Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Siyasi Din Terminolojisi

Yayınlanma Tarihi : 20 - 01 - 2015 : 09:15
Cumhurbaşkanı Tayyip Bey’den açıkça özür dilemek durumundayım. Çünkü bütün siyasi konuşmalarında mutlaka dini değerlerle bir irtibat kurarak hassas inanç ve ibadet terminolojisini kullanmayı adet edinmişti.
Her konuşmasında mutlaka bir bağlantı kurardı. Ayrıntıya fazla girmez ama çağrışım etkinliğini tesirli ölçekte kullanırdı. Kullandığa üsluba eski dilde “istitraden” denilirdi.
Tayyip Bey bu bahsi ustaca kullanırdı. Bir kavramın izahında bir küçük “istitrad” ile bir koca bahsin manada ve algıda zenginleşmesini sağlardı.
Sanıyordum ki her vesileyle; her bahiste ve her zeminde, her kürsüde bir din tedaisiyle siyasette etkinlik kazanmak münhasıran Tayyip Bey’e aittir.
Başbakan Ahmet Bey’in konuşmalarını izledikten sonra açıkça ifade ediyorum ki, Tayyip Bey’den özür dilemek gerekiyor.
Tayyip Bey bu işi gerçekten ustaca yapıyormuş ve hiç dillere böylesine düşmüyormuş...
***
Çünkü Ahmet Bey kadar önüne konulan her kürsüde, her mikrofonda dinden, imandan bahis açmadan ve bu uygulamayı birkaç kez birbiriyle irtibatlı olup olmadığına bakmaksızın tekrarlayan başka hiçbir siyasetçimiz olmadı.
Ahmet Bey’in konuşmaları gerçekten şaşırtıcı ve her dinleyeni hayrete sevk edici ölçekte “din ve iman bahisli” söylemleriyle asıl manadan uzaklaşarak etkinliğini kaybediyor.
Hele bu aralar, Charlie Hebdo Katliamı üzerine yaptığı Paris gezisinin hassasiyet tellerini sürekli titreterek, bu bahislerde az bulunur bir derinlik ve genişlik sahibi olduğunu göstermek isteyişi var ki, acaba istediği etkinliği sağlayıp sağlayamadığını çok ciddi şekilde düşünmesi gerekiyor...
***
Din konularını ve İslami hassasiyetleri siyaset lisanına malzeme yapmayı ilk başlatan, Menderes olmuştu. İşi öyle abarttı ki, bir ara “siz hilafeti bile geri getirebilirsiniz” diyecek kadar ölçüyü kaçırmış ve Celal Bayar’dan azar işitmişti.
Siyasette, ifadeyle isabet bağlantısının değerini ve terbiyesini uygun ölçekte kullanmak, sahip olunan makamla değil; akılla, izanla ve nezaketle mümkün olur...
Başbakan Ahmet Bey, Kılıçdaroğlu’nu sarahaten işaret ederek yaptığı konuşmada, din bahsi etkinliği sağlamak isterken öyle ifadeler kullandı ki, CHP’nin bu üsluba vereceği cevap bekleniyordu.
Beklenen cevap öyle sert ölçekte geldi ki, Ahmet Bey, bu cevaba cevap verirken ölçüyü kaçırırsa, kendisi hakkındaki bekleyişlerin ve ümitlerin ne kadar derin ve acılı etkiler yaratacağını düşünmek kaçınılmaz olacaktır.
***
CHP Parti Sözcüsü Haluk Koç; Başbakan Davutoğlu’nun, güya Kılıçdaroğlu’nu Hazreti Muhammed ile ilgili karikatürleri savunuyormuş gibi gösterdiği için çok ağır dille eleştirdi.
Evet! Çok ağır dille eleştirdi: Sözleri yenilir, yutulur cinsten değildi.
Başbakan Davutoğlu için “CHP’yi diline dolamış, tek sermayesi olan inanç tacirliğini en pespaye, en aşağılık, en alçak ifadelerle, hayâsızca kullanıyor” diyordu.
 Hazreti Muhammed’le ilgili karikatürleri CHP’nin savunduğunu belirten Davutoğlu’nun sözleri için, “ancak kendine şeytanı rehber edinenlerin kullanacağı dildir” diyordu.
***
Sevgili okuyucularım,
Siyasette güzel bir söz vardır: Denir ki, “kantarın topuzunu kaçıranın batmanı, kendi vicdanına yük olur”...
Hitabın nezaketine riayet yoksa “siyasette dil-bazlık yapayım derken, dil-mürde (kalpsiz) olunur”...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN