Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Heykeli Dikilecek Adamlar...

Yayınlanma Tarihi : 05 - 01 - 2015 : 09:04
Bir zamanlar Yatağan’da termik santralın atıklarından oluşan kül dağları vardı. Özellikle Yatağan-Milas arasında seyahat edenler hatırlar; bir rüzgar estimi tabiatın, insanların, araçların üzerine kül yağardı. Çimento fabrikaları da harıl harıl çimento üretirdi.
Mühendis veya değil bir akıllı adam çıktı, küllerin çimento fabrikalarında katkı malzemesi olarak kullanılabileceğini önerdi. Bu mantıklı ve akıl dolu uygulamaya geçildi, ortada ne termik santral atığı kaldı, ne de insanların tabiatın üzerine yağmaya hazır kül dağları...
Eskileri bilen birisi olarak o taraflara ne zaman yolum düşse, o isimsiz kahramanı (belki ismi vardır da ben bilmiyorum) saygı ile, minnetle hatırlarım, “bu insan veya insanların heykeli dikilmeli” derim...
Ancak bu keşif çimentocular için adeta bir “yol” oldu. Hemen ardından, yanardağ curuflarının da çimento üretiminde katkı malzemesi olanak kullanılabileceği keşfedildi...
Bu kez antik çağın “Yanık Ülkesi” Kula’ya hücum başladı. Millet, özellikle de çevreciler uyanana kadar bölgeye akın ettirilen dozer, kepçe, iş makineleri tarafından on binlerce yaşta güzelim curuf dağları talan edildi. Şimdilerde bu doğa katliamı önlendi galiba...
 
 
Küllerine Gömülen Fabrikalar...
Yeni ve Eski Foça’ya Aliağa üzerinden gidip gelenler iyi bilir; özellikle rüzgarlı günlerde sanayi bölgesinden geçerken zaman zaman göz gözü görmez olur. Havaya yükselen baca dumanları bir yandan, özellikle demir-çelik fabrikalarının atıkları olan curuf tozları bir yandan... Fabrika çevrelerindeki kül dağları o kadar büyüktür ki; o tesislerin bir gün kendi külleri altında kalacağını sanırsınız. Hatta rüzgarın önüne kattığı o kül ve baca gazlarının, Balçova yamaçlarına kadar ulaştığı bilinen bir gerçektir.
Şimdilerde İzmir Büyükşehir Belediyesi o kül dağlarını asfaltlanacak yollarda dolgu ya da stabilize malzemesi olarak kullanmayı keşfetmiş. Büyükşehir Belediyesi kaynaklı habere göre iş “Başkan Aziz Kocaoğlu’nun talimatı” ile yürüyormuş. Peki bu öneriyi getiren bir gizli kahraman var mıdır, varsa isminin açıklanması sakıncalı mıdır bilemem. Ya da doğrudan Aziz Başkan’ın kafasında üretilmiş bir durum mudur, onu da bilmiyoruz. Ya da bir başka ülke veya kentten örnekleme mi?...
Her ne olursa olsun, bu düşüncenin ve uygulamanın sahiplerini canı gönülden alkışlamak gerek.
Ayrıca çevre katili o curuftan beton parke de yapılmış. Yeni parkenin bir genç kızımızın elindeki fotoğrafını gördüm, “jilet gibi...”
 
 
Bir Taşla İki Kuş Vurmak...
Özellikle Birinci ve İkinci Kordon’un kaldırımlarında döşeli parkelerin, taaa Kapadokya bölgesinde taşlaşmış yanardan curufları olduğunu bilince, bu “curuftan parke” işi de ciddiye alınacak bir keşif olarak karşımıza çıkmaktadır. Artık Nevşehir’in, Ürgüp’ün “tüf taşçı”ları, kendilerine yeni pazarlar bulsun...
Belki bir gün, fabrika külünden yapı panelleri, briketler bile görürüz...
 
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yeni uygulaması, çevre ve görüntü kirliliği açısından bir taşla iki kuş vurma anlamı da taşımaktadır. Hem başa dert olan kül dağlarından kurtulacaksınız, hem de İzmir’in havasını kısmen de olsa koruyacaksınız...
Ben olsam bu, düşünce sahibi ya da sahiplerinin sertleştirilmiş curuftan heykelini dikerim...
Küllerini başlarından def edecek olan fabrika sahipleri de “kurtuluş bedeli” olarak bir kaç okul dikiverir...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN