Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


İzmir’e Mimar Uyarıları

Yayınlanma Tarihi : 28 - 01 - 2015 : 09:32
—Bu kent yatay gelişmeli.
—Mavişehir ve Bostanlı civarı dominant etkisi olmayan yeni yerleşimler. Kendi içinde kente entegre olmaya çalışıyorlar.
—Ancak en büyük korkum, bu yükselmelerin Narlıdere ve Urla tarafına doğru da gerçekleşmesi.
—Eğer bu gerçekleşirse İzmir; Akdeniz kenti olma özelliğini kaybeder.
—Ki İzmir’in en temel özelliklerinden biri Akdeniz kenti olmasıdır.
—Karşıyaka, Alsancak, Konak ve Güzelyalı’yı korumamız gerekir.
—Bayraklı bölgesi yeni bir merkez tayin edildi ve orada çok katlı yapılar yükselmeye başladı.
—Bu bir oranda Alsancak ve Karşıyaka bölgelerini koruyan bir ele alış.
—İzmir’deki kentsel dönüşüm çalışmalarında en doğru yaklaşım yatayda gelişen, az ve orta katlı konut alanlarıdır.
Bu ifadeler Yüksek Mimar Mehpare Evrenol’a ait.
Görüşlerine katılıyorum, o yüzden de fikirlerinin özetini köşeme taşıdım.
Fakat arada bir mesele var.
Yatay planlamayı sağlayabilmek için geniş arazilerin üretilmesi lazım.
Burada da görev, hem mimari disiplini sağlamak, hem kenti korumak, hem de yatırımcıyı memnun etmek adına yerel yönetimlere düşüyor.
Zor ama zorunlu bir görev..
 
 
Hürrem Tükendi
Hemşire Tükendi
Gıdacı Tükendi
 
Son dönemlerde tükenen tükenene..
Tükenmişlik sendromu grip gibi yayılıyor.
Hatırlarsanız, memlekette ilk tükenen dizi oyuncusu Meryem Uzerli oldu.
Muhteşem Yüzyıl’da “Hürrem Sultan” rolünde izlediğimiz Uzerli, yoğun çalışma temposu, bitkinlik, maddi haksızlık ve moralsizlik gibi nedenlerle ani bir kararla diziyi bıraktı.
***
Hürrem’in peşinden hemşirelerimiz tükendi.
Az personel çok iş, izin günlerinde nöbete çağırılma, yetersiz ücret, fazla mesai gibi nedenlerden dolayı çoğu sağlığından oldu.
Tükenmişlik sendromuna yakalanan hemşirelerden bazıları mesleği bıraktı, bir bölümü başka kurumlara geçti, kalanlar ise psikolojik sorunlarla boğuşuyor.
***
Derken, tükenmişlik zincirine gıda mühendisleri de ekleniverdi.
Onlar da gıda terörü, kendilerine yapılan haksızlıklar ve ellerinden alınan yetkiler yüzünden tükenmişlik sendromuna tutuldular.
Şu anda her üç gıda mühendisinden biri işsiz.
Çünkü, özelde ve kamuda gıda denetimleri mühendislere değil, işverenin isteğini gerçekleştiren kişilere yaptırılıyor.
***
Anlaşılan o ki..
Çarpık ve adaletsiz sistem devam ettiği sürece, daha pek çok meslek personeli tükenip gidecek.
Dönemin en ünlü rahatsızlığı bu galiba..
 
 
Bak Komşuya, Gör Neticeyi
Ege Genç İşadamları Derneği Başkanı Seda Kaya’nın “genç işsizlik ürkütüyor” uyarısı, hakikaten ürkütüyor.
***
—15-24 yaş grubunu içeren işsizlerin oranı yüzde 20’ye yaklaştı.
—Son 6 ayda 500 bine yakın bir artışla rekor seviyeye çıktı.
—Buna göre genel işsiz sayısı 3 milyonu buldu.
—Her 10 kişiden 3’ü işsiz durumda.
—Üstelik, her 4 işsizden biri üniversite mezunu.
***
Kaya, bu verileri gösterip hükümetin önlem alması gerektiğini vurguluyor.
Aslında, oluşan tabloya önlem bile yetmez, doğrudan kırmızı alarma geçilmeli.
Çünkü işsizlik, Türkiye’nin artık en birinci sorunu haline geldi.
Kobani’den de, Suriye’den de, Somali’den de, açılımdan da önemli..
Bunun en somut örneğini Yunanistan’da gördük işte..
Öfkeli işsizler ordusu seçimde hükümeti değiştirdi.
O yüzden kimse işsizliği, gençliği hafife almasın, onları alt sıralara itmesin.
Yoksa cezayı keserler.
 
 
Yesek mi, Yemesek mi?
Uzmanlar ekmek konusunda bir karar verseler iyi olacak.
Bir bölümü “asla yemeyin”, diğer bölümü ise “mutlaka yiyin” diyor.
Ne yapacağımızı şaşırdık.
Oysa, ekmeğin beslenmedeki önemi büyük.
Günlük alınması gereken..
—Enerjinin yüzde 30-36’sını..
—Demirin yüzde 12-48’ini..
—Proteinin yüzde 39-42’sini..
—Kalsiyumun yüzde 9-57’sini..
—B1 vitamininin yüzde 27-63’ünü..
—B2 vitamininin yüzde 12-30’unu..
—Niasinin yüzde 15-27’sini karşılıyor.
Ama yine de ekmekle karşılaşınca nasıl davranacağımızı bilemiyoruz.
Hep bu uzmanlar yüzünden..
 
 
Biri Şüpheli
—Aydın Belediyesi müfettişlerin hücumuna uğramış, 3.5 günde bir soruşturma yapılıyormuş.
—Üçü anladım da, buçuğu çözemedim. Müfettişlerden biri yarım gün kaytarıyor anlaşılan!..
 
 
Hafif Olsa Koyardık
—Karşıyaka Teknik Direktörü Yusuf Şimşek, “biz gövdemizi taşın altına koyduk, elini koyan bile yok” demiş.
—Vallaha o iş taşın ağırlığına bağlı.. Elimiz taşı kaldıramayacaksa ve altında ezilecekse,  niye koyalım ki!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN