Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Emekliye “Kayıp Nesil” Muamelesi

Yayınlanma Tarihi : 02 - 02 - 2015 : 09:01
Türkiye’de en sahipsiz kesimlerden birisi de emeklilerdir... Ne, bir gün kendileri de emekli sınıfına katılacak olan sendikacılar sahip çıkar, ne de doğru dürüst bir örgütleri vardır. Olsa da farketmez, çünkü ellerinde grev, direniş, iş bırakma gibi eylem yapacak durumları yoktur.
Sokağa dökülecek olsalar, polis dayağını, jopunu tazyikli suyunu, biber gazını, yaka-paça gözaltına alınmayı kim göze alabilir.
Bu, “bir an önce maaştan düşseler” diye adeta gözlerinin içine bakılan “gözden düşmüş” nesli kim takar...
Oysa, bugünkü Türkiye’deki her karış yolda, her tuğlada emekleri vardır, vergileri vardır, primleri vardır, alın terleri vardır...
Biliyorsunuz; bu yılın ilk 6 ayı için yüzde 2.32 zamla çırak çıkarıldılar. Bin lira maaş alana 24 lira 34 kuruş, 2.000 lira maaş alana 46 lira 68 kuruş... Çünkü hayatlarında bir kez bile satın almadıkları malların doldurulduğu “sepet”teki fiyat artışlarıyla hesaplanan “enflasyon hazretleri” öyle buyurmuş...
Tam bu noktada mail adresime, ciddi bir özel emeklilik kurumunun, Aralık 2014’te yapılmış bir araştırması düştü.
Türkiye’de her 3 emekliden 1’i geçimini sağlamak için çalışmak zorunda kalıyor.
55 yaş üstü kişilerin yüzde 12’si çocuklarından veya akrabalarından yardım alıyor.
Emekliler ortalama 1.877 lira kazanırken, rahatça geçinilebilecek aylık gelir ihtiyacı 2.744 lira olarak hesaplanıyor.
Emeklilerin yüzde 69’u hiç tatil yapamıyor. Yüzde 84’ü sosyal ve kültürel faaliyetlere harcama yapamıyor.
Bu araştırmada en çok dikkatimi çeken, “ortalama emekli maaşının 1.877 lira”ya çıkması oldu.
Ben, 31 yıl prim ödemiş, tam 20 yıldır da çalışan ve maaşından “destek primi kesilen” bir vatandaş olarak hala ortalamayı tutturabilmiş değilim...
Demek ki; ülkemizde kaçırılan bir çok denge gibi, aynı kasadan maaş alan emekliler arasındaki denge de kaçmış... Kimine 700 lira bile çok, kimine 8.000-9.000 bile az...    
 
Başkanlıktan da İstifa Etmeliydin
İzmir’in Kiraz İlçesi’nde, henüz 10 ay önce yapılan yerel seçimlerde MHP’lilerin oylarıyla belediye başkanlığı koltuğuna oturan Saliha Şengül AKP’ye geçmiş...
Yasal ama, asla etik ve demokratik olmayan bir “geçis...”
Hatta ahlaki bile bulmayanlar çıkabilir... Örneğin benim gibi...
Yıllardır fırsat çıktıkça dile getirdiğim Türkiye’deki “uyduruk demokrasi”  ürünlerinden birisi daha karşımızda.
Bir partiden aday adaylığı başvurusunda bulun, seni aday göstersinler, seçimde partinin bayrağını, ilkelerini kullan, parti yöneticilerinden bir grup gelip seçilebilmen için omuz versin, ilçedeki MHP’liler kapı kapı oy istesin, sen seçildikten sonra “Ben başka partiye geçiyorum arkadaş” de...
Gerekçe; “Seçildikten sonra beni partimden kimse arayıp, sormadı...”
Olmadı “Topuklu Efe...” Olmadı Saliha Şengül...
Keşke 10 ay önceki seçimde, şu anda üyeleri arasına katıldığın partiden aday adayı olsaydın da, onlar de seni aday yapsaydı, göğsünü gerek gere, Kirazlıların oylarıyla yine belediye başkanı seçilmiş olsaydın...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN