Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Kemal Derviş

Yayınlanma Tarihi : 28 - 03 - 2015 : 09:10
İster iman, ister itikat deyin; isterseniz sosyal üslup tanımlamasıyla yorumlayın; eğer derin değerlerin dünyasındaki inanışlarınız, talihin yaverliğini kabul ediyorsa, her şeyi kolayca kabul edersiniz. 
Hayatınızın saygın değerleri arasında bazı olaylar ve isimler bu bahsin nadir bulunan örneği olurlar. 
Örnek mi istiyorsunuz? Ben size bu bahsi bir öyküyle anlatayım...
Kemal Kılıçdaroğlu, zor günlerin çözüm meleği, (yani Hızır Aleyh-is Selam’ı) sayılan Kemal Derviş’e milletvekilliği önerisinde bulunmuş. 
(Not: İki Kemal karıştırılmasın diye Derviş Bey isimlendirmesini kullanıyorum. Amacım sadece anlaşılma kolaylığı sağlamaktır.)
Kemal Bey daha önce milletvekili olmayı düşünmediğini söyleyen Derviş Bey’le görüşmüş... 
Ve etkin bir müzakere maharetiyle ikna etmiş. Derviş Bey, Kemal Bey’in ikna üslubundan geçerek milletvekilliği teklifini kabul etmiş. Basında yer alan bilgi bu...
Bana göre bu teklif, CHP’ye     karşı çok ciddi ve kalp kırıcı bir     haksızlıktır...
Neden mi? Önce bir soruyla konuyu gündeme getirelim...
Soru şu: Genel başkanlar bu haksızlıkları yapma hakkını, siyaset zeminlerinde kendi koltuklarının ve unvanlarının yetki verdiği bir istisnai eylem imtiyazı olarak kullanabilirler mi? Hadi bakalım; gelin bu zor soruya makul cevap arayalım.
Evet diyenler ne diyecekler; hayır diyenler ne diyecekler?
 
CHP içinde cesaretli bir kadro ortaya çıkıp bu konuyu soru-cevap masasına yatıramaz. Yatırırsa, hiç kimse cesur karakterin temiz ve isabetli lisanı ile bu soruyu soramaz. 
Çünkü, bugünler hassas ve telaşlı günlerdir. Kendi isimlerinin milletvekili listelerinde yer almasının telaşı nedeniyle kimse ağzını açamaz. 
Bu konuda Derviş Bey’i CHP’ye getirip milletvekili yapan Deniz Baykal bile soramaz. Onun genel sekreteri Önder Sav bile soramaz...
 
Önce bir tespitte bulunalım: Siyasetçiler şöhrete meraklıdırlar. Şöhretlilere olan meraklarına gelince; adamdan adama ölçek farklılığı gösteren, bir münasebet bahsi yaratırlar.
Çok sayıda siyasi lider, bu bahsin cazip görünen vitrininden fotoğraflar seçip milletvekili listelerine koyar. Ve sonraki seçimin listesinde, o şöhretli isimleri çerçevelerinden çıkarıp atarlar. Ve yeni vitrin arayışı başlatırlar...
Bu seçimlerde de aynı şey olacak... Çok şöhretli isimler listeye konacak ve bir dönem sonra o isimler bir daha hiç hatırlanmayacak...
 
Rahmetli Ecevit, perişan ekonomiyi ellerine teslim ederken Derviş Bey’i, başbakanlığın döner merdiveni altında yaptığı kısa açıklamalı konuşmayla takdim etmişti.  
Sonra seçim zamanı geldi. Ecevit’in partisi darmadağınıktı. CHP’ye fırsat doğdu... Deniz Bey, Derviş Bey’i CHP lideri olarak ikna etti listeye koydu. 
Derviş Bey CHP milletvekili seçildi. Sessizce turuncu koltuğunda oturdu ve bir sabah CHP’den ve milletvekilliğinden ayrıldı; Amerika’ya döndü.
Deniz Bey hayret sayhalarının içinde söyleyecek söz bulamamıştı.
 
Kemal Bey, Derviş Bey’in yarım bıraktığı milletvekilliğini tamamlaması için ikna etmiş. Basındaki haberler bu yönde... Belli ki listelerde itibarlı bir yeri olacak...
Sorun şurada: Kemal Bey kendisini, ön seçimin süzgecinden geçirirken, listelerin itibarlı derecelerine, bir zamanlar partiyi ve görevi yarı yolda bırakmış birini tekrar liste başı yapmak kararını hangi ikna edici gerekçeye dayandırıyor?
Evet! Bizim siyaset geleneğimizde parti liderleri sorgulanamaz.Ama kimse liderleri sorgulamadığı için, her kararlarının isabetli olduğu düşünülemez ve kabul edilemez...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN