Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


2014’ten Kurtulurken!

Yayınlanma Tarihi : 31 - 12 - 2014 : 09:14
2014’ü uğurlamamıza saatler kaldı...
“Allah bir daha 2014 benzeri yıllar yaşatmasın” diyebileceğimiz bir yılı geride bırakıyoruz. İnanın ki, iyi şeyler yazmaya o kadar hasretim ki; biz vatandaşlara şöyle bir “ooohhh...” demeyi bile çok görenleri iyi şekilde anmıyorum, haklarında duacı olamıyorum. İçimden gele gele “başarılarının devamını dileyemiyorum...”
Çünkü;
“Düzen”den beslenen bir statükocu (elindekilere sahip çıkan, kendi düzeninin devamını isteyen, başkalarının hakkı üzerinde refah içinde yaşayan) vatandaş değilim. 3-5 kuruşluk, yıldan yıla, aydan aya eritilen, zorunlu harcamalarımdan alınan yüksek oranlı dolaylı vergilerle elimden alınan emekli maaşımdan başka kaybedecek hiç bir şeyim yok.
Yemeyip yedirdiğim, giymeyip giydirdiğim, dersane dersane koşturduğum çocuklarımın da kaybedecek ne bir tapusu, ne sıradan bir otomobili var. Ne ülkemizdeki ortalama emekli maaşının 10 katı emekli maaşı peşindeyim, ne trafikte ayrıcalık arzusunda... 
Ne ayda asgari ücretin 2 katından fazla telefonla konuşma faturası peşindeyim, ne ömür boyu en lüks hastanelerde kendimi, eşimi ve çocuklarımı beş kuruş ödemeden tedavi ettirme gayretinde...
Ne -ara sıra da olsa- doğruları söyleyince, açık aramak üzere şartlandırılmış vergi memurları gönderilecek bir işletme sahibiyim, ne de torpilli ihale peşinde koşacak bir müteahhitim...
Ama bu ülkenin gençliği, geleceği adına, adaleti ve her türlü “sistemi” konusunda endişeliyim...
 
Maden Faciaları Yılı...
2014, büyük depremlerle sarsıldığımız, on binlerce vatandaşımızı kaybettiğimiz, yerle-bir olmuş şehirler teslim aldığımız, “Yüce Allah bir daha milletimizi benzer bir yıl daha yaşatmasın” diye uğurladığımız 1999 yılı benzeri bir yıl olarak hafızalarımıza kazındı.
2014 bir “maden faciaları” yılıydı... Soma’da 302 canımızı yer altına gömerken, madencilikte ortacağı yaşadığımız, Ermenek’te 16 canımızı yeraltı sularında boğulurken, sadece madencilerimizi değil, insanlarımızın bile ortacağı yaşamak zorunda olduğu gerçeği ile sarsıldık.
Yüzde 100 yerli ürünümüz “Paralel yapı” ile boğuşmaktan, adalet, insan hakkı gibi yüce kavramların paspaslaştırılmasına tanık olduk.
Daha onlarca insani, milli değerleri, kolay kolay dönemeyecekleri ötelere gönderdik..
 
Canlı Canlı Kar Yağışı
Bu gün yılın son günü... 2014, teslim aldığı kar-kış-kıyameti 2015’e teslim ediyor...
Komşumuz açken, vicdanımızı, insanlığımızı, hatta dinimizin emrini çuvala koyup, gönül rahatlığı ile tok yatabiliyoruz.
İyi kötü ısıtabildiğimiz dört duvarımız arasında Allah’a şükrederken, “size demokrasi getireceğiz, sizi başınızdaki zalimden kurtaracağız” diye yurdundan yuvasından ettiğimiz yüzbinlerce Suriyeli, parklarda, köprü altlarında, metruk binalarda verdikleri yaşam savaşına tanık oluyoruz.
İzlenen televizyonların en az yüzde 95’inin yer aldığı televizyonlarımızın gündemini ise hava koşulları belirledi; İstanbul’a kar yağıyor... 
Kentin dört bir yanına yayılmış muhabirler, üzerlerine düşen kar kristallerini canlı canlı anlatıyor... Bilmez miyiz; İstanbul’a kar yağınca tüm Türkiye’ye kar yağdığını...
Gündemimiz hazır, 2015’e girmeye hazırız...
Hepinize sağlık içinde nice yıllar dilerim.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN