Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Komşu'da Ne Oldu?

Yayınlanma Tarihi : 27 - 01 - 2015 : 10:53
Yunanistan’da bir siyasi devir sona erdi.
Alexis Tsipras’ın(40) liderliğini yaptığı Radikal Sol İttifak Syriza seçimleri birinci parti olarak tamamladı.
Tsipras, yılların iktidarını nasıl yıktı?
Değişik bir seçim stratejisiyle.
Neydi bu?
Yunanistan'ın içinde bulunduğu ekonomik durumun vahametini hatırlatarak değil, geleceğe yönelik umut ve iyimserlik aşılayarak seçimleri kazandı.
İktidardaki rakibi Yeni Demokrasi lideri Antonis Samaras ne yaptı?
Seçim sürecinde "Tsipras ve Syriza iktidara gelirse ülke çöker" diyerek korku iklimi üzerinden siyaset yaptı.
Oysa Syriza’nın pazar günü elde ettiği zafer, korku dağıtarak değil, umut vererek iktidar olunabileceğini cümle aleme bir kez daha gösterdi.
Nedeni basit.
Çünkü; Umut, korkudan güçlü tek duygudur.
 
 
Türkiye 132 gün sonra Yunanistan gibi seçimlere gidecek.
Yunanistan da gördük ki, CHP ve MHP; bu seçimlerde de "hem ekonomi hem demokrasi yokuş aşağı gidiyor. aman bize oy verin" nakaratı okurlarsa, işleri zor.
Ancak, Tsipras gibi, seçmene Türkiye'deki durumu tersine nasıl çevireceklerini ikna edici söylemlerle anlatabilirse başarılı olabilirler.
 
 
Bir önemli nokta da, iki muhalefet partisi de, Syriza gibi mutfak ve vitrinlerinde genç, enerji dolu, dinamik ve heyecanlı gruplara yer vermenin yollarını aramalıdırlar.
Çünkü Yunanistan'da Tsipras, seçimi geçmişin eskimiş siyasetçilerinden kurulmuş bir ekiple değil, yarınların parlak siyasetçileriyle kurulu bir ekiple kazandı.
Tsipras 40 yaşında.
Yani Türk siyasetinde ve mecliste en az temsil edilen 25-40 yaş kuşağının bir temsilcisi.
Oysa genç ve enerjik muhalefetin iktidar yarattığını görmek için kendi tarihimize de bakmak yeterli olabilir.
1970’lerde CHP’yi başarıya taşıyan kadro; 30 ve 40’lı yaşlardaydı.
 
 
Türk muhalefetinin, Yunanistan seçimlerinden alması gereken bir önemli ders; artık siyasetin sadece belirli çerçeveler ve kurumlar dahilinde yapılmadığını kabul etmesidir.
İletişim teknolojilerinin gelişmesiyle örgütlenmek artık çok kolaylaşmıştır.
Hükümetin sosyal medyadan korkusu bu yüzdendir.
Komşu'da 2012 yılında sadece bir tepki partisi olarak kurulan Syriza'nın Yunanistan’ın köklü partilerini klişe tabirle sandığa gömmesinin altında yatan en büyük neden iletişim teknolojilerini çok iyi kullanması olmuştur.
 
 
Hiç şüphesiz Türkiye ve Yunanistan bambaşka iki örnek.
Değerleri, mevcut sorunları, öncelikleri çok farklı.
Ama iki ülkede de bir "kriz durumu" mevcut.
Yunanistan’da sorumsuz siyasetin ilmik ilmik örerek, yıllarca çalışarak ortaya çıkardığı bir ekonomik kriz;
Türkiye’de ise yolsuzlukları örtbas etme, hesap vermeme derdindeki iktidarın özellikle son üç senedir sarıldığı kutuplaştırıcı, baskıcı ve otoriter siyasetin yarattığı bir demokrasi krizi var.
Hem Yunanistan hem Türkiye derin bir tıkanmışlık yaşıyor.
Syriza’nın zaferi, doğru, etkili ve akıllı stratejilerle kriz anlarında köklü değişiklik yapmak mümkün olduğunu göstermiştir.
Böyle bir köklü değişiklik 132 gün sonra Türkiye'de olur mu?
8 Haziran'da göreceğiz.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN