Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Siyaset ve Adalet

Yayınlanma Tarihi : 10 - 12 - 2014 : 13:28
Bu iki kavram, toplumun değerlerini etkileyen, yanlışlıklarını ve zaaflarını sergileyen bir zeminde karşımıza çıkar.
Tesiri hazindir. Tavrı ayıplıdır. 
 
Hatta toplumsal felaketlere yol açan bir örgüt suçu yaratır.
 
Sonrasında da akıbetinin ne olacağını kestiremediğimiz bir utançlı eylem dizisi harekete geçirilir.
Yani, (ya da örneğin), yasal soruşturma otoritesini kontrol eden siyasi kadrolar, meseleyi kamuoyundan gizleyecek yöntemleri devreye sokarlar. Yönetsel (idari) soruşturma zeminlerini ve kademelerini sadece kendi istekleri doğrultusunda sonuçlar sağlayacak şekilde yönlendirirler...
 
Bu bahislerin zemini devlet ve sanıkları siyasetçi olursa, devreye hukuk ve adaletin yanında, bunlardan çok daha tesirli bir müdahale öğesi girer: Bunun adına siyaset yönlendirmesi deriz...
Buna, Türkçe’de “yüce divan hesabı” denir...
Buna, Osmanlıca’da “divan-ı âli sığası” denirdi...
Tayyip Bey istense de, istenmese de Osmanlıca’nın zorla öğretileceğini söylediğine göre; yakında dört bakanın hal ve gidişatını bu iki deyimden hangisiyle ifade ettiğine bakarak Osmanlıca öğretilmesinin müstakbel vaziyetini tahmin edebilirsiniz.
 
Şu anda sıkıntısı çekilen hususun “dil / lisan” olmadığı; aksine, siyasi ahlak bahsinin adalet süzgecinden geçirilip - geçirilmediğidir.
Ankara’nın tartıştığı kesin ölçekli bir karar tereddüdü var. AKP’nin seçim öncesinde siyaseten kendisini beyaz zeminde göstermek için haklarında soruşturma yürütülen bazı bakanlarını Türkçe’de yüce divan; Osmanlıca’da “divan-ı âli”de yargılamayı düşündüğü söyleniyor.
Bunun siyasi ifadesi şudur: AKP parti içi siyaset modelinden tedirgindir. 
 
Yani halk, bakanlar yolsuzluğu iddiasının gizli kapaklı yürütülmesinden rahatsızdır. 
Bu tedirgin ruh halinin, siyasi faturasının yakın seçimlerde AKP için ağır olacağı hissedilmektedir.
AKP, “yolsuzlukları kollayan parti” imajından kurtulmak için Bayraktar dışındaki bakanları Yüce Divan’a göndermeyi tartışıyormuş. 
Yargılama sürecinin üstü kapatılarak tamamlanmasının ardından Soruşturma Komisyonu’ndaki çalışmaların yayın yasağına bağlanması, kamuoyu tedirginliğini arttırmış durumda. 
 
Kamuoyunun ve bazı basın organlarının bu karara karşı direnmesi, yayın organları aracılığıyla kamuoyuna yansıdı. 
Ortaya dökülen ifade tutanaklarının ve malvarlığı beyanlarının sergilediği çelişkilerin, bazı milletvekillerinde rahatsızlık yarattığı görülüyor. 
Bunların her birisi kulislere yansıyan ciddi bir endişe kaynağı olarak dikkat çekiyor... 
Sonuç ne olabilir...
 
Siyasette bir tedirginlik yaşanırsa, sonuç değerlerinin bir gün ve mutlaka tezahür edeceği beklenebilir. 
Geçmişe dönüp bakarsanız, bu bahislerin onlarca örneğiyle karşılaşırsınız. Bu olayda da Bayraktar dışındaki üç bakanın yüce divana gönderileceği dedikodusu siyaset çevrelerinde yaygın olarak tartışılıyor...
Osmanlıca tartışması belki kısa süre gündemi işgal edebilir; ama adalet ahlakının yerini alamaz...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN