Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Doları Bırak,

Yayınlanma Tarihi : 11 - 03 - 2015 : 12:01
Dolar gibi nelere kadir olduğu bilinen bir para biriminin hiç yoktan söylemlerle yükselişi devam ederken, durdurmak için “havanda su dövme” toplantıları ardı ardına yapılırken, önümüze sürülen, “televizyon bilginleri”ne derin yorumlar yaptıran gündem çok farklı.
 
MİT Müsteşarı Hakan Fidan nasıl AK Parti’den aday adayı oldu, nasıl çekildi, bir partinin resmen veya dolaylı olarak Milli İstihbarat Teşkilatı gibi siyasetin bulaştırılmaması gereken bir kurumun başına yeniden nasıl getirildi?
 
Türkiye’nin köklü partilerinden “CHP ve MHP seçim öncesi kapatılacak” diye bir dedikodu yayıldı, sonra da “parti kapatmayı zorlaştırma” gibi meydan okuma polemiği aç... Alel acele bir kanun tasarısı hazırlayıp Meclis’in önüne daya...
Ey millet!... Bu haftalık tartışma gündeminiz bu....
 
Yereldeki tartışmamız ise, Valilik’in “yasaklar” kararnamesi...
 
Anayasal hak çerçevesinde demokratik hakkını kullanabilmek için yürü ama, kimseyi rahatsız etme, kimsenin yoluna çıkma, yaya ve araç trafiğini engelleyecek en küçük bir harekette bulunma...
 
Her hangi bir partinin, sivil toplum örgütünün binasının önünde, kamu binalarının yakınında (acaba sınır kaç metre) eylem yapma, sesini yükseltme. Her hangi uygulamayı, kanunu, kamu yöneticisini protesto edeceksen, git kendi sivil toplum örgütünün binasının önüne...
Yoksa, tam donanımlı polisimizi üzerinize sürerim, para cezası keserim.
 
Ama bizim meslektaşlar, her zaman olduğu gibi yine olayı, anlatılanı “yanlış anlamışlar”, Valilik Bildirisi’nden “anladıklarını anlatmaya” çalışmışlar. Valilik “sessizlik, efendilik, sükunet, uslu vatandaşlar” istiyor, bizimkiler kalkmış “insan hak ve özgürlükleri kısıtlandı” yorumunu çıkarıyor.
 
Neyse “buna da şükür” deyip olayı arzu edildiği gibi geçiştirelim...
Ya bir sabah meslektaşlarımızın önüne “gazetelerde çıkacak haber metinleri, valilik onayından geçmeden yayınlanamaz” gibi, her türlü “yanlış anlatmanın” önüne “testi kırılmadan” geçme amaçlı, “tamamen yasal” bir bildiri konsa...
 
 
Fethiye Neden İl Yapılmaz?
Uluslararası ünü ile, ülke ekonomisine katkısı ve turizm gelirleriyle bağlı olduğu il merkezi Muğla’nın kat kat üzerinde olan, bir de il merkezinin çok uzağında bulunan Fethiye’nin 40 yıllık il olma isteği biz kez daha gündeme taşınmış. 38 sivil toplum kuruluşunun desteklediği kampanyada 60 binin üzerinde imza bekleniyormuş. Kampanya düzenleyicileri bir hayli umutlu; “Bu kez olacak” diyor...
 
Bu kez kampanyaya, Antalya’nın uzak ilçeleri, Fethiye’nin yakın komşuları Kaş, Kalkan, Burdur’un Çavdır’ı da katılacakmış. Çünkü Fethiye il olursa, söz konusu ilçeler kendilerine daha yakın mesafede bir il merkezine kavuşacak ve resmi işlerini günü birlik yapabilecek. Zaten, il merkezine ulaşmak için yüzlerce kilometre yol kat etmek durumunda olan ilçelerden Ortacalı ve Dalamanlı’nın da, Fethiye’nin il olmasına dünden razı oldukları biliniyor.
 
 
40 Yıllık Hikaye....
Bilirim ve hatırlarım ki; yaklaşık 40 yıldır, nice cumhurbaşkanları, nice başbakanlar ve nice muhalefet partisi lideri, hatta darbe hükümetleri temsilcileri “Fethiye il olacak. Fethiye’ye il olmak yakışır. Bunu biz yapacağız” dediği halde, bunun bugüne kadar nasıl olup da gerçekleşmediğini, bir türlü çözebilmiş değilim. Acaba, Anadolu’daki bir çok il merkezinden daha büyük, daha zengin bu ilçemizin sonuna kadar hak ettiği il konumuna kavuşturulmasını engelleyen, çok büyük gizli bir güç mü var?
 
Ya da, “stratejik konumu itibariyle Fethiye’nin il olmasının ülkeye zarar vereceği” gibi, bizim gibi sade vatandaşın aklının ermeyeceği bir takım hesaplamalar mı?
 
Aslında cevap bulunması gereken soru; “Fethiye neden il değil...” sorusudur.
İzmir başta olmak üzere, büyük kentlerde ilçeleri kırpık yeni ilçeler yaratan “yerel yönetim sınırları çizme ustaları”, bu soruya cevap verebilirler mi?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN