Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Böyle Devam Ederse Hepimiz Uyuşacağız

Yayınlanma Tarihi : 25 - 02 - 2015 : 12:03
CHP İzmir Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Dr. Aytun Çıray’ın, önceki gün uyuşturucu madde kullanımıyla ilgili verdiği rakamları okudunuz mu?
Okuyan dehşete kapılıyor.
Çünkü rakamlar kimsenin tahmin etmediği boyutlara yükselmiş durumda.
Dr. Çıray, Sağlık Bakanlığı eski Müsteşarı olduğundan, sağlığa yönelik konularda oldukça hassas ve bilgi sahibi.
Bu hassasiyeti doğrultusunda önemli bir çalışma yapıp, resmi verilerden kapsamlı bir rapor hazırlamış.
Ama ne rapor..
Bakın şu dökümlere..
 
2007 yılında 38 bin 61 olan madde bağımlılığı merkezlerinde tedavi görenlerin sayısı, 2013’te 7 kat artarak 258 bin 441’e çıktı.
Uyuşturucuyla ilgili suçlardan ceza alanların sayısı 2009-2013 yılları arasında yüzde 355 oranında artış kaydetti.
Cezaevine girenlerin sayısı 2 bin 605’ten 11 bin 851’e yükseldi.
Uyuşturucu ticareti yaptıkları için hapis cezası alanların sayısı bu dönemde yüzde 482 oranında arttı, 1.576’dan 9 bin 177’ye fırladı.
Uyuşturucu kullanma ve satın alma suçlarından cezaevine girenlerin sayısı yüzde 160 yükselip, 1.009’dan 2 bin 674’e çıktı.
2010’da ortaya çıkan ve Bonzai ismiyle bilinen sentetik uyuşturucunun kullanımında yüzde 300 artış oldu.
3 Şubat 2015 tarihi itibariyle cezaevlerinde yatan 162 bin tutuklu ve hükümlüden 28 bini uyuşturucudan ceza aldı.
Bunların 304’ünü çocuklar oluşturdu.
Polise yansıyan uyuşturucu olayları 2009-2013 yılları arasında yüzde 111 oranında yükseldi.
2009 yılında 46 bin 816 olan uyuşturucuyla ilgili olay sayısı, 2013 yılında 98 bin 933’e çıktı.
Uyuşturucuyla ilgili sanık sayısı da aynı dönemde yüzde 90.7 oranında artış gösterdi.
77 bin 654 olan 2009 yılındaki şüpheli sayısı 2013 yılında 148 bin 121’e fırladı.
 
Bu resmi verilerden anlaşılıyor ki, Türkiye ve gençlerimiz çok ciddi bir uyuşturucu kıskacına girmiş durumda.
Söz konusu tabloya karşı topyekün bir mücadeleye ihtiyaç olduğu açıkça görünüyor.
Mevcut sistemle ve uygulamalarla başarılı olamadığımız, sayıların artışından belli.
O yüzden, bu büyük sorunun üzerine yepyeni bir zihniyetle ve farklı yöntemlerle gitmemiz şart.
Yoksa, Türkiye tümden uyuşacak!..
 
 
THY, O Garip Eziyeti Çözüyor
Geçtiğimiz günlerde, İzmir Adnan Menderes Havaalanı Dış Hatlar Terminali’nde yaşadığımız tuhaf olayı yazmıştım.
 
İç hatlara indirilen dış hatlar yolcularının, valizlerini almak için bir görevli eşliğinde toplu halde iç hatlardan dış hatlara yürütüldüğünü..
Bu yürüyüş için bütün yolcuların inmesinin beklendiğini..
Olaya sinirlenip kendi başına dış hatlara gitmek isteyenlerin kilitli kapılar tarafından engellendiğini..
Kilitli kapıların başında kimsenin olmadığını..
Yolcuların o sinirle kapıları yumrukladıklarını..
THY görevlisinin tüm uçağın boşalmasını bekledikten sonra kapıları açmaya geldiğini..
Burada da ciddi gerilim ve tartışma çıktığını anlatmıştım.
 
Yazımdan sonra THY İzmir Bölge Müdürü Suat Oran aradı.
Yaşadığımız garipliğe derhal müdahale ettiğini belirtip, şunları söyledi:
 
O konuyla ilgili çalışmaları yürüten firmaya uyarıda bulundum.
Meydanın, kendi terminal yapısından kaynaklanan bir durumu var.
Terminal boylu boyuna uzandığı için uzun süre yürümek zorunda kalındığını tahmin ediyorum.
Diğer şikayetlerle de ilgili olarak firmanın dikkatini çektiğim gibi, ayrıntılı araştırma yapılması için resmi yazıyla talepte de bulundum.
Gelecek o bilgilere göre gerekli önlemleri alacağız.
 
Suat Bey’in İlgisine Teşekkür Ediyorum.
Ama oradaki problem öyle raporlar, soruşturmalar gerektirecek boyutta değil.
Yalnızca ara kapıların açık tutulması bile meseleyi çözer.
 
 
Direnme Federasyon... 
Kaldır Artık Şu Plajı...
Voleybol Federasyonu garip bir direnç içerisinde..
İzmirliler, Alsancak’taki plaj voleybolu sahasının kalkmasını ve yerine eskisi gibi basketbol potalarının konmasını istiyorlar.
Bunun için gazetemizde kampanya bile yürütüyoruz.
Federasyon ise hala “biz orada milli voleybolcu yetiştireceğiz de, gençlere plaj voleybolunu sevdireceğiz de” türünden açıklamalarla kendisini savunmaya çalışıyor.
Voleybolu savunmalarını anlıyorum.
Onu ben de savunuyorum.
Ama meselemiz voleybol ya da plaj voleybolu değil.
Bizim tartıştığımız, plaj voleybolu için yapılan sahanın yeri..
Orası hiç uygun değil diyoruz.
Ki, ortalık şikayetten inliyor zaten.
Sahanın oradan kaldırılmasını ve başka bir yere taşınmasını talep ediyoruz.
Mesela fuarın içine, mesela Bostanlı kıyılarına, mesela Bayraklı kordonuna, ne bileyim işte öyle bir yere..
Bunun için tonla imkan var, birini kullansınlar.
Alsancak’taki alan da eski renkli haline, potalarına yeniden kavuşsun.
 
Halk böyle istiyor.
Belediye böyle istiyor.
Muhtar böyle istiyor.
Sivil toplum örgütleri böyle istiyor.
Siyasi partiler böyle istiyor.
Gençler böyle istiyor.
İzmir böyle istiyor.
 
Sen ise bunca isteği hala anlamamazlıktan geliyorsun Voleybol Federasyonu..
Güldürme bizi ya..
 
Ne Uçuşlar Gördük...
Milletvekili aday adayları seçilmek için her türlü gayreti gösteriyorlar. Bir adayımız ışıklı zeplin uçurup, adını balonun üzerine yazmış.
Eğer Ankara’daki patronun gözüne giremezse, zeplin de uçursa, uzaya füze de yollasa bir şey fark etmez, listelere giremez!..
 
Ver Araziyi Al Daireyi
Süleyman Şah Türbesi’nin ve Saygı Karakolu’nun yeni arazisinin sahibi, “Türkiye’nin beni mağdur etmeyeceğini düşünüyorum” demiş.
Sanırım şöyle anlaşabiliriz: Suriye toprağındaki türbeyi ve karakolu bizim TOKİ yapacak, arada sana da bir daire çıkarır, ödeşiriz!..
 
Yoklar ki Atsınlar
Fenerbahçe’ye Kadıköy’de son iki sezonda yalnızca 3 Türk futbolcusu (Olcay Şahan, Erkan Zengin ve Güray Vural) gol atabilmiş.
Türk takımlarında Türk futbolcu kaldı mı ki gol atsınlar.. Şükredin, yine de arada birkaç kişi forma giyebiliyor!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN