Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Saygısızlık Basitliktir

Yayınlanma Tarihi : 02 - 02 - 2015 : 09:02
Son günlerde Türkiye değişik kanalların etkinliğini kullanarak Ermeni diasporasının haksız ve inatçı tavrını kırmaya yönelik girişimlere yöneliyor. Örneğin, Tayyip Bey Ermenistan cumhurbaşkanı Sarkisyan’ı, Çanakkale Zaferi’nin kutlama törenlerine davet etti.
Cevap! Abesle meşgul olmak, her ırkta, her görev unvanında, her şahsiyette tezahür edebilir.
İşte örneği: Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan, hemen Tayyip Bey’e cevap veriyor ve tek kelimeyle bir ahlaksızlık ifadesini dillendiriyor: Edepsiz!
İşte tam cümlesiyle söyledikleri şudur: “Bu edepsiz daveti aldığımda, Recep Tayyip Erdoğan’a hemen ve aleni yanıt vermeyi gerekli gördüm.”
Böyle bir üslubu dünyanın hangi uygar siyaset ilişkisinde ve devlet terbiyesinde görmüş olabilirsiniz?
Terbiyesizliğin dış politika örneği olarak sergilendiği ilkel idrak eksikliğini savunmak mümkün mü?
Türk-Ermeni ilişkilerinin bir türlü akıl düzeyinde ele alınamayışının hangi dengesiz siyaset idrakinden kaynaklandığını görebiliyor musunuz?
***
 Sarkisyan, Ermeni olaylarının yüzüncü yıl dönümünün anma toplantısında Tayyip Bey’in davetini dünya kamuoyuna bir istiskal örneği olarak yansıtıyor:
Diyor ki, “Davetin uluslararası medya ve toplumlar tarafından yanlış yorumlanabileceği barizdi. Yankılar bu hesapsız girişimin beyhude olduğunu kanıtladı. Bu edepsiz davet beyhude bir girişimdi...”
Bu nasıl bir devlet terbiyesi? Nasıl bir cumhurbaşkanı sorumluluğu? Nasıl bir uluslararası idrak değeri?
Fanatikleri bir yana bırakın; aklı başında tek insanın söyleyeceği şey mi bunlar?
Eğer ulusların nefretleri, böyle dengesiz yöneticilerin sorumsuz cümlelerinden besleniyorsa evrensel değerlerin hiçbir olumlu etkisi kalmamış demektir...
***
Doğu Perinçek’in AİHM’de yaptığı savunmanın ne kadar sağlam bir mantık düzeyinde hazırlanmış olduğunu gördünüz.
Yaşanmış hiçbir olayı sıradan bir tarih hatırlatması olarak değerlendirmiyordu. Olayların özündeki tavır ve hareketleri “mütekabiliyet” (karşılıklı) esasında değerlendiriyordu.
Bu savunma, hukuki ve siyasi bütün muhataplarını etkileyen ve bir tarih gerçeğini ortaya koyan nitelikteydi. 
Olayları hukuk disiplini içinde değerlendiren isabetiyle dikkat çekiyordu.
İşin sonucu şudur: Sarkisyan bu üslupla asıl gerçeğini teşhir etmiştir. Yani, diasporanın emelleri doğrultusunda, hatta esareti altında hareket ettiğini göstermiştir.
Sarkisyan siyasetten ve nezaketten mahrum, ayıp lisanlı bir intikam alıcı olduğunu dünya kamuoyuna sergilemiştir. 
Baskın durum yaratmak isteyen haksızlığın acemi faili olarak kendisini ortaya koymuştur. 
Hepsi bu kadar basittir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN