Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Neyin Eksik?

Yayınlanma Tarihi : 17 - 03 - 2015 : 09:13
Tayyip Bey siyasetinin en etkili ve önemli girişimlerinden birisi, “çözüm süreciydi”. Bu iş için kabinesini deneyimli ve sakin tabiatlı bakanlarından Beşir Atalay’ı görevlendirmişti.
 
Beşir Bey’in siyasi maharetine ilave olarak, hukuk tecrübesinin zenginliği de çözüm arayışı için önemli bir avantaj oluyordu.
Bu aynı zamanda dördüncü seçim döneminde de, tek başına iktidar çıkarmanın avantajlı içeriklerden birisi olarak algılanıyordu.
Cumhurbaşkanlığı katına çıkınca, bu projeyi Davutoğlu kabinesine ve Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’a devretti.
 
İşin açık tanımlamasıyla Tayyip Bey, çözüm süreci için bütün riskleri yüklenmiş ve gerekli görüşmelere genişlik ve derinlik kazandırmıştı.
 
Şimdi farklı bir manzara sergilemenin yarattığı merak ve tereddüt aşamasındayız.
Cumhurbaşkanımız önceki gün yaptığı konuşmada hayret yaratan ifadelerle çözüm süreci konusundaki emellerini askıya almış görüntüsü verdi.
 
Balıkesir’de katıldığı ödül töreninde, Kürtleri doğrudan muhatap alan bir konuşma yaptı. Kürtlerin taleplerini aşırı ölçekli yüklenmelerle eleştirdi...
 
Ve gür sesle sordu: “Neyiniz eksik?” 
 
Konuşmasının bu bahsinde üslup farkı yaratmanın yanı sıra, ses tonunu da değiştirdi. Hafif ölçekte hayret, bir miktar garipseyen, makul ölçüde latifeli dil kullandı:
 
İşte yaptığı konuşmadaki Kürt bahsinin özeti: “Kardeşim neyin eksik senin? Bir Kürt olarak sen bu ülkede Cumhurbaşkanı oldun mu? Oldun. Başbakan çıkardın mı? Çıkardın. Bakan çıkardın mı? Çıkardın. Devletin en üst kademelerine yönetici gönderdin mi, gönderiyor musun? Evet! Türk Silahlı Kuvvetleri’nde var mısın? Varsın. Daha ne istiyorsun?”
 
Peki, bu konuşmanın bu üslupta yapılmış olması akla bir tereddüt eşiğinde olduğumuzu mu getirmiyor mu?
 
O zaman, çözüm süreci görüşmelerine şaşırtıcı heyecan unsurları katan yeni yaklaşım modelinin içtenliği ve geçerliliği söz konusu edilebilir mi?
 
Hele (ve güya) yeni anayasaya temel olacak on maddelik kapsam zenginliği bahsine ne denebilir?
Yani birinci Öcalan mektubunda yazılanların anlamı nedir?
 
Sırrı Süreyya Bey’in basına açıkladığı, konuya hangi anlamı verebiliriz? Öcalan’la görüşen Sırrı Süreyya Bey, Öcalan’ın 21 Mart’taki Nevruz kutlamasında okunmak üzere bir mektup kaleme aldığını söylüyor.
Yani fiili bir durumu anlatıyor. 
 
Yani malın içeriğini açıklamıyor, ama heyecan ve algı yaratma yöntemiyle, önümüzdeki günlerin hassas gündemini HDP’nin yönlendirmesini planlıyor.
 
Bir adım daha ileri gidip mektup muhtevasını da açıklıyor: Diyor ki: “Bu mektup, demokratik bir cumhuriyetin inşası için, hepimize hayati önemi haiz evrensel bir perspektif verecektir...”
 
Tayyip Bey’in açıklaması karşısında, Sırrı Süreyya Bey’in aktardığı mektup muhtevası, nasıl bir siyasi müzakere içinde olduğumuzu fark ettiriyor mu?
 
Yani, istikrarlı mıyız; yoksa gündelikçi mi?
Çünkü “algı” başka şeydir, “olgu” başka şey...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN