Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Terör Tartışmasında İslam

Yayınlanma Tarihi : 13 - 01 - 2015 : 09:19
Paris yürüyüşüne katılan Başbakan Davutoğlu, Türkiye’yi kıskaç altına alan terör tesirleri üzerine derinlikli açıklamalarda bulundu. Açıklamasının ilk cümlesi genel kapsamlı ifadeler etkisini yansıtacak şekilde düzenlenmişti: “Tehdit büyük. Özellikle ekonomik krizin de etkisiyle aykırı akımlara yöneliş var” dedi. Ahmet Bey’in konuşma detaylarına inildikçe dikkat çeken husus, bu konuşmanın Paris’te irticalen yapılmış açıklamalar olmadığını gösteriyor.
Belli ki danışmanları, bu konuşmayı Ahmet Bey henüz Türkiye’de iken hazırlamışlar.
Doğrusu iyi hazırlanmış bir metin... Sunuluşundaki teatral etkiyi de Ahmet Bey, çok tesirli bir üslupla sundu. Ancak bazı cümleleri var ki, tahlile kapsam kazandırmak isterken anlam dağınıklığı yaratmış... Sonuçta ortaya hassas bir değerlendirme karmaşası çıkmış:
Ahmet Bey diyor ki, “İslam dünyasındaki bu gerilimin sadece İslam dünyası ile ilgili bir gerilim olmadığını, İslam dünyasında yaşanan insanlık trajedilerine sessiz kalınmasının da doğurduğu bir yeni durum olduğunu dünya çok daha iyi fark ediyor.”
Ne diyorsunuz, bu cümleyi, konuşmanın genel dengesi içinde isabetli bulabiliyor musunuz?
Ya da ben mi çok isabetsiz buluyorum?
***
Ahmet Bey bu konuşmasında, terör eylemlerinin gelecekte artış kaydedeceğini söylüyor. Ekonomik krizin ivme katmasıyla terörün Avrupa’da ciddi bir boyut genişlemesi yaratacağını belirtiyor. Doğrusunu isterseniz bu karakteristik tarifin, bu ölçüde önemsenmesini yerinde bir müdahale ifadesi olarak değerlendiriyorum. Kimsenin inkâr edemeyeceği bir gerçek var: Avrupa’da İslam-Hıristiyanlık çatışması üzerinden gerginlik çıkarmak isteyenler her fırsatı kullanıyorlar.
Ahmet Beyin bu konudaki saptamalarını yerinde ve gerçekçi buluyorum: Örneğin, İslam’ın değerlerini çiğneyen bazı terör grupları tarafından onlarca camiye saldırıda bulunan Avrupalı ırkçıların, Avrupa kültürüne darbe vurduklarını belirtiyor. Bu konuların da, bu mitingin ruhundaki değerler içeriğinde ele alınmasını ileri sürüyor. Ahmet Bey’in konuşmasının belki de en önemli başlığı olarak bu konuyu ileri sürebiliriz. Bunun anlamı, “islamofobik saldırılar konusunda, Avrupa’nın aynı hassasiyeti göstermesini istiyor.
***
Ancak. 
Ahmet Bey’in konuşmasında ağırlık kazandırmadığı önemli bir husus var: Keşke bunu çok net olarak ortaya koysaydı... Çünkü benzer türde terörist tecrübeler Türkiye’de tekrarlanırsa, Paris’te kol kola yürüyen liderler, bu girişimin ruhuna ve terbiyesine uygun olarak, işi basit kınama cümleleriyle geçiştirmek yerine, gerçek sorumluluk bilinciyle hareket ederlerse ikna edici olurlar...
Bunu yapmadıkları takdirde teröristler bu zaafı görecek ve hain eylemlerinden vazgeçmeyecektir.
Burada can alıcı nokta, Paris’te değil de İstanbul’da benzer eylemler görüldüğünde bütün liderler, sanki Davutoğlu’nun yerindeymiş gibi içtenlik ve aklıselimle olayın özüne yönelip failleri yakalamalıdırlar. İşte o zaman Paris yürüyüşünün gerçekten bir anlamı olduğu anlaşılır.
Yoksa buna, Türkçemizin güzel tanımlamasıyla, laf-ü güzaf denir...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN