Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Nabız Nasıl Atıyor?

Yayınlanma Tarihi : 16 - 01 - 2015 : 09:14
Tartışmalı siyaset zeminlerinde seçimler yaklaşınca, halkın nabzını ölçmeye meraklanmalar başlar. Bu durum, hem isabetlidir; hem de kaçınılmaz... Şimdi böyle bir durumla karşı karşıyayız... Önce konunun isabetlerini, sonra kaçınılmazlarını tartışalım...
***
Diyelim ki on beş sene önce, yeni kurulmuş bir siyasi partinin ilk seçimde oy oranını ölçmek sanıldığı kadar kolay değildi.
(Hayır! Aksine çok kolaydı: Çünkü ANAP, Doğru Yol ve DSP’nin siyasi miadı dolmuştu.)
Tarhan Bey’in, Emre Bey’in, Hakan Bey’in şirketleri kolları sıvadılar. O zamanlar Adil Bey’in (A&G) firması bu kadar gündemde değildi.
Seçim sonuçları üst üste üç kez neredeyse aynı oranlarla AKP’yi tek başına iktidara getirince, kerametin partilerde ve araştırma şirketlerinde değil, ama yüzde on barajının lütufkârlığında olduğu anlaşıldı.
Tayyip Bey’in seçim barajı konusunu ele almaya hiç niyetli olmadığı bütün aşikâr ölçütleriyle ortada duruyor.
Çünkü baraj altı oyların avantasıyla çok yüksek sayıda milletvekili çıkarmanın fırsatını kullanarak dördüncü kez tek başına iktidara gelmeye kararlı olduğu açık seçik ortada duruyor.
Adil Bey’in A&G firması yılın ilk haftası içinde bir araştırma yapmış.
Vardığı sonuçlara göre AK Parti yüzde 50; CHP yüzde 26; MHP yüzde 15 ve HDP yüzde 9 bandında görünüyormuş. Diğer partilerin toplam oy oranı da yüzde 3 civarında çıkıyor.
Peki, bu dağılım gerçekleşirse AKP hakikaten dördüncü kez, anayasayı istediği gibi değiştirebileceği milletvekili sayısı çıkarabilir mi?
Adil Bey’in araştırma sonuçlarına göre, halk oyunu artık AKP’ye değil Tayyip Bey’e verecekmiş. Çünkü halk, lider olarak sadece (yani hala) Tayyip Bey’i görüyormuş.
***
Bazı tahlilleri sıralayalım: 
1. Ama halk, Davutoğlu’nun, Tayyip Bey’in koltuğunu doldurduğu hükmüne de varmış. (Adil Bey öyle söylüyor.)
2. Bu mümkündür. Çünkü son grup toplantısında milletvekillerinin Ahmet Bey’i, bir ara Tayyip Bey’i alkışladıklarından daha yürekli ve şiddetli olarak alkışladığı görüldü.
3. Yani kısa zamanda siyasetin “temsil eylemi” hızla isimlendirme değişikliği yaratabilir.
4. Yani “teşmil alanı” değişebilir. Örneğin HDP, Selahattin Bey’in iddia ettiği gibi yüzde on barajını aşarsa, AKP (aslında Tayyip Bey), baraj avantasıyla eskisi kadar milletvekili çıkaramayabilir.
5. Eğer seçimlerde AKP lideri olarak Tayyip Bey görünüyorsa ve Tayyip Bey de bu manzaradan hoşnutsa, AKP ciddi bir lider sorunu yaşamaya başlıyor demektir.
6. Demokraside (yüksek baraj avantasına rağmen) partinin lideri (veya başbakanı), hala tali (ikincil dereceli) isim olarak kalıyorsa (algılanıyorsa), o partinin siyaset jargonunda artık parti lideri değil, “muayyen makam” sahibi geçerli demektir ki, makul tavırlı parti lideri bu tayine rıza göstermez...
7. Türk siyasetinde kim ne derse desin en önemli konum ve otorite hala “başbakandır”. Eşyanın tabiatı olarak bakarsanız, hiçbir parti lideri bu kadar uzun süre ikincil kalmaya rıza göstermez.
8. Geçmişte örneği vardı. Turgut Bey’in, Yıldırım Bey’i bu ihtiyaç ile başbakan yaptığı söyleniyordu. Ama Yıldırım Bey bir gün Zonguldaklı işçilerin yürüyüşünde diklendi.
9. Ve Turgut Bey, cumhurbaşkanlığını bırakıp, tekrar milletvekili olup ANAP’a başbakan olmayı bile düşünmeye başlamıştı.
Türk siyasetinde “tsunami” yaşanmaz; ama ağır tesirli fırtınalar, kasırgalar görülmüştür...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN