet partileri mevcut iktidardan şikayetlerinde samimilerse, bu tarz insanlara çok daha fazla ihtiyaçları var demektir.
 
Kontenjanları bu anlamda kullanmak gerekir diye düşünüyorum.
 
Alaçatı Ne Yapsa Marka Oluyor
 
Alaçatı artık ne yapsa doğal olarak “marka” oluyor.
Yüksek reytinge sahip olmak böyle bir şey işte..
Bir süredir Türkiye’nin yükselen değerlerinin en başında gelen Alaçatı, “Ot Festivali”yle de ulusal gündem yaratmayı başardı.
Ama hakkını verelim ki, yetkililer de güzel bir organizasyon gerçekleştirdiler.
Bunun için Alaçatı Sanat ve Kültür Derneği ile Çeşme Belediyesi’ni kutlarım.
Şenlikler, otlu yemekler, yarışmalar, hamur işleri, tatlılar, kurulan standlar, kostümler, süslü püslü araçlar, yöresel ezgiler, özetler her şey şahaneydi.
Benzer festivaller Avrupa ülkelerinde onbinlerce turisti kentlere çekiyor.
Açıkça görüyoruz ki, Alaçatı da yavaş yavaş o kıvama geliyor.
Katılım ve yabancı konuk sayısı her sene giderek artıyor.
Bu iyi bir mesaj.
Başkan Muhittin Dalgıç, festivalle doğanın ve çevrenin korunması için toplumda farkındalık yaratmayı amaçladıklarını söylüyor.
Onu yaratabildiler mi bilemiyorum, ancak Türkiye’ye yeni bir değer ve farklı bir festival kattıklarını biliyorum.
 
Onlar Alman Değil ki
 
Şu ifadeler bence doğru değil.
 
—70 Alman kadın IŞİD saflarında..
—6 Hollandalı IŞİD’e katıldı..
—4 İngiliz kız IŞİD’e giderken yakaladı..
 
Bu kişilerin yakalandıkları, IŞİD saflarına katılmak istedikleri filan doğru, ancak onların kimlik bilgileri yanlış aktarılıyor.
Çünkü bunlar ne Alman, ne Fransız, ne de İngilizler..
Çoğunluğu başka ülke kökenli olan ve sadece yaşadıkları ülkenin vatandaşlığına geçen kişiler.
Mesela aslen Somalili, fakat Fransız vatandaşlığı da almış.
O yüzden, bu tür kişilerden bahsedilirken “Fransız vatandaşı” deniliyor.
Dolayısıyla yanlış bir sunum yapılıyor.
Doğru ifade “Somali kökenli Fransız vatandaşı” olmalıdır.
O zaman kimliğin tanımı daha iyi anlaşılır.
 
Ya Biz Ne Yapalım
 
- İspanya basını, Milli Takımın Hollanda maçını “Türkler’den futbol dersi.. Hollanda’yı depresyona soktular” diye yorumlamış.
- Biz bu takımla ve Fatih Terim’le senelerdir depresyondayız. Biraz da başkaları çeksin, n’apalım!..
 
Peşin Çalıştıysa
 
- Eda Taşpınar, eski sevgilisiyle yeniden yakalanınca, “artık birlikte değiliz, taksit taksit aşk olmaz” demiş.
- Tamam da.. Adam belki peşincidir, hiç taksit yapmamıştır. O zaman ne olacak? 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN