Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


“Tecavüzün Belgesi”ni Ararken...

Yayınlanma Tarihi : 13 - 03 - 2015 : 10:48
Okullarda, korunmaya muhtaç çocuklar için oluşturulmuş bakım yurtlarında, cezaevlerinde çocuklara yönelik sarkıntılık, cinsel istismar, tecavüz olaylarını duydukça insanlığımdan utanıyorum. Bu tür, küçücük bir çocuk karşısında bile akılları bellerinin altına kayabilenlerle, hele hele kendilerine emanet edilen kimsesiz yavruları hayvani içgüdülerinin kullanım alanı haline getirenlerle birlikte aynı toplumun ferdi olmaktan utanç duyuyorum.
 
Tecavüzcülerin, cinsel istismarcıların sayıları sürekli artsa da, o ahlaksızları, onları oraya getirenler kadar suçlayamıyorum.
Yakın çevremizde, belleklerimize kazınmış çocuk istismarları olaylarını hatırlamak bile istemesem de, Şakran Cezaevi’nde iğrenç olaylar karşısında yetkililerin takındıkları tavırlar, din fetvacılarının “dinsiz yorumlar”ı o kadar taze ki...
Tüm bu yaşanmışlıklara karşı her kademeden yetkili ne yapıyor; bir istismarcıyı, tecavüzcüyü, gözü dönmüşü bir çocuk yuvasından alıp başka bir çocuk yuvasına, bir ceza evinden alıp başka bir ceza evine, okula, yurda gönderiyor. Tıpkı bulunduğu çevreye zarar veren bir hayvanın “otlak yeri”ni değiştirir gibi...
 
Çocuğudan Bile “ Tahrik” Olanlar...
Bir de, koskoca müdürlerin, müfettişlerin, her kademeden her yetkilinin ince ince “tecavüz kanıtı, istismar belgesi” araması, “yeterli delile ulaşılamamıştır” raporu yazması yok mu?... Sanki bir tecavüzcü tecavüz ederken, istismarcı küçücük bir çocuğun orasını-burasını ellerken, ıspatlı-şahitli ortamlar arayacak...
8-10 yaşındaki öz kızının kucağına oturmasından bile tahrik olduğunu açık açık söyleyen, bunu da bangır-bangır ifade eden eden “saygın(!) din rehberleri”nin yön verdiği bir toplumsal çoğunluktan daha ne beklenir?
 
Aman Kimse Duymasın...
Utanç verici hareketlere, tecavüzlere maruz kalanların, gördüklerini, duyduklarını “yöneticiler”e iletmekten başka çareleri olmayan ihbarcıların anlattıkları, bırakın bir “yetkili”yi bile yerinden fırlatacak cinsten.
 
Ahlak toplumu Japonya’da yaşansa, bir dizi sorumluyu, sorumluluk üstlenebilme terbiyesi edinmişi intihara götürecek, medeni bir ülkede yaşansa, müdürden bakana kadar istifa depremi yaratacak kadar dehşet verici.
 
Ama bizdeki yaklaşım, “istenmeyen birinin ayağını kaydırma iftirası, ya da ‘aman kimse duymasın, okulumuzun, yurdumuzun adı çıkmasın’ endişesi ile yeterince üzerinde durulmayacak olaylar” kategorisine alınmış olduğundan, yeni bir skandala kadar unutulacaklar kategorisinde.
 
Elazığ’da yaşananlar için “asla sonuncusu olmayacak” endişem, bundandır...
 
Tecavüzcü “Delil” Bırakmamış...
Yurdun müdürünün şu ifadesi, en alttan en üste kadar tüm devlet kademelerinin kendilerine “utanç payı” çıkarma durumunda olduğunun belgesidir:
 
Ben cinsel istismara ve tecavüze şahit olmadım. Bu tür şikayetler üzerine idari soruşturmalar açıldı. Ancak delil ve kanıt olmayınca işlem yapılamadı. Zaten bu eski bir mevzu... Adı geçen kızlar ve biri hariç suçlanan personel artık bu merkezde kalmıyor...” Olay failleri, devlete ait başka çocuk bakım merkezlerine “sürülmüş...”
 
Yeni ortamlarında, ortada “delil” bırakmadan, iddiaları “iftira müdürüm”le savuşturabilecekleri yeni haltlar karıştırmadıklarını kim iddia edebilir. Biliyorum; bir çok “insan”, “Bu tür olaylar dünyanın her tarafında oluyor. Eski dönemlerde de olmuştu... İnsanlık hali...” gibi yaklaşımlarda bulunuyor... Nasıl olsa, devletin sahiplendiği ama sahip çıkamadığı çocuklar, kendi çocukları değil...
Vay insanlık vay... Vay Müslümanlık vay...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN