Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Zorunlu Osmanlıca Eğitimi

Yayınlanma Tarihi : 06 - 12 - 2014 : 09:07
Tanzimat’a gelinceye kadar Osmanlıca diye bir dil tarifi ve ayrımı yapmazdık. Bugün böyle bir ayrımcılık yapıyoruz.
O tarihte kullandığımız dile Türkçe deniyordu...
Ama bugün, bir sürü insan, “Osmanlıca” diyerek, bir dil özlemini gündeme getirdiğini sanıyor. Hatta ve hatta dünyanın en önemli dil bilgisi olayını gündeme getirdiğine inanıyorlar...
Dil konusunda gerçekten uzman ve derin bilgi, geniş deneyim sahibi olan hocalarımız, üstat dilcilerimiz, kültür ve düşünce ustalarımız, bizim Osmanlıca diye dillendirdiğimiz ve kullanımını biçimlendirdiğimiz dile “Klasik Türkçe” diyorlar...
Osmanlıca denilmesini abartılı bir hasret hali gibi sunanlar var...
***
19. Milli Eğitim Şurası çalışmaları sonundaOsmanlı Türkçesi’nin zorunlu ders olarak bütün liselerin öğretim programlarında yer alması benimsendi.
Elimi vicdanıma koyuyor, bütün akli ve manevi değerlerimle ifade ediyorum ki bu karar, Türk kültür, sanat, edebiyat, hukuk ve siyaset dünyamıza büyük katkı sağlayacaktır.
Kararı alanları tebrik ediyorum...
Kararı alanların uygulamada da aynı duyarlılık ve içtenlikle ders programlarını düzenlemelerini temenni ediyorum...
***
1940’lı yılların başında dilimizi keskin bir dönüşle Türkçeleştirme eğilimine kapıldık. Dönemin Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel, özellikle bilim ve sanat dilimizin Türkçeleştirilmesi için harekete geçti.
Bu arada hukuk dilimizin Türkçeleştirilmesi için hukukçuların desteğini arıyordu. İstanbul Hukuk Fakültesi Dekanı Profesör Ali Fuat Başgil’i makamında ziyaret etti.
Bir gerçeği öğrendi.
Dekan Başgil, anayasanın dili Türkçeleştirilmeden hiçbir girişimin başarılamayacağını söylüyordu.
İlk iş olarak Gramer Komisyonu kuruldu. Başına Tahsin Banguoğlu getirildi. Özellikle hukuk dilinin Türkçeleştirilmesindeki sıkıntıların giderilmesi amaçlandı. Ve sonuçta dilin Türkçeleştirilmesi sağlandı.
Ben Mülkiye’de çok kapsamlı ve geniş içerikli hukuk okudum. Okuduğum hukuk dili, kanun muhtevasını bütün değerleriyle yansıtan bir disiplin ciddiyeti ve zenginliği içeriyordu.
***
Zaman zaman kullandığımız Türkçenin, amaçlarımızı ve düşündüklerimizi tam yansıtmaya elvermediği iddia edilir. Anlaşılır ki, bugün kullandığımız dil, hukuki kavram ve müesseselerin yansıtılmasını sağlamıyor. 
Anlaşılıyor ki, bazılarının Osmanlıca dediği, aslında gerçek dil ustalarımızın “klasik Türkçe” olarak tanımladığı dilin etkinliğine ve yüksek kavram değerlerine ihtiyacımız var...
Önceki gün İstanbul’da, Sabahattin Zaim Üniversitesi’nce düzenlenen sempozyumda “medeniyetimiz ve Türk dili” ilişkisi çok farklı yönleriyle tartışıldı.
Milli Eğitim Şurasında alınan karar içerikleri ve doğrultuları örnekleriyle değerlendirildi. Dürüstçe söyleyelim ki, sorunun can alıcı noktasına parmak basan bir tahlil gücüyle çare üretmenin isabetini sergiledi.
Dilerim ki, (hatta eminim ki) yerinde düzenlemelerle çok önemli bir dil sorunu çözüme ulaştırılacaktır...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN