Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Konumuz Başkanlık...

Yayınlanma Tarihi : 01 - 02 - 2015 : 14:53
Önümüzdeki 4 seçim ayının, dozu gittikçe artacak tartışmalarının ana konusu başkanlık sistemi.
 
Hele su seçim de bitsin; yıllardır toplumsal beklenti olan siyasi partiler kanunu, yüksek seçim barajının düşürülmesi, seçim sistemi, oy sayım sistemi, şu seçmenin oylarıyla bu partinin milletvekili çıkarması gibi “çağdaş konular”a daha sonra bakarız...
 
Ben demiyorum... Hakim güçler böyle uygun görüyor... Biz sadece çoğunluk olamamış, parçalanmış, birlik olabilmiş başka bir azınlıkın kullandığı, istediği yere götürebildiği otobüsün yolcularıyız...
 
Bugün pazar... Derin konuları “seçkinler kurulu siyasilerimiz”in insanlığına, yetişmişliklerine, inisiyatifine bırakıp en iyisi bir fıkra ile köşemizi tamamlayalım.
 
Adamın birisi, korkunç bir sağanak yağmur altında iş yerinden çıkar... O da ne? Tam önünde boş bir taksi durmuyor mu... Derhal binen adam, şoföre bu havada taksi bulabildiği için çok şanslı olduğunu söyler. Şoför adama dikiz aynasından bakarak “Zamanlamanız kusursuz anlaşılan” der, “tıpkı Sheldon gibi...”
 
Kim gibi?
Sheldon Schwartz... İşte o her şeyi doğru yapan adamdı. Dünyanın en şanslı adamıydı. Belki de bu gezegenin gördüğü en kusursuz insandı. Mesela Sheldon nereye giderse gitsin, mutlaka gittiği yerin kapısının önünde park edecek yer bulurdu...
Yok artık... Abartıyorsunuz... Kimse o kadar şanslı değildir, der müşteri...
 
“Sheldon öyleydi” der şoför. “Sırf şanslı değildi; müthiş bir atletti aynı zamanda. Rahatlıkla profesyonel bir golfçü veya tenisçi olabilirdi. Öyle bir sesi vardı ki; Placido Domingo duysa operayı bırakırdı. Gary Grant’tan daha yakışıklı ve zarifti. Hele smokin giydiğinde bir görseydiniz Sheldon’ı... Yapılı, uzun boylu ve kuvvetliydi. Aynı zamanda müthiş bir işadamıydı. Elini nereye sürse altına dönüşürdü. Ve inanılmaz poker oynardı...
 
Bu kadar da olamaz, der, müşteri... Uyduruyorsun...
 
Hiç de değil... Sheldon’ın başka yetenekleri de vardı. Mesela kadınları nasıl memnun edeceğini iyi bilirdi. Çok de zekiydi. Bilmediği, tamir edemeyeceği hiç bir şey yoktu. Ben öyle değilimdir mesela... Sigorta değiştirmeye kalksam, bütün mahallenin elektriği gider... Bir de Sheldon acayip güzel fıkra anlatırdı. Her toplantının göz bebeğiydi.
Vay beee!... Peki sen nereden tanıyorsun bu Sheldon’ı?...
Valla aslında ben tanışmadım kendisiyle...
Peki bu kadar şeyi nasıl biliyorsun?
Sheldon öldükten sonra karısıyla evlendim...
 
Rejimin Adı Ne Olursa Olsun...
 
Şimdi birileri “lak lak televizyonları”na çıkıp-çıkarılıp bir şeyler anlatıyor, “bir kanattan gelecek mantıklı-mantıksız inanmaya hazır seçmenler” de, ağzı açık dinliyor... “Onlar söylerse, doğru söyler, bize de inanmak ve gereğini yapmak düşer” diyor...
Ya, din, iman, vicdan, vatan, millet, gelecek, çocuklarımız, torunlarımız...
 
“Anayasa profesörü” unvanlı bir siyasinin bile, “Vicdanımın sesine uygun oy verirsem, siyasi hayatım biter” diyebildiği bir ortamda “seçmen olmak” ne ağır bir görev...
 
Demek ki siyaset, her insani değeri bir kenara atmaya değecek kadar önemli bir şey... Tabii ki tatmadığımız için bilmediğimiz bir “değer...”
Samimi inancım şudur; yönetim sistemi ne olursa olsun, yeter ki uygulayıcıları olgunlaşmış, doymuş, ülkemizi gerçek medeni ülkeler seviyesine ulaştırmaya kararlı, insan hakkına, kul hakkına saygılı, kendilerinden çok gelecek nesilleri düşünecek ehliyetli kadrolar olsun...
Hepinize sağlık içinde mutlu pazarlar dilerim...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN