Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Ve İzmir Milletvekili Kılıçdaroğlu

Yayınlanma Tarihi : 20 - 03 - 2015 : 09:01
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, yıllar sonra kör-topal demokrasimize dönüş yapan “ön seçim” gibi mutlak bir demokrasi ayağının gereği olarak İzmir’den aday adaylığını açıklamış olmasını çok önemsiyor ve alkışlarımla karşılıyorum.
Bu hareketi, yıllardır hasret kaldığımız ve hakim güçlerin, demokrasi kavramının “D”sinden habersiz seçmen çoğunluğuna, “benim uygun gördüğüm her şey demokrasi demektir” üflemesi ve dayatmasına en büyük darbe olarak nitelendiriyorum.
Eğer bir ülkede, demokratik bir rejimden, milletvekilinin halkın gerçek vekili olmasından söz ediyorsan, önce kendini yıllardır partiye omuz vermiş, zaman zaman da hakim güçlerin kadrine uğramayı, ezilmeyi, itilip-kakılmayı, oğlunun-kızının, kendisinin “kendisinin başka partili” olmasından dolayı hakettiği hakkının yenmesini göze almış delegelerin önüne koyacaksın, sonra da kendini seçmenin sağ duyusuna emanet edeceksin...
 
Tıpkı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı gibi...
Türkiye’nin, Yüce Atatürk’ten sonra gelmiş geçmiş en büyük demokrat insanı olan rahmetli Erdal İnönü’den sonra, Türk demokrasi tarihinde önemli bir hamlenin Kılıçdaroğlu tarafından sahneye konmasını bu bakımdan çok önemsiyorum.
 
Demokrasi Tarihimizdeki İnönü...
 
Nitekim rahmetli İnönü de, 1991 genel seçimleri öncesi, parti genel başkanlığı sıfatının, kendisine kanunla, tüzükle tanıdığı tüm imtiyazları elinin tersiyle itebilmiş, demokrasinin ilk kuralı olarak kendisini partisinin gerçek neferleri delegelerinin tercihine emanet edebilmiş, “beni önce siz seçin” diyebilmişti. O ön seçimde değil, siyasi yaşamında da, hakim güçlerin halk çoğunluğunun “inanmaya, alkışlamaya, kabullenmeye, belirli ağızlardan ne çıkarsa tartışmasız kabullenmeye, biat etmeye hazır” eğilimlerini reddeden Erdal İnönü, girdiği o sandıktan üçüncü olarak çıkmasını bile, özümseyebilecek kadar gerçek demokrat olarak Türk siyasi tarihine geçti.
Şimdi de, bir başka genel başkanın benzer bir davranış sergilemesi, her türlü karalamayla kapatılamayacak, olumsuz yorumlarla örtülemeyecek kadar önemli bir demokratik başkaldırıdır. Bu hareket, güç sahipleri tarafından dayatılan, demokrasinin ruhu ile, özü ile asla bağdaşmayan “Türk usulü demokrasi”ye girmiş faydalı bir virüstür.
 
Bu harekete karşı yapılan tüm eleştirileri, “o virüsü yok etmek üzere halkımıza yutturulmaya çalışılan antivirüsler”e benzetiyor, bu faydalı virüsün, tüm demokratik vücutları sarmasını diliyorum.
 
Kılıçdaroğlu’nun, ilk hareketinin devamında benzer bir demokratik olgunluğu, girdiği sandık sonucuna da göstereceğini, “binincilik” dışındaki diğer sonuçların vereceği mesajı iyi algılayabileceğini umuyorum.
 
Anadolu, İzmir Tercihine Saygı Duyar...
 
Bizzat gözlemlerimden bilirim ki; Anadolu halk çoğunluğu, İzmirli insanların siyasal tercinini tam tersine düşünse de, bunu her türlü seçim sonuçlarıyla ortaya koymuş olsa da, aynı siyasal görüşü paylaşmasa da “Gavur İzmir”i mekan tutmuş İzmirli seçmen çoğunluğunun demokratik seçimlerine büyük saygı duymaktadır.
 
O bakımdan, bir şekilde “seçilmişlerin ataması”na mahkum edilen Türk demokrasi açısından Kılıçdaroğlu’nun, aslında son derece sıradan bu davranışını önemsiyor ve bu “virüs”ün “önlenemeyen salgın”a dönüşmesini diliyorum.
Sıradan bir demokratik davranışı bile alkışlamak durumunda kalmak, içine sürüklendiğimiz büyük bir “demokrasi garabeti” olsa da...
 
Demokratik olgunluğa ve siyasi doymuşluğa ulaştığını düşündüğüm, deneyimli politikacı Kemal Anadol’un, “bu harekete karşı çıkış” açıklamasını da dikkatle okudum. Aynı zamanda Kılıçdaroğlu’na oy verecek kayıtlı parti üyeleri arasında olan Kemal Bey’in, kamuoyu ile paylaştığı tespitlerinin tamamına yakınına katılsam da, ön seçil ilkelerinden olan “oy gizlililiği”ni ihlal ettiğini düşünüyorum.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN