Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


“Ateşle Barut”un Vahşet Halleri...

Yayınlanma Tarihi : 16 - 02 - 2015 : 09:06
Her canavarlık, her gözü dönmüşlük, her insanlık dışı olaydan sonra Türkiye’nin duyarlı insanları, özellikle kadınları meydanlara dökülüyor. “Barut” olarak yetiştirilmiş bir ağır baskı “ateş”e yaklaştığını hissettiği anda, canileşiveriyor.
 
“Cani-canavar” gibi, en ağır sıfatların bile hafif kaldığı bir durumun acısı daha tazedir. Dün başka kadın ve genç kızların başına gelen, bugün üniversiteli Özgecan’ın başına geldi, yarın bir benzerinin bir başkasının başına gelmeyeceği, en muktedirlerin bile gücünün üstündedir. Çünkü bunları bu hale getiren bir sistemin varlığını, aklı başında kimse inkar edemez.
Oldum olası, bu tür ayağa kalkmaların, protestoların adresini bulamam.
 
Doğal olarak herkes çaresizdir, doğrudan suçlanacak kimse de yoktur... Hani “şunu yapsalardı, şu tedbiri alsalardı, şu kanunu çıkarsalardı bu olmazdı olmazdı...” gibi...
 
Benzer olaylar, dünyanın en medeni ülkelerinde de oluyor. Ancak bir fark var; ordalarda bir kez oluyorsa, bizim gibi “dindar vatandaş hedefli” ülkelerde 10 kez oluyor... Hem de gittikçe artan sayıda...
 
Çaresizlik içinde çare arayanlardan kimi cezaların azlığını gündeme getiriyor, kimisi Avrupa’nın telkinleri doğrultusunda kaldırdığımız ölüm cezalarını yeniden ceza yasalarımıza sokmaktan bahsediyor.
 
Oysa çare, medeniyetle canavarlığın ters orantılı olmasını kavrayabilmekte gizli...
Avrupa’da neden daha az da, biz ve bizim gibi ülkelerde daha fazlanın sebeplerine inebilmekte gizli.
“Neden canavarı bol bir ülkeyiz?”i kavrayabilmekte gizli...
 
Biraz Daha “Ahlaksızlık...”
 
Çevrenizdeki hayvanlara bakın; asla dizginlenemez iki iç güdüsü vardır; Yemek ve çoğalmak... İnsan dediğiniz “mahluk kökenli”nin hayvan düzeyine küçültün beynini, hayvanın ta kendisini bulursunuz... Yemek ve çoğalmak iç güdüsüyle gözü hiç bir şey görmeyen, algılamayan hayvanın özüne ulaşırsınız.
Yeryüzünde hiç bir terbiye yöntemi, hiç bir din kuralı bu iki çok güçlü iç güdünün önüne set çekebilmeyi başaramamıştır. Yemeyi dizginlemeye çalıştıkça, hırsız, soyguncu, eşkıya sayısını artırmışlar, cinselliği dizginledikçe sapıklığı, tecavüz olaylarını azıtmışlardır.
Madem başladık, işi “ahlaksızlığa” doğru götürüyoruz; her türlü suçlamayı, çamuru göze alarak biraz daha “dinden imandan çıkmaya” devam edelim...
Binlerce yıldır görülmüştür ki; bu dünyada az yemekle, bulduğunuzla idare edin... Karşı cinse yaklaşmayın, nasıl olsa öbür dünyada bol bol mükafatlandırılacaksınız, cennet bahçelerinde kurulu sofralarda yiyip içecek, düzine düzine huri emrinize amade alocak...
 
Talkın Verip Salkım Yutanlar...
 
Bu alanda kural savunucularına, yasak üzerine yasak getirenlere, fetva üzerine fetva verenlere bakın, öbür dünyanın cennet bahçelerini, Kevser ırmaklarını, hurilerini akıllarına bile getirmeyenler... Dört kadına kadar evlenebililiyorlar, bir çift sözle istediklerini başlarından atabiliyorlar, yerini doldurmakta dini bir engele takılmıyorlar... Hatta “saatlik nikah” bile onların icadı...
 
Eğer bu “terbiye, ahlak ve din yöntemleri”ni sorgulamayacaksak, “sorgulanmalı” diyenleri “edepsiz kadın” ilan etmeye devam edeceksek, daha çok karşı cinslikten başka suçu olmayan daha nice Özgecanlar’ı, dizginlenememiş hayvansal iç güdülerin canavarlaştırdıklarına kurban veririz...
 
Biliyor musunuz; aleme talkın verirken hep türden “salkım”ı cup cup yutan “fetvacılar”ın bu tür olaylar karşısında “ah-vah etmeleri”ni timsah gözyaşlarına benzetiyorum.
 
Üreten sistem ortada dururken, “kese kese” canavarlığın kökünü kazıyamazsınız... İçinde cinsellik bulduğunuz her yolu, ögeyi yasakladıkça da üretmeye devam ediyorsunuz...
 
Bu durumu bir fark edebilseniz, bir samimi olabilseniz, çözüme çok yaklaşacaksınız.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN