Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Homeros’a Cam Yakışır...

Yayınlanma Tarihi : 13 - 02 - 2015 : 09:11
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Yamanlar Dağı’nın Bornova yamaçlarından doğan “Homeros Suyu”nu, damacanalayıp piyasaya sürecekmiş. Yıllardır, Bornova’da kurulu iki çeşmeden vatandaşa satılan su, artık sıhhi ambalajlarda evlere servis edilecekmiş.
“Bunca su dağıtım firması varken, Bursa’dan, Mordoğan’dan, Çine’den, Şaşal Köyü’nden birbirinden lezzetli sular, çok ciddi firmalar tarafından piyasaya sürüldüğü bir ortamda, Büyükşehir Belediyesi’nin böyle bir girişimde bulunmasına gerek var mıydı?” diye düşünenlerimiz olabilir.
 
Hatta, “Belediyeler kendi işine baksın, işletmeciliği özel sektöre bıraksın” diyenler de olabilir.
Ben ise “halk belediyeciliği” açısından her iki görüşü de kısmen reddedenlerdenim.
Belediyeler, vatandaşın cebini ve sağlığını doğrudan ilgilendiren her alanda, dengeleyici. Örnek olucu, iyiyi ve mükemmeli gösterici faaliyetlerde bulunabilirler, bulunmalıdırlar. En iyi koşullarda lokanta da işletmeli, kafe de... Ekmek fırını açmalı, mülkiyeti kendisinde olan su kaynaklarının, vatandaşın evine en ucuz, en uygun koşullarda ulaştırılmasını da sağlamalı.
Kısacası, vatandaşa her alanda, piyasa dengeleyici hizmetler de vermeli. En iyisinden, en sıhhisinden peynir, yoğurt bile üretmeli.
 
Siyasilerin Enkazları...
 
Bunu bölgemizde başarı ile yapan çok sayıda belediyemiz var. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de, “Halk Ekmek” ve benzer işletmelerle örnek hizmetler verdiği bilinmektedir.
 
Elbette devlet ve belediye işletmelerinde sayısız kötü örnekler de vardır. Kimisi batmış, kimisi batırılmış, kimisi de ağır devlet ve belediye destekleriyle ayakta tutulmaktadır.
 
Çünkü ülkenin zor koşullardaki kazanımlarıyla elde edilmiş, yükseltilmiş, sahasında tek olan bir çok değeri, siyasilerin elinde oyuncak olmuş, oy deposu haline getirilmiş, teknolojik yenilemelerden mahrum bırakılarak bile bile batırılmış, sonunda da “devletin işi işletmecilik değildir” gibi bir sığ söylemle onca değerimizin defteri dürülmüştür. Çevremiz, çok zor koşullarda meydana getirilip gelecek nesillere hediye edilen onca değerin enkazıyla doludur.
 
İzmir’in su kaynaklarının ambalajlanması gelince, zamanın 20 küsur yıl öncesinin belediye yönetiminin Karşıyaka Yamanlar Suyu üzerinde benzer bir girişiminin, bir sonraki belediye yönetimi tarafından nasıl çürütüldüğü, ilgilenenlerin mutlaka hatırlarındadır.
 
Sağlık Sertifikalı Cam Varken...
 
Son iki gündür üzerinde ısrarla durmaya çalıştığım “devlette devamlılık ilkesi”nin yerine, “her gelenin yoğurt yiyiş tarzı”na saygı göstererek, bir öncesinden kalan nice değerlerimizin çar-çur edilmesine sessiz kalmış olmamız, şöyle geçmişe baktıkça içimi acıtıyor.
Bu bakımdan, her ne kadar en doğal hakları olan imar yetkileri elinden alınmış, kentin geleceğini planlama hakları, “gece kanunları” ile, “çuval yasaları” ile kursaklarında bırakılmış yerel yönetimlerin, özel sektöre örnek olacak, piyasayı dengeleyecek tesisler ve işletmeler kurmasını önemsiyorum, Homeros Suyu’nun damacalanmasını da bu açıdan, -küçük örnek de olsa- önemli buluyorum.
Ancak, ambalaj olarak dünyada sabıkalanmış maddelerden olan “polikarbon damacanalar”ın kullanılmasına itirazım var. Madem “belediyeler örnek olmalı” konusuna değindik, İzmir Büyükşehir Belediyesi bu girişiminde de örnek olmayı, yüksek standartlar kullanmayı benimsemeli ve ambalaj maddesi olarak mutlaka binlerce yılın “sağlık sertifikalı cam”ı seçmeli.
Ölümsüz Homeros ismine, “polikarbon” değil, cam yakışır...
 
Bu arada internet bağlantılarını çekilmez hale getiren eller ve kafalar kopsun inşallah...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN