Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Evsaf, Zaaf ve İnsaf

Yayınlanma Tarihi : 07 - 02 - 2015 : 09:24
Dört ay sonra seçimlere gideceğiz. Bugünün göstergelerini kullanarak, seçim sonunda AK Parti’nin yine en kazançlı parti olacağı telkinleri giderek pekişiyor.
Böyle bir siyasi tahminin, AKP genel yönetimini memnun etmesi çok makul bir bekleyiş ihtimalidir. (Kabulü de diyebiliriz) 
Ama bu manzaranın, ekonomide ve ekonomi esaslı yanlış siyaset kararlarında yarattığı tartışma üslubu, maalesef, hükümet başkanının yetkileri ve becerileri ile yönlendirilmiyor.
Merkez Bankası’nın bağımsız yetkileriyle belirlediği faiz fiyatının düşürülmesi kararını, hükümet başkanı olarak (yani ülkenin başbakanı olarak) Ahmet Davutoğlu vereceği yerde, münakaşa doğrultularının içerik değerlerini cumhurbaşkanı elinde tutuyor.
Başbakan’ın şu aşamada, bu bahiste atabileceği bir adım, söyleyebileceği bir söz maalesef yok. Yakın geleceğin ufkunda da görünmüyor.
Ve ne kadar ilginç bir manzara ki, ülkenin siyaset zemininde ekonominin bütün tartışma başlıklarını sadece Tayyip Bey biçimlendiriyor, yorumluyor, yönlendiriyor ve tartışıyor.
***
Türkiye Merkez Bankacılığı’nda bir Durmuş Yılmaz gerçeği yaşamıştık. Tek kelimeyle Durmuş Yılmaz başkanlığı bütün ekonomik dönemler için örnek gösterilebilecek bir başarı dönemini ifade ediyordu.
Bu başarı sadece AKP yöneticileri ile hükümet kadrolarının takdiri olarak tezahür etmedi. Bütün iktisadi birimler, ekonomiye yön veren bakanlıklar, özel sektörün sağlam ve adil karar birimleri Durmuş Bey’in başarısını öven görüşler belirtmişlerdi.
O kadar ki sonunda, o dönemin başbakanı Tayyip Bey, o dönemin cumhurbaşkanının talebi üzerine Durmuş Bey’i Çankaya’ya yönlendirirken haklı olarak bir başarının iftiharını duymuştu.
Bu başarıyı kendi başbakanlık döneminin muvaffakiyeti olarak değerlendirmişti.
***
Şimdi Tayyip Bey, Durmuş Yılmaz’ı doğrudan eleştiren ve adeta yeteneksiz biriymiş gibi göstermek isteyen üslubuyla hayret verici tavır sergiliyor. Durmuş Beyi bilgisiz, tecrübesiz, beceriksiz biri gibi tanımlayan üslup kullanıyor.
Bu yetmiyor; jestleriyle, mimikleriyle pekiştirme yöntemlerini kullanıyor.
Buna karşılık, başbakan Davutoğlu’nun bu yaşanan manzara karşısında nasıl bir tavır takındığını kavrayabilmiş kimse var mı?
Ya AKP grubunun değerli kadroları bu manzara karşısında hangi tavrı ve idraki kullanıyor? Acaba hangi izanın arkasında sağlam duruyor?
Bunu açıklayabilecek kimse var mı?
***
CHP milletvekili Umut Oran bu konuda açıklamalar yapılması için Meclis’e soru önergesi vermiş. Cesur ve yerinde bir uygulama...
Ama daha derinlikli ve isabetli bir yolu seçebilirdi ve bu yol bu uygulamanın yasal ihlallerini daha etkili ve derinlikli olarak teşhir edebilirdi.
Mesela bir gensoru verilse; hiç kuşku yok ki AKP grubu, bu öneriyi reddedecektir.
İşte reddederlerse bilin ki, dört bakanı suiistimal suçlamasında akladıklarından çok daha vicdan ihlal eden bir uygulama örneği sergileyeceklerdir.
Hiçbir siyasi parti grubu, her vesileyle kendisinin uzun boylu ve devamlı kullanılmasını siyaset beklentisiyle haklı görmez.
***
Peki, bu durumda Başbakan’ın konumu nasıl açıklanabilir?
Dün “evsaf” denilene, bugün “zaaf” denirse, hükümetin ikna ediciliği “insaftan” uzaklaşır...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN