Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


CHP’de Akademik Çalıştay

Yayınlanma Tarihi : 22 - 12 - 2014 : 08:46
Kılıçdaroğlu’nun İzmir’de akademisyenlerle bir görüşme yapacağı açıklanmıştı. Kapsamı belirtilmemişti. Katılanlar listesi de açıklanmamıştı.
Siyaset hayatında genel başkan düzeyindeki bir toplantının tanımlama öğeleri böyle olunca, bütün merakların bu gizli toplantı içeriğinde yoğunlaşması kaçınılmazdır...
Kaya Termal Otel’de gerçekleşen toplantıda çeşitli üniversitelere mensup 30 akademisyen katılmış. Buna bir tür “akademik çalıştay” denebilir.
***
Her gizli toplantıdan haber sızar.
Bu çalıştayın da katılanları, tartışmaları, önerileri, siyasetçi nükteleri, akademisyen kinayeleri basına sızmış.
Toplantı gündeminde, temel öğe olarak algı kaymaları üzerinde yoğunlaşılmış. 
İçeride konunun nasıl anlaşıldığını ve tartışıldığını ayrıntılı olarak bilmek mümkün değil... Ama siyasi toplantı uygulamasının kaçınılmaz üslup egemenliği gündeme geleneksel damgasını vurmuş. 
***
Nedir bu üslup egemenliği?
Bu üslup egemenliği bir tekrardan kurtulamayıştır. 
İlk tezahürü, Ecevit’in İnönü’yü devirdiği Kurultay’da kendini göstermişti. 
O zamanın sloganı “ortanın solu” idi; ama CHP kadroları (Ecevit de dâhil olmak üzere) ortanın soluna içerik kazandıramadılar.
Tarihi yanılgı hükümetinde Erbakan istediğini alınca, “ortanın solu” bir daha geri gelmemek üzere tarihe gömüldü.
Şimdi CHP’nin nasıl bir sol sistem getirmek istediğini parti sözcülerinin lisanından anlamak mümkün mü?
Yahut akademik dünyanın üstünleri siyasete ne önerdiler?
Bu önerilerden hangileri yakın seçimde, hangi üslupla ve siyaset sloganı ile seçmene teklif edilecektir?
***
1950’den beri siyaset izlerim. Siyaset baba mesleğimdir. Gördüğüm gerçeği özetlemek istiyorum:
1. Seçmenin algısı yok, şaşırması vardır. Seçmen sözlerden şaşırmaz. Buna karşı siyasetçi, parayı verenin düdüğü çaldığını bilir. Onun için “seçmen algısıyla hareket eder” yorumuna kanmanın âlemi yoktur.
2. Bir kere şöhret olmak, bin kere doğruyu söylemekten daha tesirlidir. Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir siyasi lider, para kadar güzel konuşamaz. Hiçbir lider menfaat kadar ikna edici olamaz.
3. Siyaseti güzel konuşan lider değil, parayı dağıtan lider kazanır. Laf para etseydi rahmetli Osman Bölükbaşı ölünceye kadar başbakan kalırdı. O halde siyaset tesiri, nakit ve/veya mal dağıtan üslubun egemenliğinde ve işbirliğinde geliştirilebilir.
4. Yerel kalkınma modelleri, genel kalınma hedeflerine yön vermez. Bu iddia ortaya konsa bile kimseyi ikna etmez.
5. Siyaset genel karakterli bir sanattır. Tekilleştirilirse, genele yön vermez. Levni ile Rembrandt farklı sanatların erbabıydılar. Türleri değişik olunca bugüne kadar hiç kıyaslanmadılar. Ama ikisi de çok değerli sanatçıydılar. 
6. Eğer hedef kitle Levni’yi ve Rembrandt’ı tanımıyorsa seçmene doğru yol göstermede akademisyenlerin ne günahı olur ki? 
7. CHP’nin örgüt içi iletişiminden şikayet etmek, sorunu doğru yakalamak anlamına gelmez. Örgüt ile isabetli siyaset planlamak, seçmene yönelik mali planlama yapmakla mükemmelleşebilir.
Özür: Yer darlığından yazacaklarımın ancak yarısını yayabildim; özür dilerim...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN