Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Kırmızı Kaplı Defter

Yayınlanma Tarihi : 21 - 01 - 2015 : 18:12
Kültürümüzde iki defter türü var ki, sıklıkla kullanır ve özel anlamlar yükleriz. Birincisine “kara kaplı defter” diyoruz. Bütün isabetlerin temelinde bu var...
Genelde ‘Kadı’ların kullandığı bir defter türü idi. İçinde olaylar karşısında alınacak kararların niteliklerini tanımlayan hükümler bulunurdu.
Düzenin kurulmasında ve işletilmesindeki disiplinler ile uygulama esaslarının yazılı olduğu özel tarifler içerirdi. İkince defter türüne de “sarı yapraklı defter” denirdi. Benim kuşağımın öğrencileri bu defteri, pantolonlarının arka cebine koyar ve okula onunla gidip gelirlerdi.
Kıç cebimizdeki bu sarı yapraklı defterler ile cumhuriyet kuşağının çocuklarından uluslararası övünç kaynağı mühendisler, hekimler, hukukçular, bilim adamları, sanat dallarının ustalarını yetiştirdik.
***
Beştepe Külliyesindeki ilk bakanlar kurulu toplantısı sırasında Tayyip Bey’in oturduğu başkanlık koltuğunun etajerinde bir kırmızı kaplı defter dikkat çekmiş. Bu defter, bir tür “akıl defteri” olarak Tayyip Beyin hiç vazgeçemediği başvuru ve hüküm kaynağı imiş.
Tayyip Bey uygulamada en hassas isabet kantarı olarak bu kırmızı kaplı defteri kullanıyormuş.
Kara kaplı defterin hükümlerine göre, Merkez Bankası “bağımsız” kuruluştur. Böylece devletin hiçbir kurum ve kuruluşunun Merkez Bankası üzerinde istediği yönde karar aldıracak gücü ve yasal konumu yoktur. Ancak Tayyip Bey, Merkez Bankası’nın bağımsızlık tanımı karşısında kendi konumunun yeni tarifiyle gündeme gelmekte ve yeni bir iddia sergilemektedir. Tayyip Bey diyor ki, “Merkez Bankası bağımsız ise, ben de bağımsızım”...
Bu bağımsızlık ilanının izleyicilerinden ne ölçekte alkış aldığını göz önüne getirirseniz, kurumların bağımsızlıklarının pek geçerli hüküm olduğunu söylemek mümkün olmaz.
Sayın Cumhurbaşkanımızın bağımsızlık iddiasını sergilediği konu, açık bir meydan güreşi daveti olarak algılanıyor: Çünkü Tayyip Bey, münhasıran Merkez Bankasının bağımsızlık alanı olarak tanımlanan faizlerin düşürülmesi kararını adeta kendi bağımsızlık alanı olarak gündeme getiriyor. Bütün dünyanın gözleri, ülkelerinin merkez bankaları üzerinde...
İlk adımı İsviçre Merkez Bankası attı: Euro’ya olan talebi azaltacak önlemleri aldı. Amerikan Merkez Bankası faizleri yükseltti.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise değer kaybına uğrayan Euro karşısında yeni etkinlik paketi hazırlıyor.
Türkiye’de ise Merkez Bankası, bugün yılın ilk faiz toplantısı için bir araya geliyor. Stratejik hamlesini yapmak üzere (PPK) Para Politikası Kurulu çalışmalarını derinleştiriyor, yoğunlaştırıyor...
İşte bu noktada Tayyip Bey’in “ben de bağımsızım” ilanının ifade ettiği mana değer kazanıyor: Tayyip Beyin İfadesi açık, muhatabı belli, üslubu biraz azarlayıcı olarak Merkez Bankasını hızla karar almaya zorluyor: “Ey Merkez Bankası, faiz indirimi için daha neyi bekliyorsun?” diyor.
***
Akla şu geliyor: Cumhurbaşkanı’nın faizlerin indirilmesi ve yatırımların önünün açılması yolunda alınması gerekli tedbirleri gündeme getirmesi için bu tarihi toplantıyı beklemesinin özel bir sebebi olabilir mi? Bu ihtiyacı ilgililerle, (medya önünde tartışmak yerine) daha dar ve etkin bir karar kadrosunun bilgi ve tecrübelerine sunarak, sonuca bağlaması düşünülemez miydi?
Elbette ki mümkündü...
Ama nihai karar otoritesinin tekilleştirildiği yöntem içeriğinde başka bir mesajı olabilir mi? Bir tür başkanlık sistemi pekiştirmesi denebilir mi?
Çünkü, Merkez Bankası Cumhurbaşkanı’nın bağımsızlık ilanını kabul edip faizleri düşürdü.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN