Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Sorumsuzluk Lafları...

Yayınlanma Tarihi : 12 - 02 - 2015 : 08:58
İzmir’de tüm girdisiyle-çıktısıyla iyi bildiğim iddiasında olduğum konulardan birisi de, İzmir Metrosu’nun bu günlere gelene kadar geçirdiği aşamalardır. Bornova-Üçkuyular arasının yapımı için ilk ihalesinin üzerinden tamı tamına 31 yıl geçti.
Normal insan ömrünün önemli bir sürecini kapsayan bunca yıl içinde gelinen noktayı yeterli bulanınız da olabilir, bulmayanınız da... Ben bulmayanlardanım... Hala taaa o zamanlardan dillendirilmeye başlanan Bornova Merkez ve Santral Garaj’a uzatılması düşüncelerinin hala gerçekleşmemiş olduğunu düşünürsek, neden “yeterli bulmadığım” konusuna kısaca açıklık getirmiş olurum.
Geçerlerde dikkatimi çeken bir haber vardı. İzmir’de aralıklarla iki dönem Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Burhan Özfatura, Ege Lojistik Derneği’nin (ELODER) yaptığı konuşmada “Kendi çoluk-çocuğuma Metro’nun Üçyol’dan Üçkuyular’a kadar olan kısmına binmeyin, diyorum. Şakır-şakır sular akıyor. Zemin etüdleri ve uygulanan mantolamada tereddütlerim var” demiş olmasıydı.
Aslında üzerinden 30 küsur yıl geçmiş bir yaşanmışlıklar dizisine dönmek, hiç faydası olmayan bir tartışma ile vakit ve yer öldürmek istemesem de, eski Başkan’ın bu, bilimsellikten ve biraz da toplumsal sorumluluktan uzak özlerine, Büyükşehir Belediyesi yönetiminin cevap vermesi, tartışmayı güncel hale getirince ben de uzak kalamadım.
 
 
O Bölümü Projeden Çıkaran Kişi...
Yukarıda belirttiğim gibi, tüm aşamalarını çok iyi bildiğim, özellikle ikinci belediye başkanlığı döneminde (1994-1999) Yüksel Çakmur’dan Bornova’dan Üçkuyular’a ihalesi yapılmış olarak, Hazine garantili dış kredisi temin edilmiş, üstelik müteahhit firmaya 80 milyon dolar avans ödenmiş, ancak temel atımı gelecek yönetime bırakılmış olarak devraldığı Metro Projesi’ne “önceki yönetimden kalan kötü bir miras” olarak gören Özfatura’dır. Sonunda tam 1.5 yıl süren uzun tartışmalardan sonra, projenin Üçyol-Üçkuyular bölümünü kırparak yürürlüğe koymuş olan da odur. Bugün çocuklarına “binmeyin” dediği bölüm de, o bölümdür.
 
Merak edenlere için kısa bir açıklama yapayım; Özfatura ile tanışıklığım 1980 öncesine dayanır. Yeni Asır çatısı altında birlikte çalıştığımız yıllar vardır. Yardımseverliği, hoş görüsü, kimseyi baskılamayan dindarlığı bizzat tanık olduğum özellikleridir. Kendisini hem sayar, hem severdim. Ancak son belediye başkanlığı döneminde bazı uygulamalarıyla bu kente bir dizi kötülük yaptığı, önemli mal varlıklarını hiç yoktan sattığı, “idarenin devamı” gibi bir ilkeyi gözardı ettiği gibi gözlemlerim, kendisi hakkındaki tüm olumlu duygularımı temelinden sarsmıştır. Hele hele, çöp konteynırlarında yanmış-yakılmış oylar sonrasında “seçim kazanmış” olması ise asla affetmeyeceğim bir durumdur.
 
 
İzmir’in Havası mı, Suyu mu...
Gelelim son konuşmasında ettiği laflara... Çocuklarına dediğinin açık anlamı “Binmeyin, ölürsünüz!...” sözün “kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” bölümü vatandaşa yönelik; “Siz de binmeyin, siz de ölürsünüz!...”
Bu kadar iddialı lafları etmiş olması için insanın elinde kapı gibi bir bilimsel rapor olması lazım... Bunun açıklanma yeri de, bir dernek toplantısı değil, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın makamı olmalıdır. “Bak elimde, bunlar, bunlar var... Bu hatta çoluk-çocuk seyahat eden, işine-gücüne gidip-gelen insanların can güvenliğini riske atamazsınız... Eğer raporu dikkate almazsanız, karşısına dünyanın en yetkin kuruluşlarından alınmış raporlar dikmezseniz, elimdeki raporları çürütmezseniz, kamuoyu ile paylaşmak zorunda kalacağım...”
Büyükşehir Belediyesi yetkilileri bu “mide bulandırmayı” normal olarak ciddiye almış, açıklama yapma gereği duymuş, elindeki bilimsel raporları, kaynaklarını ve altındaki imzaları sıralamış.
Aslında söylenecek de, yazacak da çok şey var ama, neye yarar...
En iyisi kabahati “İzmir’in havasına, suyuna...” yükleyip, konuyu kapatalım.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN