Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Önce, Mevcut Yolları Trafiğe Açalım...

Yayınlanma Tarihi : 09 - 01 - 2015 : 09:03
İzmir yoğun olarak, biraz da “basının mikrofon uzatmasını”nın cazibesi ile İzmir Ticaret Odası’nın “kent trafiğine çözüm önerileri”ni tartışıyor.
Dikkatle okuduklarım arasında, ilgili haberlerin altına eklenen vatandaş görüşleri dahil “Bu iş beni aşar. Bu bir kent uzmanlığı işidir” diyene rastlamadım. Üstelik bazıları son derece acımasız, son derece mantıktan, ölçüden, izandan uzak eleştiriler.
Herkesin koşuştuğu bir ortamda, “uzatılan mikrofon cazibesi” olmasa da, bana emanet edilen bu köşe aracılığıyla ben de görüşlerimi açıklayayım...
Yerleşik bir şehirde, özel otomobil trafiğine geçit açmak yerine, alabildiğine toplu ulaşıma önem verilmesi gerektiğine, işine giden vatandaşı iş yerine, okuluna giden çocuğu okuluna, iş yerine giden esnafı, işadamını iş yerine en kısa yoldan en konforlu şekilde ulaştırmayı daha çok önemserim.
Vatandaşın işine, esnafın dükkan açmaya, mutlaka özel otomobille gitmek, iş yerlerinin bulunduğu sokaklarda dakikalarca park yeri aramak, sonra da -çoğu yaya geçitlerinin önüne, engelli vatandaş geçitlerine olmak üzere- otomobilini terkedip gitmek gibi bir “hobi”si varsa, kent yöneticilerinin, mevcut duruma düzen getirmek dışında bir sorumluluğu olduğunu düşünmüyorum.
 
Önümüzde Deniz Varken...
Kent trafiğine düzen vermek, yanlış yerlere parkların önününe geçmek, kaldırımların, yaya geçitlerinin işgalini, mevcut yolların park edilen araçlarla daraltılmasına göz yuman trafik polisi, belediye görevlileri oldukça, büyük maliyetlerle ve büyük tahribatlarla açılacak her yol, bir kaç yıl sonra “yetmez” hale gelecektir.
Öncelikle yapılması gereken, üstelik maddi maliyeti de olmayan iş, mevcut yolları tüm şeritleriyle işler ve açık hale getirmektir. Ne yazık ki, mevcut yönetim anlayışı, bu durumu bilse de, “kuralsız vatandaşı rahatsız etmemek” gibi çarpık bir anlayışın esiri olarak, asli görevlerinin üzerine yatmayı tercih etmektedir.
İzmir Ticaret Odası, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı’nın tünelle geçilmesini, mevcut yolun yeşil alan olarak düzenlenmesini öneriyor. Yoğun bir “kafa yorma eseri” olan bu öneriye asla karşı çıkmıyorum ve peşin hükümle, üzerine biraz da “ehliyetsiz bilgiçlik” ekleyerek “olmaz” demiyorum. Ancak bunun yerine, önümüzdeki denizin, her yere otomobille gitme alışkanlığını terketmeyen vatandaşların gönlü olsun diye, önümüzde durup duran denizin, otomobil taşımacılığında da kullanılmasının yoğunlaştırılmasını öneririm.
Örneğin; Alsancak Limanı’nın Kordon başlangıcına kurulacak bir iskele ile, otomobilleri bu noktadan alıp, Göztepe’ye, İnciraltı’na ulaştırırım. Hatta Karşıyaka Alaybey’den alıp, yine aynı noktalara ulaştırırım.
Ayrıca, kent içine yol açma gayretleri yerine, kent içine kalıcı düzen ve güzellik, cazibe katmaya ağırlık veririm. Örneğin; EGİAD’ın önerileri olan şu elimizin altındaki Kültürpark’a bir düzen vermeyi, Alsancak Bölgesi’ndeki karmaşayı çözmeyi öncelik vermek gibi.
 
Kampus mu, Külliye mi?
Cumhurbaşkanımız ağzımıza, istekle çiğneyebileceğimiz bir sakız daha tıkıştırdı. “Üniversite yerleşkelerine ‘kampus yerine, külliye demek’ daha doğru olur...”
Öneri büyük yerden geldiğine göre, mutlaka yakın bir zamanda “kampuslar”ın “külliye” olarak anılacağından kimsenin şüphesi olmasın.
Keşke bir gün, üniversiteleri çağdaş aydınlığın ışığına, bilimine, teknolojisine kavuşturmak gibi bir tartışmamız da olsa... Üniversitelerimizi birer “işsizlik mektebi olmaktan, birer bilim yuvasına dönüştürme”nin yollarını da bir “büyük ağız” gündeme getirmeyi akıl edebilse...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN