Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Altın Projelere İlgisiz Kalmak...

Yayınlanma Tarihi : 08 - 01 - 2015 : 08:55
İzmir’in sivil toplum kuruluşları, peş peşe “İzmir projeleri” açıklıyor... Hepsi de heyecan verici, yaşadığımız kentte sıradışı özellikler katacak.
Ancak, özenle hazırlanmış bu projeler, karar verici Büşükşehir Belediyesi ve her fırsatta “İzmir hakkında iyi şeyler düşündüklerini” söyleyen iktidar kanadının yerel siyasileri üzerinde beklenen ilgiyi görmüyor.
Eminim ki; bu “altın projeler”den bir kaç tanesi hayata geçse, hem bu alandaki samimi çabalar boşa gitmeyecek, hem de benzer kent projelerinin devamının gelmesini sağlayacak.
Eger İzmir büyükşehir Belediyesi yöneticileri, emek ve kafa ürünü bu projeleri “hariçten gazel okuma” olarak değerlendiriyor ve “İzmir için en iyisini biz düşünür, biz yaparız” diyorlarsa -ki bu konuda görünenlerle beslenmiş kuvvetli inancım var- o zaman yapacak bir şey yok.
Ancak, büyük emek, çaba ve yetkinlikle beslenmiş beyin gücü harcanarak hazırlanan projelerin gereklilikten doğduğunu “gönül ister ki” arzusundan beslendiğini, kente katkı amacı taşıdığını, sosyal sorumluluk hissinden doğduğunu kimse inkar edemez.
 
 
Hariçten Gazel Okuma Değil...
Örneğin; EGİAD’ın Kültürpark Projesi... Eğer bu kentin göbeğindeki bu gözde alan, büyük kesimlerin kabul göstereceği bir kültür, sanat ve fuar alanı projesi ile şekillenmiş olsaydı, ne olacağı, nasıl bir planla şekilleneceği bilinseydi, “hariçten gazel okumayı” kim düşünebilirdi?
Örneğin; kimilerinin “köpek gezdirme alanı” acımasızlığına, kimilerinin “kimliksiz kordon” yakıştırmasına hedef olan koskoca alan, dünyanın gıpta ile izleyeceği bir proje ile şekillendirilmiş olsaydı, “pişmiş aşa su katmak” kimin aklına gelirdi?
O Kültürpark öyle kaldığı sürece, o kordon öyle durduğu sürece elbetde projeler üretilecektir, üretilmeye de devam edecektir, etmeli de...
 
 
Mürüvvetinizi Görelim...
İzmir Ticaret Odası da, daha önce sözlü olarak açıkladığı kent önerilerini bu kez kağıda dökmüş. Özellikle, sahasız İzmir’e futbolda dip yaptıran, halen de üzerinde bazı kesimler tarafından yürütülen samimiyetsiz tartışmalar nokta koymayı amaçlıyor:
Atatürk Stadı’nın zeminini derinleştirelim, kapasitesini artıralım, üzerini kapatalım ve İzmir’e bir “futbol mabedi” kazandıralım.
Kötü mü olur? Asla... Ancak karar vericiler Ankara’da...
Ama, bu güne kadar bu kent aleyhine verilmiş Ankara kaynaklı her kararı alkışlamaya, bu kente yapılan haksızlıkları bile savunmaya şartlanmış iktidar kanadının yerel siyasileri için, İTO önerilerini, “yaşadıkları kente bir iyilik yapma, dosyaları kapıp Ankara’nın yolunu tutma fırsatı” olarak değerlendiriyorum.
 
 
İzmir’i Futbolda da Çökertmek...
İTO’nun Alsancak Stadı Projesi ve gerekçelerini Başkan Ekrem Demirtaş o kadar güzel açıklamış ve fazla söze gerek bırakmamış:
İzmir Alsancak Stadyumu depreme dayanıksız çıktığı için kullanıma kapatıldı. Bu gerçekten İzmir’e karşı yapılmış bir sabotaj (aynen katılıyorum... Şu ana kadar bu nedenle Türkiye’de kapatılan başka stadyum yok. Bazı stadlar da aynı şekilde dayanıksız olmasına karşın geçici çözümler bulunmuş. İzmir’de Karşıyaka, Göztepe, Altay, Altınordu bütün futbol kulüplerine İzmir Atatürk Stadı adres gösterildi. Ama orada da Altınordu-Fenerbahçe maçı oynanamadı. Dünyaya rezil olduk. Futbol oynanacak stadı olmayan başka illere giden bir İzmir olmaktan utanıyoruz. Alsancak Stadı İzmir’in spor tarihidir ve mutlak korunması gerekir. İzmir’in inşaatçıları olarak stadı bize bıraksınlar, 4 ayda tribünü güçlendirelim. Bir tek lira da istemiyoruz. Yeter ki maç oynansın...
 
Aslında asıl utanması gerekenler Demirtaş değil, “kente ceza gibi yatırım savunucusu kesilen” siyasetin “İzmir sıfatlıları”dır...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN