Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Ringe Çıkmadan Dövüşmek

Yayınlanma Tarihi : 30 - 12 - 2014 : 09:08
Tayyip Beyin cumhurbaşkanı seçilmesi sonrasında, parti içi dengelerinde bazı ihtilaflar yaşanacağı söyleniyordu.
İşlerin rotaya sokulmasında Tayyip Beyin tekilci kararlılığı ve sorumluluğu kabul edilmiş olduğundan, her şey onun isteklerine bırakılmıştı.
Siyasette kural şudur: Bir politikacı sahip olmak istediği statünün sağlanması için; açıkça savaşa girmek yerine, etkili birinin sesini ve üslubunu kullanarak, niyeti her ne ise onu gerçekleştirmeyi planlar.
Olaya bu açıdan bakarsanız, siyaset yapması anayasal olarak yasaklanmış bulunan Tayyip Beyin, farklı bir konum kazanarak hedefine ulaşmasını doğal karşılamak gerekir...
AKP içinde, nihai irade ve emir sahibi olan Tayyip Bey, siyasi konum kararlılığını (yani emellerini ve imkânlarını birleştirerek) “başkanlık sistemi” talebiyle gündemde yer alıyor.
Tayyip Bey, bu emel için, siyasetin gündelik diliyle anlatılacak hususları halka duyurmak için Binali Yıldırım’ı kullanıyor.
***
Binali Bey, 5 Ocakta yapılacak bakanlar kurulu toplantısına Tayyip Beyin başkanlık edeceğini söyleyince AKP’de kıyamet koptu.
Neden?
Çünkü AKP’de görev tarifi önceden yapılmış ve bu tarif içeriklerine göre rota çizilmişti.
Binali Beyin açıklamalarından hükümetin rahatsız olduğu hemen görüldü.
İlk olarak Bülent Arınç feveran etti. Yaptığı açıklamalarda konu içeriğini geniş tuttu. Dil kullanımında dizginleri serbest bıraktı. Yani özel bir konum içinde konuştu.
Bülent Beyin siyaset lisanında kibarlaştırmaya çalıştığı üslup, gerçeğin söylenmesinde yanlış konum yaratmıyor. Söyleyeceğini, söylüyor...
Ve Bülent Bey bu üslubu kullanarak hem itibar, hem eleştiri topluyor.
Bülent Bey, Tayyip Beyin hoparlörü olarak ses yükselten Binali Beyi, görev tarifi eksikliği ile suçlayarak sözlerindeki etkiyi zayıflatıyor:
Diyor ki, “Binali Beyin milletvekili olmaktan başka hiçbir siyasi hüviyeti yoktur. Parti yetkilisi de değildir. Tayyip Beyin parti disiplini içinde seçilmiş danışmanı da değildir; cumhurbaşkanlığı sözcüsü de değildir. Bu konuda yetkisi yoktur.”
Bu ifadenin siyaset dilinde ki karşılığı şudur: Bülent Bey acaba Ak Saray’a meydan mı okuyor; yoksa Binali Beyin tekil hızını kesmek mi istiyor?
***
Binali Bey boşlukta değil... Tayyip Beyle önemli bir güven münasebeti ve siyasi hususiyeti var. Cumhurbaşkanının “özel danışmanı” ve konuşurken her fiilin öznesine mutlaka Tayyip Beyi katarak sözlerine mana ve etkinlik kazandırıyor:
Diyor ki “Davutoğlu’nu iş başına (biz) getirdik, görev verdik...”
Yani Tayyip Beyle müşterek verilmiş karar ciddiyetini ve ehemmiyetini hatırlatıyor...
***
Tayyip Bey işi uzatmadı. Hemen cevap verdi. Biraz da sert çıktı. “Kimse Cumhurbaşkanlığı üzerinde vesayete heveslenmesin” dedi.
19 Ocak’ta bakanlar kurulunu toplantıya davet ettiğini söyledi. Binali Beyin yanında yer aldı. Böylece Binali Bey sadece bir tarih hatası işlemiş göründü. Yani işin özü değişmedi.
İşin özü şudur: Tayyip Bey, “başkanlık sisteminden” vazgeçmiş değildir. Sabırlı ve temkinli siyaset adımlarıyla hedefine yürümektedir.
Bugün bu hedefe Binali Beyle yürümektedir. Yarın bakarsınız Bülent Bey de bu yürüyüşün kurmaylarından olabilir...
***
Ringe çıkmayan boksörün şampiyon olması mümkün değildir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN