Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Cezası Ne Olmalı?

Yayınlanma Tarihi : 17 - 02 - 2015 : 13:46
Kadınsak, "Ben bir ölüyüm."
Erkeksek, "Hepimiz katiliz."
Cumhuriyet kazanımlarıyla, Türk toplumunda "erkek-kadın" eşittir söylemi ve uygulaması, 21. yüzyılı yaşadığımız bir dönemde ve tam 82 yıl sonra ne yazık ki bu hale geldi.
Herkesin bilmesi gereken şudur:
Hiç bir cinayetin hafifletici sebebi olamaz.
Nasıl ki bir insana yaşama hakkını siz vermediyseniz, ölüm fermanını da siz veremezsiniz.
"Hak etti onun için öldürdüm" demek, kime ne kadar sempatik gelir bilemiyorum ama, sağlıklı bir kafa için asla geçerli değildir.
Sapıklıktır...
 
 
Hani geçenlerde bir ilahiyatçı profesör vardı;
"Dekolte giyinmiş kadınlar, erkekleri tahrik ettiklerinden, tecavüz eden kadar suçludurlar" demişti ya...
Bana göre Özgecan'ın asıl katili işte bu ilahiyatçı profesör ve onun gibi düşünenlerdir.
Çünkü;
Kadının dekolte giyim, makyaj ve diğer unsurlarla erkekleri cezbedişini doğru bulmayan ve bu cazibeyi kadının başına gelebilecek cinsel taciz ve tecavüzü makul gösterecek bir neden olarak kabul eden erkek davranışı klinik bir vakadır.
Bu davranışta, kadının cezbetme gücünü şiddetli kıskanma duyguları yer almaktadır. 
Bu durum  "latent homosexuality" denilen gizli eşcinselliğin en belirgin özelliğidir.
Özellikle kapalı ve muhafazakar toplumlarda yetişen ve kendileri bizzat taciz ve tecavüze uğrayan erkeklerin ileri yaşlarda bu klinik bulguları göstererek kadınların cazibesini aşağılamaları yaygındır.
Toplum bu "sapık"lardan temizlenmedikçe kurtuluş yoktur.
 
 
Gelelim bize..
Meslek büyüklerimiz şöyle der:
"Yanlış ve maksatlı haber yapmakla namusunuzu pazarlamak arasında bir fark yoktur!.."
Dehşet bir cümledir ama doğrudur.
Süte su katmak nasıl ahlaksızlıksa, süt gibi "beyaz" haber yapmayan da ahlaksızdır.
Gazeteci, doğrunun peşinde koşan, yanlışı eleştiren adamdır.
Ama bakıyorum; Özgecan kızımızın hunharca öldürülmesi ile ilgili zalimce yazılarla savunmaya geçen "foseptik medya"nın lağım fareleri "cirit" atıyor.
Gördükçe, yazdıklarına baktıkça, mesleğimden ve insanlığımdan utanıyorum.
iktidara bu kadar mı bağımlı olunur?
Bir gazetecinin vicdanı bu kadar mı kararır?
Altı yaşındaki kızla evliliğe cevaz veren,
Annesinin diz kapağından tahrik olan,
Kocası ile ilişki halinde iken başkasını hayal ettiğini söyleyen bu "sapıklar zinciri"nin halkaları neyin peşindeler?
 
 
Onlara yazıklar olsun bile demiyorum.
Haram havuzlardan küp doldurup, pislik kokan ruhları ve bedenleriyle aramıza karışan bu yaratıklara söyleyecek tek söz var:
"Yalan yazacağınıza, namusunuzu pazarlayın. Size bu yakışır!"
Tabi hala satmak için bir "namusları" kaldıysa...
 
 
Kabul ederseniz, etmezsiniz.
Benim için de "sapık" derseniz, demezsiniz...
Ama, bir kadın ya da küçük yaştaki çocuklara cinsel tacizde bulunan,
Tecavüz edip öldüren,
Yaralayan,
"Hak etti öldürdüm" diyen,
"Namus" söylemiyle kadının hayatına son veren,
Kim olursa olsun, yargılama sonunda "hadım etme" ile cezalandırılmasından yanayım.
Neden derseniz?
Bu suçları işleyen o kafası sapık erkeği, beden olarak da "sapık"laştıracaksınız ki, işlediği suçun ne kadar ağır olduğunu, hapishaneden çıkıp topluma karıştığında ölünceye kadar yaşasın ve hissedebilsin.
Ya da kendi cezasını kendisi; dayasın başına tabancayı, rezil hayatına son versin...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN