Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Milli Eğitim Şurası’ndan Beklerdim ki...

Yayınlanma Tarihi : 10 - 12 - 2014 : 13:27
Liselere ekonomi dersi koysun.
Koysun ki, gençler ekonominin nasıl işlediğini ve paranın nasıl yönetilmesi gerektiğini anlasınlar, bilsinler.
 
İlköğretime felsefe dersi koysun.
Koysun ki, çocuklarımız erken yaşlardan düşünce kavramıyla tanışsınlar, daha sorgulayıcı yapıya kavuşsunlar.
 
Ortaöğretime İş Sağlığı ve Güvenliği dersi koysun.
Koysun ki, küçük yaşlardan itibaren iş sağlığı ve güvenliğinin duyarlılığı sağlansın, iş hayatında kalite ve verimliliğin önemi anlatılsın.
 
Eğitimin tümünde bilim, bilgi işlem, sanat, kültür, fen, matematik derslerini arttırsın.
Arttırsın ki, AB ve OECD ülkeleri ile aramızdaki bilgi uçurumu biraz olsun azalsın, ülkemiz listelerde son sıralarda olmaktan kurtulsun.
 
Partiler üstü bir eğitim politikası oluştursun.
Oluştursun ki, sürekli değişen eğitim politikaları ve yönetici kadroları nedeniyle, ulaşılmak istenen amaçlardan giderek uzaklaşmanın önü kesilsin.
 
Eğitim eşitsizliğine, kalabalık sınıflara, fiziksel altyapı yetersizliklerine çözüm bulsun.
Bulsun ki, maddi imkansızlıklar ve okulların ihtiyaçlarının karşılanması için okul müdürleri kendi kaderlerine terk edilmesinler, asıl görevleri olan eğitimden uzaklaşmasınlar.
 
Dünya Bankası’nın eğitim sistemimiz için şart koştuğu reform önerilerini dikkate alıp, uygulamaya başlasın.
Başlasın ki, bütün öğrencilerin adil eğitim olanaklarına sahip olamamaları, okulların öğrencilerin temel yeteneklerini geliştirmek konusunda yeterli olmaması, öğretmenlerin eğitiminin ve profesyonel gelişimlerinin birbirine entegre bir politikayla yönlendirilmemesi, okullara gerekli desteğin verilmemesi gibi sorunlar aşılabilsin.
 
AB’nin eğitim ortalamasını yakalamak için çareler üretsin.
Üretsin ki, eğitim sistemimizin son derece düşük olan performansı gelişsin, ortaöğretime kaydolan kadınlarda oldukça düşük olan ortaöğretim mezuniyeti artış göstersin, bizde yüzde 40 olan ortaöğretim mezuniyet oranı AB’deki gibi yüzde 85’e yükselsin.
 
Eğitimdeki eşitsizlik uçurumunu yok etsin.
Etsin ki, lise çağındaki her üç kızdan birinin okula devam etmemesi ortadan kalksın, yalnızca dar ve küçük bir gruba yüksek kaliteli eğitim sunumuna adalet getirilsin.
 
Ezberci eğitime nokta konulsun.
Konulsun ki, öğrenciler yaşamdan kopuk gereksiz bilgilerle donatılmasın.
 
Mesleki teknik eğitimi geliştirsin.
Geliştirsin ki, öğrenciler mesleki ve teknik eğitimden bucak bucak kaçmasınlar, onlara işsiz gözüyle bakılmasın, bu liseler genel liselerin gerisinde kalmasın.
 
Türkiye’yi sınav ülkesi olmaktan kurtarsın.
Kurtarsın ki, gençlerimiz ezberci yarışmacılıktan kurtulsunlar, geleceklerini iki saatlik sınavlara göre değil, yeteneklerine göre belirlesinler.
 
Ben bu kalitede olan ve bu amaçlar doğrultusunda çalışan bir Milli Eğitim Şurası beklerdim.
Sorunlara gerçekçi çözüm arayan, Türkiye’nin eğitimde daha ileri gitmesi için kafa yoran bir Şura olmasını arzulardım.
Toplantılardan, gençlere dünya standartlarını yakalamaları için yeni fırsatlar sunan, bilimin yollarını açan kararlar çıkmasını isterdim.
Başka bir dünyada yaşıyor olmalıyım ki, beklentilerimin hiç biri gerçekleşmedi ne yazık ki..
 
Büyük Haber Büyük Dram
 
Muhabir arkadaşımız Mehmet İnmez yine büyük bir habere, aslında büyük bir drama ulaştı.
Doğmamış bebeklerini para ile satan veya evlatlık veren aileleri buldu.
Haberi okudunuz herhalde..
Okudukça, insanın vicdanı sızlıyor.
Kimi aileler bir laptop karşılığı bebeğini satmaya hazır.
Kimi ise kredi kartı borcu karşılığı evladından vazgeçiyor.
Bunun gibi daha pek çok nedenden dolayı bebekler satılıyor.
İnternette kurulan pazarda inanılmaz alışverişler yapılıyor.
 
Belli ki, içinden çıkılamayacak çaresizlikler, maddi imkansızlıklar ve yoğun toplum baskıları anneleri bu alışverişe zorluyor.
Ancak, sebep ne olursa olsun çok üzücü, çok yaralayıcı bir durum.
Sadece zordaki aile açısından değil, toplumun geldiği nokta bakımından da ürpertici bir tablo. 
Bunun sanal dünyada açık seçik yapılması ise durumun vehametini daha da arttırıyor.
 
Botoks Yüzünden
Avrupa’da bacağa botulinum toksiniyle botoks uygulaması yaygınlaşıyormuş, böylece baldırdaki normal kasılmalar engelleniyormuş.
Botoks bizde de yaygın ama botulinumsuz olarak yüze yapılıyor. Milletin her olaya tepkisiz ve kaskatı durması bu yüzden galiba!..
 
Paşa Viskisi
Bir Amerikan firması, bizim ince belli çay bardaklarını “en iyi viski bardağı” diyerek, tanesi 25 dolardan satmaya başlamış.
Madem çay bardağımızı aldılar, o zaman kullanım usülünü de bilmeliler. Mesela sulu viskiyi “Paşa Viskisi” diye satmalılar!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN