Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


‘Benim Adaylarım’ İnisiyatifi...

Yayınlanma Tarihi : 07 - 03 - 2015 : 09:16
Dolar, Türk Lirası karşısında rekor üzerine rekor kırıyor... Aklı erenlerin, bu konuda yetkinlik kazanmış olanların değerlendirmelerine bakıyorsunuz, bir “Tırmanışta dış etken var ama bu yüzde 10’lar seviyesinde... Gerisi iç sebepler, daha doğrusu zamansız, zeminsiz, hesapsız, kitapsız, acımasız, elbet de ki amaçlı çıkışlar...”
 
Yine aklı erenler diyor ki; Türkiye’nin 600 milyar dolar civarında devlet ve özel sektör borcu var... Son haftalarda doların TL karşısında kazandığı değer yüzde 12 civarlarında... Bu da Türkiye’nin dış borcunun 70 milyar dolar civarında kabarması demektir. 2.6 X 70, eder 183 milyar lira...Yani eski para ile 183 katrilyon lira... Hadi 150 de... İçinde TÜPRAŞ, PETKİM, TELKOM, SÜMERBANK ve daha yüzlerce Cumhuriyet Dönemi kazanımının elden çıkarılması, paraya çevrilmesi ile elde edilenin 40 milyar dolar civarında olduğunu düşünürsek, son haftalarda neler kaybettiğimizin hesabını kolaylıkla yapabilirsiniz...
Devamında da “yazık” mı dersiniz, “eski siyasiler yapmadı mı?” dersiniz, “başa kim geçerse aynı şey” mi, dersiniz, ya da bu dolar yükselişinin, zaten zar-zor denkleştirdiğiniz bütçenizde ne delikler açacağının bilinciyle kara kara düşüncelere mi dalarsanız bilemem...
Rica edebileceğimiz; Dolar fiyatlarının daha fazla hasara yol açmasına dur denilmesi...
 
CHP’siz Atatürk, MHP’siz Vatan...
 
Dün sabah aldığım maillere bakarken bir pankart fotoğrafında yazanlar bir hayli ilginç geldi; Biz AKP’siz dine, CHP’siz Ata’ya, MHP’siz vatana, BDP’siz Kürt’e sahip çıkarız... Biz halkız...
 
Bu söylemin üzerinde azıcık düşünecek olursak, yoğunlukla şikayet ettiğimiz siyasi tutum ve davranışların ta kendisini buluruz. Hele hele bir partiye, üzerinde uzun uzun düşünerek, vatan-millet-çocuklarımın, torunlarımın geleceği için diyerek oy vermek kültür ve yetkinliğine ulaşmışsak...
 
Mevcut, ama asla sade vatandaşın düzeni olmayan düzen diyor ki;
Seçmenin yüzde 10’unun oyunu alamayan parti parlamentoya temsilci gönderemez.
Onun gönderemediği milletvekilinin yeri boş kalacak değil ya, tam sayı (550), yüzde 10’un üzerinde oy almış partilerin adayları tarafından doldurulur...
 
Seçim sonuçlarına itiraz edilebilir... Ancak Yüksek Seçim Kurulu’nun dediği dediktir... Çünkü bu kanun hükmüdür. Öyle “Anayasa Mahkemesi’ni bireysel başvuru hakkı var... Gider, kayıp oyumu orada ararım...” gibi hayallere kapılmayın... Çünkü işlemez...
 
56 Milyonun Çoğunluğu Eder 20!...
 
Bu durumda ne yapacaksınız?... Her seçimde çok iyi işlendiği gibi oyunuzu, görüşünüzü yüzde 100 temsil etse de “baraj altı”nda kalacağını düşündüğünüz partiye verip, başka partilerin işine yayar hale mi getireceksiniz, ya da evinizde oturup, en kutsal vatandaşlık görevinin üzerine mi yatacaksınız?...
Türkiye’de 56 milyon kayıtlı seçmenin 20 milyonunun oyu ile tek başına iktidar olunduğu bir durum, sandık başına gitmeyen 19 milyon “demokrasi kaçağı”nın eseri bir “demokrasi” olur...
 
Bağımsız Seslere de İhtiyaç Var...
 
Bu başımıza geçirilen demokrasi külahı içindeki en kötü durum da, halkımızda “bağımsız aday” kültürünün gelişmemişliğidir, daha kafalara yerleşmeye başladığı anda boğulmasıdır.
Oysa, günümüz siyasilerinin önümüze koyduğu, tuzlu, yağlı, estetikten, tattan, tuzdan yoksun menülerden kurtuluşun ilk adımı, bağımsız adayların çokluğu, ses verebilirliği, itiraz gücüne kavuşmasından geçer...
Bu bu gerçeklerin dayanılmazlığının etkisi ile bir grup aydın çıkmış, “Benim Adaylarım İnisiyatifi (BAİ)” diye bir grup kurmuş, “Sizi layıkıyla temsil edeceğiniz bağımsız adaylara oy verin...” diyorlar.
Bence son derece yerinde ve zamanında bir girişim...
Neden omasın?...
Neden bir de bu yolu denemeyelim...
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN