Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Resmin Bütünü

Yayınlanma Tarihi : 26 - 03 - 2015 : 16:50
BEN HABER GAZETESİ 30.SAYI
 
 
 
 
Siyaset kazanının kaynadığı son dönemde;  bu yazıda gelişmelere İzmir’den bakarak, Türkiye’nin bütününün resmini görmeye çalışmak, galiba en doğrusu. 
 
Giderek herkesin birbirini ötekileştirdiği, hayatın her alanında hızla kutuplaşan bir Türkiye’de yaşıyoruz. Belki de birçok kavramı, barış duygusuyla, sahicilikle yeniden tanımlamamız gerekiyor. 
 
Örneğin, siyaset ve siyaset yapma tarzları da, bu nedenle yeniden tanımlanmaya muhtaç. İlk bakışta, herkes genelde her seçim döneminde olduğu gibi, bu genel seçim öncesinde de birbirine soruyor:
 
“Kim kazanacak, kimler kaybedecek?” diye. 
Türk siyasetinin usta ismi, 9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e, AK Parti’nin ilk kez iktidara geleceği 3 Kasım 2002 seçimleri yaklaşırken sorulmuştu: 
“Sandıktan ne çıkacak?” diye. 
Demirel tarihi sayılabilecek, mükemmel bir cevap vermişti:
“Sandığa kim girerse, o çıkar!”
 
Birbirinden değişken, son dönemde hep tartışmalı olan, manipülasyona çok açık anketleri bir kenara bırakırsak; üzerinden 8 aya yakın bir süre geçen, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonucu; aslında sandığa kimin girdiği, kimin önde çıkabileceği konusunda; en somut siyasi veri sayılır.
 
Doğrusu bu veri ışığında, şahsen ben kimin kazanacağından çok, bizlerin neler kazanabileceği üzerinde duruyorum. Kim, hangi siyasi parti ya da partiler kazanırsa kazansın; bizler, yani yurttaşlar ne elde edeceğiz? Türkiye, her anlamda toplumsal barış konusunda adım atabilecek mi?
 
Hukukun evrensel ilkelerinin uygulanmasını; hepimiz, öteki olarak gördüklerimiz için, gönülden isteyecek miyiz? Kim kazanırsa, kazansın; önce hukukun üstünlüğü kazanacak mı?
 
Karşılıklı kumpaslar, fişlemeler, dinlemeler, bitecek mi? Adına ne derseniz deyin, iktidardan pay almak için; meşru olmayan, demokrasi dışı yolları seçenler dahil; hukuk dışı duranların tümü, ‘düşmanlık duygusunun dışında’, adil şekilde yargılanacak mı? 
 
Türkiye normalleşecek mi? Örneğin kardeşlik, barış, dostluk, sevgi kazanacak mı? 
 
Anti demokratik sayılabilecek tüm uygulamalar, törpülenecek, yok edilecek mi? 
 
Ne yazık ki hala gelecek umudunu, askeri vesayet üzerinden şekillendirmeye çalışanlar, bu dünyalarını bir kenara koyabilecek mi? Vatanseverlikle, aşırı milliyetçiliği birbirine karıştıranlar, biraz daha yumuşayacaklar mı? Siyasette sadece birbirine vurmaya değil de; birbirini anlamaya, anlaşmaya; birlikte, sağduyulu bir dil inşa etmeye yönelik bir çaba gerçekleşecek mi? 
 
Örneğin kızının vahşice öldürülmesinden sonra, hepimizin yüreğini parçalayan o şiddet manzarasında; Türkiye’yi yeni bir söylemle tanıştıran Özgecan’ın o yiğit babasının; erdemli, kocaman sağduyulu üslubunun, en azından onda biri; gündelik siyaset diline yerleşecek mi? 
 
Siyasetçilerimiz, kamu yöneticilerimiz, medyamızın ayrıcalıklı isimleri; artık birbirlerini kandırmaktan, bazen yalan yazmak ya da yalan söylemekten vazgeçecekler mi?
 
Doğru bir yerde şekillenmesi gereken, ‘Barış süreci’ ne olacak? Son otuz yılda, on binlerce gencin ölümüne neden olan, binlerce aileyi unutulmaz karanlık acıya iten savaş ortamının tamamen sonlandığını görecek miyiz? Bugüne dek 450 milyar dolara mal olduğu düşünülen ve ekonomik anlamda yeni bir Türkiye yaratabileceğimiz, o kanlı geçmişimizden artık sıyrılarak, Avrupa Birliği’ne kardeşliğimizi sağlayarak, göğsümüzü gere gere girebilecek miyiz? Yoksa siz sınırlarında otuz yıldır savaş olan bir ülkeyi, Avrupa Birliği’ne kabul edeceklerini mi düşünüyordunuz? 
 
Askeri darbelerin gölgesinden çıkıp, ülkeyi ve toplumsal barışı kucaklayan, yeni bir anayasa üzerine konuşmaya başlayacak mıyız? Örneğin böylesi önemli bir seçim öncesi, hakikatten kim ‘çözüm sürecinde’ açıklanan, şu on maddeyle ilgili konuşuyor? 
Siyasi partiler, aşağıdaki bu on madde üzerine neler düşünüyor? Sizler biliyor musunuz? 
1 - Demokratik siyasetinin içeriği tartışılmalı.
2 - Demokratik çözümün ulusal ve yerel boyutlarını tartışmalıyız.
3 - Özgür vatandaşlığın yasal ve demokratik güvenceleri.
4 - Demokratik siyasetin devlet ve toplumla ilişkisi ve bunun kurumsallaşmasına ilişkin başlıklar.
5 - Çözüm sürecinin sosyoekonomik boyutları.
6 - Çözüm sürecinin yol açacağı yeni güvenlik yapısı.
7 - Kadın, kültür ve ekolojik sorunların yasal güvenceleri neler olabilir?
8 - Kimlik tanımı, kavramına ilişkin eşit mekanizmaların geliştirilmesi.
9 - Demokratik cumhuriyet, ortak vatan, milletin demokratik ölçülerle tanımlanması.
10- Bütün bu demokratik hamleleri içselleştirmeye yarayan yeni anayasa.
 
Kanımca bu seçimde, hangi siyasi partinin, kimin kazanacağından çok; Türkiye’nin, biz yurttaşların ne kazanacağı önemlidir! Tıkanan siyaset ortamında ve siyasetin tüm kurumlarında; yolu açacak olan hep daha çok demokrasidir. Bu seçimin daha çok demokrasi getirmesini diliyorum. 
 
(Tercihli bir yazı arasından sonra, önce Ben TV’de; şimdi de Ben Haber’de, sizler ile buluşmak çok keyifli. Bu güzellik için, sevgili Erol Yaraş’a, Ben TV ailesine, içtenlikle teşekkür ediyorum.)
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İki Nokta
(15 - 11 - 2016)
İmge Yeryüzü
(02 - 11 - 2016)
Dostların Sesi
(25 - 10 - 2016)
İyilik Duygusu
(31 - 08 - 2016)
Sessizlik İyidir
(08 - 07 - 2016)
Karma
(13 - 06 - 2016)
Anlam Arayışı
(23 - 05 - 2016)
Masallar, Gerçekler
(25 - 04 - 2016)
Eğer Bir Çocuk...
(12 - 04 - 2016)
Eco’nun izleri
(09 - 03 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN