Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Nasıl Yani

Yayınlanma Tarihi : 19 - 01 - 2015 : 09:21
Bir terör olayı oluyor; bir bomba atma, yakma-yıkma, saldırı... Bizim yetkililer “Misli ile karşılık veririz”den başlayıp “Aynı dilden konuşuruz”dan çıkıyor...
Koskoca bir devlet bir veya birkaç teröriste “Nasıl misli ile karşılık” verir, ya da “aynı dilden” konuşur? Karakola bir bomba atanın evini bombalamak ya da kendisini bombayla öldürmekle mi? 
Devletin dili bu mu olmalı? Teröriste laf mı yetiştirmeli?
Yakala, getir, hakim karşısına çıkar, kanunda yazan cezayı uygulasın...
Tehditle terör önlenir mi, terörist “yaptığının misli”nden korkarak, “aynı karşılığı bulacağından korkarak” hain planından vazgeçer mi?
Daha da özeti; devlet tehdit eder mi?
Laf ola beri gele...
Son zamanlarda görev başında seri saldırılara uğrayan belediye otobüs şoförleri olayı ile ilgili konuşan İzmir Valisi Mustafa Toprak da bana göre, yukarıda eleştirdiğim sözlerin bir benzerini etmiş: “Bir otobüs şoförüne yapılan saldırı, güvenlik güçlerine, polise yapılmış saldırı gibidir. Kamu görevi yapan şoförlere yönelik şiddet kabul edilemez...”
Hani birilerinin anlama sınırlarını zorlayıcı bir anlatımda bulunursunuz da saf saf gözlerini kulaklarını açarak “Nasıl yani?...”yi yapıştırır ya, ben de Vali Bey’in cümleleri karşısında aynı cümleyi kuruyorum...
Üzerinde ESHOT ya da İZULAŞ’ın verdiği elbiseden başka kendisini koruyacak, saldırgana karşılık verecek hiç bir silahı olmayan, üstelik oturduğu koltuktan kalkacak hali bulunmayan gariban şoförle tam donanımlı polis karşılaştırması nasıl bir şey?...
Siz, bir Vali ağzından çıkan bu laflara hayret ede durun...
“Nasıl yani?...” dedirtecek bir-iki cümle daha...
“Konu bize intikal ettiğinde, kesinlikle yetkili makamlar takibini yapacaktır. Ayrıca şikayet mekanizması önemlidir. Bir çok olayda tarafların şikayetçi olmaması, ya da vazgeçmesinden dolayı güvenlik güçleri işlem yapamıyor...”
Nasıl yani?!!!...
 
 
Şoförleri Dövdüren mi Var?
Belediye şoförleri, kamu görevlileri, görevleri başında, nereden gelip nereye gittiği, nasıl olup da bir hafta içinde teker teker ortaya çıkan saldırganlar, polisi “Kimdir bunlar... Neyin nesidir? Acaba işin içinde bir iş mi var? Bir “örgütlülük” ya da “çete işi midir?” diye kendiliğinden harekete geçmiyor da, illa da “şikayet” bekleniyor?
Belediye şoförü, mahallede komşusu ile “takibi şikayete bağlı” kavga etmiyor Vali Bey...
Kamunun malında, kamu görevlileri görevleri başında saldırıya uğruyor... Üstelik ortada dolaşan, tam da polislik iddialar var... Daha önce bu kente meydana gelen ve hala içimizde “kuvvetli şüphe” olarak duran başka provokasyon iddiaları gibi...
 
 
“Saldırgan Dili” Bilen Başkan...
Belediye şoförlerinin arka arkaya saldırıya uğramasından sonra, şoförler çoluk-çocuk sokağa dökülmüş. Kimi mağdur, kimi korku içindeki aileleri, ESHOT çıkışlı Sendika Başkanı Kani Beko adeta rahatlatıyor (!): Bu saldırılar böyle devam ederse, kim hangi dilden anlarsa, o dilden anlatmasını biliriz....
Bir “Nasıl yani?!! Sayın Başkan...” daha...
Her otobüse bir kaç “saldırgan dili bilen koruma” mı yerleştireceksiniz?
Yoksa, saldırganı sokakta kıstırıp, “anladığı dilden koşuşmayı”, dayak atmayı mı düşünüyorsunuz?
Saldırgan ya da saldırganlarla karakolluk olmayı “şikayete bağlı” mahkemeleşmeyi mi planlıyorsunuz?
Aynı “Şoförüme dokunma” eyleminde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da, seri saldırılar karşısında Valiliği ve Emniyet’i harekete geçmeye çağırıyor.
Nasıl yani?!!!...
Bu kentte böylesine seri olaylar karşısında Valilik, Emniyet “göreve davet”le mi harekete geçecek?
Kullanıla kullanıla adeta “yalama olmuş” bir cümlenin bir kez daha yeridir: Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN