Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Dış Politikada İma Sanatı

Yayınlanma Tarihi : 18 - 03 - 2015 : 08:59
Suriye’de savaşın beşinci yılındayız. Sonucunun ne olacağı hakkında kimse makul bir yorum ve çözüm getiremedi. 
Geçtiğimiz beş yıllık dönemde Türkiye – Suriye ilişkileri, ciddi ölçekte çelişkiler içeren politika değişiklikleriyle sahada top dolaştırdı. 
Şimdi bu ilişkiler en keskin tariflerle birbirini ciddiye almayan bir politika düzleminde gelişiyor.
Suriye ilişkilerindeki Türkiye siyaseti, hem gelişmelerinde, hem yorumlarında Amerika’nın genel Ortadoğu politikasına göre biçimleniyor. 
Ve bunu da doğal karşılamak gerekiyor... 
Nitekim Tayyip Bey’in ta başbakanlık günlerinden beri yürüttüğü ve milim değişiklik yapılmasına müsaade etmediği dış politika ölçüleri, aynen devam ettiğine göre, Amerikan siyasetinde gözlenen değişiklikler, Tayyip Bey ilklerini zorlar mı?
Öyle anlaşılıyor ki Tayyip Bey, siyaset ilkelerinde ve üslup özelliklerinde hiçbir değişiklik yapmayacaktır. 
Amerikan dış politika kıvraklığı, uyguladığı ilkelerde hassas siyaset değişiklikleri yapsa bile, bunlar uyguladığımız Suriye politikasında değişiklik yapılmasına vesile olmayacaktır.
 
Durup dururken bu tartışma nereden çıktı?
Amerikan Dışişleri Bakanı Kerry, Suriye sorununun çözümü için Esat ile temasa geçip görüşmelere geçilmesi gerektiğini gündeme getirdi.
Amerikan dış politikasının hassas değişiklik aşamalarında sıklıkla kullanılan bu üslup dikkat çekicidir. Kerry diyor ki, “Er geç ‘Washington yönetimi, Suriye’nin durumunu çözüme ulaştırmak için Devlet Başkanı Esat’la görüşmek zorunda kalacaktır.”
Bu ifade önemlidir ve tesirini kısa sürede gösterecektir. Üstelik ilk işaret fişeği de değildir. 
Bir süre önce CIA Başkanı Brenan da, Washington yönetiminin Suriye’de IŞİD gibi örgütlerin hakim olması tehlikesi nedeniyle rejimin yıkılmasını istemediğini söylemişti.
 
Amerikan siyaset modelini dikkate alırsanız, Dışişleri Bakanı’nın CBS gibi çok izlenen ve algı yönetiminde varlığı kanıtlanmış olan bir televizyon mülakatında bu açıklamayı yapması önemlidir.
Çünkü bu üslup, bu politikanın üst yönetim kademelerinde çok önceden kararlaştırılmış olduğunu açıklığa kavuşturur.
İstihbarat esaslı politika üretiminin yaratıcısı olarak Amerika, bu politikasını CIA Başkanı’nın ağzından da açıkladı: Brenan bir süre önce “Washington yönetiminin Suriye’de IŞİD gibi örgütlerin hekim olması tehlikesi nedeniyle rejimin yıkılmasını istemiyor...” 
Aynı şekilde, ABD’nin önemli istihbarat kurumlarından biri olan ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Clipper de aynı hassasiyetleri öne çıkan bir açıklama ile dünyanın dikkatini çekmiş ve Amerikan dış politikasında değişiklik olacağı konusunda uyarmıştı. 
“Ne Rusya, ne ABD, ne IŞİD’e karşı uluslararası koalisyonun üyeleri, ne de bölgedeki devletler; hiçbirimiz Şam’daki hükümletin ve siyasi kurumların çökmesini istemiyoruz” demişti.
 
Türk dış politika mahfilleri erken cevaplama alışkanlığını etkili uygulama yorumuyla çok sık kullanıyor. 
Nitekim Kamboçya yolunda Dışişleri Bakanımız Çavuşoğlu, Kerry’e hemen cevap verdi: “Esat’la müzakere edecek ne var ki? 200 binden fazla insan öldürmüş rejim” dedi.
Bu tür beyan ve cevap geleneği şimdiye kadar bize hiçbir şey kazandırmadı. Bu durum sadece, bundan sonra ne olur merakını yarattı: O kadar...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN